şiir, görsel çalışma, öykü, deneme, inceleme metinlerinizi bekleriz. detaylar: https://www.buluntu.org/esergonderim/
buluntu

seen from Singapore

seen from Brazil

seen from Germany
seen from Singapore
seen from Germany
seen from China
seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Brazil

seen from Switzerland

seen from Brazil
seen from Netherlands
seen from China
seen from Singapore
seen from Switzerland
seen from Netherlands
seen from Singapore

seen from United States
şiir, görsel çalışma, öykü, deneme, inceleme metinlerinizi bekleriz. detaylar: https://www.buluntu.org/esergonderim/
buluntu
Tabakanın altından çıkardı: Yıllardır gizli kalmıştı hepsi birden bulundu
Tabakanın altından çıkardı: Yıllardır gizli kalmıştı hepsi birden bulundu
Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Avusturya Bilimler Akademisi Avusturya Arkeoloji Enstitüsünce Efes Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan yaklaşık 1400 yıllık yapı kompleksi, tarihsel birçok araştırmaya kapı araladı. Kalın bir yangın tabakasının altında kaldığı için çok iyi korunan mutfak, depo alanı, restoran, atölye ve dükkanların yer aldığı 170 metrekarelik yerleşim alanında…
View On WordPress
İzmir'de mağarada 14 bin yıl öncesine ait insan izleri bulundu - Lutars Turizm
New Post has been published on https://www.lutarsturizm.com/izmirde-magarada-14-bin-yil-oncesine-ait-insan-izleri-bulundu.html
İzmir'de mağarada 14 bin yıl öncesine ait insan izleri bulundu
Çalışmaları yürüten Türk ve Alman bilim insanları, mağaranın, ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak da kullanıldığını ortaya koydu.
MAĞARADA 6 HAFTALIK KURTARMA KAZISI
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle Bergama Müzesi başkanlığında 2021 sonbahar döneminde Dikili’deki bir mağarada 6 haftalık bir kurtarma kazısı yapıldı.
Kazı çalışmalarına Alman Arkeoloji Enstitüsü ekipleri ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Taşkıran başkanlığındaki uzmanlar katıldı.
14 BİN YILLIK GEÇMİŞİ VAR
Türk ve Alman bilim insanlarından oluşan ekip, antik dönem tabakalarından elde ettikleri bilgilerle mağaranın, milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını ortaya koydu.
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında da bölgede Epipaleolitik Dönem’e ait tabakalara rastlandı.
Bu tabakalarda taş aletler ve kemikler gün yüzüne çıkarıldı.
Laboratuvarlarda radyokarbon tarihleme yöntemiyle yapılan incelemeler sonucu taş aletler ve kemiklerin günümüzden 14 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edildi.
“BATI ANADOLU TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA AÇILDI”
Alman Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Felix Pirson, kurtarma kazısı kapsamında Batı Anadolu’da Epipaleotik Dönem’e ait ilk kalıntıların keşfedildiğini söyledi.
Anadolu’nun tarih boyunca kaydedilen gelişmelerde ve yaşanan olaylarda doğuyu ve batıyı kaynaştıran topraklar olduğuna işaret eden Pirson, şöyle konuştu:
“En son Göbeklitepe buluntularının yarattığı heyecan, bu bağlamdaki örneklerin başında gelmektedir. Göbeklitepe’de insanoğlu milattan önce 10 bin yılda ilk anıtsal mimari ve plastik eserler yaratmış. Erken evrelerine Göbeklitepe’nin de dahil olduğu Cilalı Taş Devri nispeten bilinmesine rağmen; insanoğlunun yaşamış olduğu daha önceki Yontma Taş Devri daha az bilinmektedir. Bugüne kadar Güney ve Güneydoğu Anadolu’da Yontma Taş Devri’nden birkaç buluntu yeri tespit edilmiş ve halen kazılmaktadır. Ancak Batı Anadolu’da, yani Ege kıyıları ve Avrupa’ya geçiş bölgesinde Paleolitik Çağ’ın bazı dönemlerine ait yüzey buluntuları bilinse de bugüne kadar Paleolitik Dönem veya Neolitik Dönem’e geçiş evrelerine ait arkeolojik bir dolgu içinde herhangi bir buluntu yeri tespit edilememişti.”
“SÜRPRİZ BİR KEŞİF”
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, Dikili ve Bergama arasında keşfedilen bir mağarada Geç Yontma Taş Devri’nden 14 bin yıllık tabakalara rastlanmasının büyük bir sürpriz olduğunu kaydeden Pirson, “Profillerin temizlenmesiyle ortaya çıkan tabakalarda taş aletler ve kemikler ele geçirilmiştir. Taş aletlerin uzmanlar tarafından incelenmesi ve kemik buluntuların laboratuvarlarda radyokarbon yöntemiyle tarihlendirilmesiyle günümüzden 14 bin yıl öncesine ait oldukları anlaşılmıştır.” ifadelerini kullandı.
AVCI-TOPLAYICILARIN SEZONLUK KAMP YERİ
Mağaranın Epipaleolitik Dönem’de sürekli bir yerleşimden ziyade kısa süreli bir yerleşim alanı ya da Epi-paleolitik avcı-toplayıcı grupları tarafından sezonluk olarak ziyaret edilen bir kamp yeri olarak kullanıldığına işaret eden Pirson, şu bilgileri verdi:
TANRIÇA KYBELE’YE ADANMIŞ KÜLT MERKEZİ
Pirson, mağaranın milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını, mağarada ele geçirilen en geç buluntuların da Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait olduğu bilgisini verdi.
Bergama Müzesi Müdürü Nilgün Ustura başkanlığındaki kazılarda ele geçirilen buluntuların incelenmesi, Alman Araştırma Kurumu (DFG) tarafından finanse edilen Pergamon mikrocoğrafyasının Hellenistik ve Roma Dönemleri arasındaki dönüşümü başlıklı uzun soluklu bir proje kapsamında yürütülüyor.
Kurtarma kazısı ve buluntuların değerlendirilmesinde Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Ankara Üniversitesinin yanı sıra Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi, ayrıca Berlin Frei Üniversitesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinden uzmanlar katılıyor.
New Post has been published on Lutars Turizm
New Post has been published on https://www.lutarsturizm.com/izmirde-magarada-14-bin-yil-oncesine-ait-insan-izleri-bulundu.html
İzmir'de mağarada 14 bin yıl öncesine ait insan izleri bulundu
Çalışmaları yürüten Türk ve Alman bilim insanları, mağaranın, ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak da kullanıldığını ortaya koydu.
MAĞARADA 6 HAFTALIK KURTARMA KAZISI
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle Bergama Müzesi başkanlığında 2021 sonbahar döneminde Dikili’deki bir mağarada 6 haftalık bir kurtarma kazısı yapıldı.
Kazı çalışmalarına Alman Arkeoloji Enstitüsü ekipleri ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Taşkıran başkanlığındaki uzmanlar katıldı.
14 BİN YILLIK GEÇMİŞİ VAR
Türk ve Alman bilim insanlarından oluşan ekip, antik dönem tabakalarından elde ettikleri bilgilerle mağaranın, milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını ortaya koydu.
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında da bölgede Epipaleolitik Dönem’e ait tabakalara rastlandı.
Bu tabakalarda taş aletler ve kemikler gün yüzüne çıkarıldı.
Laboratuvarlarda radyokarbon tarihleme yöntemiyle yapılan incelemeler sonucu taş aletler ve kemiklerin günümüzden 14 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edildi.
“BATI ANADOLU TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA AÇILDI”
Alman Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Felix Pirson, kurtarma kazısı kapsamında Batı Anadolu’da Epipaleotik Dönem’e ait ilk kalıntıların keşfedildiğini söyledi.
Anadolu’nun tarih boyunca kaydedilen gelişmelerde ve yaşanan olaylarda doğuyu ve batıyı kaynaştıran topraklar olduğuna işaret eden Pirson, şöyle konuştu:
“En son Göbeklitepe buluntularının yarattığı heyecan, bu bağlamdaki örneklerin başında gelmektedir. Göbeklitepe’de insanoğlu milattan önce 10 bin yılda ilk anıtsal mimari ve plastik eserler yaratmış. Erken evrelerine Göbeklitepe’nin de dahil olduğu Cilalı Taş Devri nispeten bilinmesine rağmen; insanoğlunun yaşamış olduğu daha önceki Yontma Taş Devri daha az bilinmektedir. Bugüne kadar Güney ve Güneydoğu Anadolu’da Yontma Taş Devri’nden birkaç buluntu yeri tespit edilmiş ve halen kazılmaktadır. Ancak Batı Anadolu’da, yani Ege kıyıları ve Avrupa’ya geçiş bölgesinde Paleolitik Çağ’ın bazı dönemlerine ait yüzey buluntuları bilinse de bugüne kadar Paleolitik Dönem veya Neolitik Dönem’e geçiş evrelerine ait arkeolojik bir dolgu içinde herhangi bir buluntu yeri tespit edilememişti.”
“SÜRPRİZ BİR KEŞİF”
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, Dikili ve Bergama arasında keşfedilen bir mağarada Geç Yontma Taş Devri’nden 14 bin yıllık tabakalara rastlanmasının büyük bir sürpriz olduğunu kaydeden Pirson, “Profillerin temizlenmesiyle ortaya çıkan tabakalarda taş aletler ve kemikler ele geçirilmiştir. Taş aletlerin uzmanlar tarafından incelenmesi ve kemik buluntuların laboratuvarlarda radyokarbon yöntemiyle tarihlendirilmesiyle günümüzden 14 bin yıl öncesine ait oldukları anlaşılmıştır.” ifadelerini kullandı.
AVCI-TOPLAYICILARIN SEZONLUK KAMP YERİ
Mağaranın Epipaleolitik Dönem’de sürekli bir yerleşimden ziyade kısa süreli bir yerleşim alanı ya da Epi-paleolitik avcı-toplayıcı grupları tarafından sezonluk olarak ziyaret edilen bir kamp yeri olarak kullanıldığına işaret eden Pirson, şu bilgileri verdi:
TANRIÇA KYBELE’YE ADANMIŞ KÜLT MERKEZİ
Pirson, mağaranın milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını, mağarada ele geçirilen en geç buluntuların da Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait olduğu bilgisini verdi.
Bergama Müzesi Müdürü Nilgün Ustura başkanlığındaki kazılarda ele geçirilen buluntuların incelenmesi, Alman Araştırma Kurumu (DFG) tarafından finanse edilen Pergamon mikrocoğrafyasının Hellenistik ve Roma Dönemleri arasındaki dönüşümü başlıklı uzun soluklu bir proje kapsamında yürütülüyor.
Kurtarma kazısı ve buluntuların değerlendirilmesinde Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Ankara Üniversitesinin yanı sıra Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi, ayrıca Berlin Frei Üniversitesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinden uzmanlar katılıyor.
New Post has been published on Lutars Turizm
New Post has been published on https://www.lutarsturizm.com/izmirde-magarada-14-bin-yil-oncesine-ait-insan-izleri-bulundu.html
İzmir'de mağarada 14 bin yıl öncesine ait insan izleri bulundu
Çalışmaları yürüten Türk ve Alman bilim insanları, mağaranın, ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak da kullanıldığını ortaya koydu.
MAĞARADA 6 HAFTALIK KURTARMA KAZISI
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle Bergama Müzesi başkanlığında 2021 sonbahar döneminde Dikili’deki bir mağarada 6 haftalık bir kurtarma kazısı yapıldı.
Kazı çalışmalarına Alman Arkeoloji Enstitüsü ekipleri ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Taşkıran başkanlığındaki uzmanlar katıldı.
14 BİN YILLIK GEÇMİŞİ VAR
Türk ve Alman bilim insanlarından oluşan ekip, antik dönem tabakalarından elde ettikleri bilgilerle mağaranın, milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını ortaya koydu.
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında da bölgede Epipaleolitik Dönem’e ait tabakalara rastlandı.
Bu tabakalarda taş aletler ve kemikler gün yüzüne çıkarıldı.
Laboratuvarlarda radyokarbon tarihleme yöntemiyle yapılan incelemeler sonucu taş aletler ve kemiklerin günümüzden 14 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edildi.
“BATI ANADOLU TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA AÇILDI”
Alman Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Felix Pirson, kurtarma kazısı kapsamında Batı Anadolu’da Epipaleotik Dönem’e ait ilk kalıntıların keşfedildiğini söyledi.
Anadolu’nun tarih boyunca kaydedilen gelişmelerde ve yaşanan olaylarda doğuyu ve batıyı kaynaştıran topraklar olduğuna işaret eden Pirson, şöyle konuştu:
“En son Göbeklitepe buluntularının yarattığı heyecan, bu bağlamdaki örneklerin başında gelmektedir. Göbeklitepe’de insanoğlu milattan önce 10 bin yılda ilk anıtsal mimari ve plastik eserler yaratmış. Erken evrelerine Göbeklitepe’nin de dahil olduğu Cilalı Taş Devri nispeten bilinmesine rağmen; insanoğlunun yaşamış olduğu daha önceki Yontma Taş Devri daha az bilinmektedir. Bugüne kadar Güney ve Güneydoğu Anadolu’da Yontma Taş Devri’nden birkaç buluntu yeri tespit edilmiş ve halen kazılmaktadır. Ancak Batı Anadolu’da, yani Ege kıyıları ve Avrupa’ya geçiş bölgesinde Paleolitik Çağ’ın bazı dönemlerine ait yüzey buluntuları bilinse de bugüne kadar Paleolitik Dönem veya Neolitik Dönem’e geçiş evrelerine ait arkeolojik bir dolgu içinde herhangi bir buluntu yeri tespit edilememişti.”
“SÜRPRİZ BİR KEŞİF”
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, Dikili ve Bergama arasında keşfedilen bir mağarada Geç Yontma Taş Devri’nden 14 bin yıllık tabakalara rastlanmasının büyük bir sürpriz olduğunu kaydeden Pirson, “Profillerin temizlenmesiyle ortaya çıkan tabakalarda taş aletler ve kemikler ele geçirilmiştir. Taş aletlerin uzmanlar tarafından incelenmesi ve kemik buluntuların laboratuvarlarda radyokarbon yöntemiyle tarihlendirilmesiyle günümüzden 14 bin yıl öncesine ait oldukları anlaşılmıştır.” ifadelerini kullandı.
AVCI-TOPLAYICILARIN SEZONLUK KAMP YERİ
Mağaranın Epipaleolitik Dönem’de sürekli bir yerleşimden ziyade kısa süreli bir yerleşim alanı ya da Epi-paleolitik avcı-toplayıcı grupları tarafından sezonluk olarak ziyaret edilen bir kamp yeri olarak kullanıldığına işaret eden Pirson, şu bilgileri verdi:
TANRIÇA KYBELE’YE ADANMIŞ KÜLT MERKEZİ
Pirson, mağaranın milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını, mağarada ele geçirilen en geç buluntuların da Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait olduğu bilgisini verdi.
Bergama Müzesi Müdürü Nilgün Ustura başkanlığındaki kazılarda ele geçirilen buluntuların incelenmesi, Alman Araştırma Kurumu (DFG) tarafından finanse edilen Pergamon mikrocoğrafyasının Hellenistik ve Roma Dönemleri arasındaki dönüşümü başlıklı uzun soluklu bir proje kapsamında yürütülüyor.
Kurtarma kazısı ve buluntuların değerlendirilmesinde Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Ankara Üniversitesinin yanı sıra Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi, ayrıca Berlin Frei Üniversitesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinden uzmanlar katılıyor.
New Post has been published on Lutars Turizm
New Post has been published on https://www.lutarsturizm.com/izmirde-magarada-14-bin-yil-oncesine-ait-insan-izleri-bulundu.html
İzmir'de mağarada 14 bin yıl öncesine ait insan izleri bulundu
Çalışmaları yürüten Türk ve Alman bilim insanları, mağaranın, ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak da kullanıldığını ortaya koydu.
MAĞARADA 6 HAFTALIK KURTARMA KAZISI
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle Bergama Müzesi başkanlığında 2021 sonbahar döneminde Dikili’deki bir mağarada 6 haftalık bir kurtarma kazısı yapıldı.
Kazı çalışmalarına Alman Arkeoloji Enstitüsü ekipleri ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Taşkıran başkanlığındaki uzmanlar katıldı.
14 BİN YILLIK GEÇMİŞİ VAR
Türk ve Alman bilim insanlarından oluşan ekip, antik dönem tabakalarından elde ettikleri bilgilerle mağaranın, milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını ortaya koydu.
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında da bölgede Epipaleolitik Dönem’e ait tabakalara rastlandı.
Bu tabakalarda taş aletler ve kemikler gün yüzüne çıkarıldı.
Laboratuvarlarda radyokarbon tarihleme yöntemiyle yapılan incelemeler sonucu taş aletler ve kemiklerin günümüzden 14 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edildi.
“BATI ANADOLU TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA AÇILDI”
Alman Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Felix Pirson, kurtarma kazısı kapsamında Batı Anadolu’da Epipaleotik Dönem’e ait ilk kalıntıların keşfedildiğini söyledi.
Anadolu’nun tarih boyunca kaydedilen gelişmelerde ve yaşanan olaylarda doğuyu ve batıyı kaynaştıran topraklar olduğuna işaret eden Pirson, şöyle konuştu:
“En son Göbeklitepe buluntularının yarattığı heyecan, bu bağlamdaki örneklerin başında gelmektedir. Göbeklitepe’de insanoğlu milattan önce 10 bin yılda ilk anıtsal mimari ve plastik eserler yaratmış. Erken evrelerine Göbeklitepe’nin de dahil olduğu Cilalı Taş Devri nispeten bilinmesine rağmen; insanoğlunun yaşamış olduğu daha önceki Yontma Taş Devri daha az bilinmektedir. Bugüne kadar Güney ve Güneydoğu Anadolu’da Yontma Taş Devri’nden birkaç buluntu yeri tespit edilmiş ve halen kazılmaktadır. Ancak Batı Anadolu’da, yani Ege kıyıları ve Avrupa’ya geçiş bölgesinde Paleolitik Çağ’ın bazı dönemlerine ait yüzey buluntuları bilinse de bugüne kadar Paleolitik Dönem veya Neolitik Dönem’e geçiş evrelerine ait arkeolojik bir dolgu içinde herhangi bir buluntu yeri tespit edilememişti.”
“SÜRPRİZ BİR KEŞİF”
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, Dikili ve Bergama arasında keşfedilen bir mağarada Geç Yontma Taş Devri’nden 14 bin yıllık tabakalara rastlanmasının büyük bir sürpriz olduğunu kaydeden Pirson, “Profillerin temizlenmesiyle ortaya çıkan tabakalarda taş aletler ve kemikler ele geçirilmiştir. Taş aletlerin uzmanlar tarafından incelenmesi ve kemik buluntuların laboratuvarlarda radyokarbon yöntemiyle tarihlendirilmesiyle günümüzden 14 bin yıl öncesine ait oldukları anlaşılmıştır.” ifadelerini kullandı.
AVCI-TOPLAYICILARIN SEZONLUK KAMP YERİ
Mağaranın Epipaleolitik Dönem’de sürekli bir yerleşimden ziyade kısa süreli bir yerleşim alanı ya da Epi-paleolitik avcı-toplayıcı grupları tarafından sezonluk olarak ziyaret edilen bir kamp yeri olarak kullanıldığına işaret eden Pirson, şu bilgileri verdi:
TANRIÇA KYBELE’YE ADANMIŞ KÜLT MERKEZİ
Pirson, mağaranın milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını, mağarada ele geçirilen en geç buluntuların da Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait olduğu bilgisini verdi.
Bergama Müzesi Müdürü Nilgün Ustura başkanlığındaki kazılarda ele geçirilen buluntuların incelenmesi, Alman Araştırma Kurumu (DFG) tarafından finanse edilen Pergamon mikrocoğrafyasının Hellenistik ve Roma Dönemleri arasındaki dönüşümü başlıklı uzun soluklu bir proje kapsamında yürütülüyor.
Kurtarma kazısı ve buluntuların değerlendirilmesinde Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Ankara Üniversitesinin yanı sıra Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi, ayrıca Berlin Frei Üniversitesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinden uzmanlar katılıyor.
New Post has been published on Lutars Turizm
New Post has been published on https://www.lutarsturizm.com/izmirde-magarada-14-bin-yil-oncesine-ait-insan-izleri-bulundu.html
İzmir'de mağarada 14 bin yıl öncesine ait insan izleri bulundu
Çalışmaları yürüten Türk ve Alman bilim insanları, mağaranın, ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak da kullanıldığını ortaya koydu.
MAĞARADA 6 HAFTALIK KURTARMA KAZISI
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle Bergama Müzesi başkanlığında 2021 sonbahar döneminde Dikili’deki bir mağarada 6 haftalık bir kurtarma kazısı yapıldı.
Kazı çalışmalarına Alman Arkeoloji Enstitüsü ekipleri ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Taşkıran başkanlığındaki uzmanlar katıldı.
14 BİN YILLIK GEÇMİŞİ VAR
Türk ve Alman bilim insanlarından oluşan ekip, antik dönem tabakalarından elde ettikleri bilgilerle mağaranın, milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını ortaya koydu.
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında da bölgede Epipaleolitik Dönem’e ait tabakalara rastlandı.
Bu tabakalarda taş aletler ve kemikler gün yüzüne çıkarıldı.
Laboratuvarlarda radyokarbon tarihleme yöntemiyle yapılan incelemeler sonucu taş aletler ve kemiklerin günümüzden 14 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edildi.
“BATI ANADOLU TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA AÇILDI”
Alman Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Felix Pirson, kurtarma kazısı kapsamında Batı Anadolu’da Epipaleotik Dönem’e ait ilk kalıntıların keşfedildiğini söyledi.
Anadolu’nun tarih boyunca kaydedilen gelişmelerde ve yaşanan olaylarda doğuyu ve batıyı kaynaştıran topraklar olduğuna işaret eden Pirson, şöyle konuştu:
“En son Göbeklitepe buluntularının yarattığı heyecan, bu bağlamdaki örneklerin başında gelmektedir. Göbeklitepe’de insanoğlu milattan önce 10 bin yılda ilk anıtsal mimari ve plastik eserler yaratmış. Erken evrelerine Göbeklitepe’nin de dahil olduğu Cilalı Taş Devri nispeten bilinmesine rağmen; insanoğlunun yaşamış olduğu daha önceki Yontma Taş Devri daha az bilinmektedir. Bugüne kadar Güney ve Güneydoğu Anadolu’da Yontma Taş Devri’nden birkaç buluntu yeri tespit edilmiş ve halen kazılmaktadır. Ancak Batı Anadolu’da, yani Ege kıyıları ve Avrupa’ya geçiş bölgesinde Paleolitik Çağ’ın bazı dönemlerine ait yüzey buluntuları bilinse de bugüne kadar Paleolitik Dönem veya Neolitik Dönem’e geçiş evrelerine ait arkeolojik bir dolgu içinde herhangi bir buluntu yeri tespit edilememişti.”
“SÜRPRİZ BİR KEŞİF”
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, Dikili ve Bergama arasında keşfedilen bir mağarada Geç Yontma Taş Devri’nden 14 bin yıllık tabakalara rastlanmasının büyük bir sürpriz olduğunu kaydeden Pirson, “Profillerin temizlenmesiyle ortaya çıkan tabakalarda taş aletler ve kemikler ele geçirilmiştir. Taş aletlerin uzmanlar tarafından incelenmesi ve kemik buluntuların laboratuvarlarda radyokarbon yöntemiyle tarihlendirilmesiyle günümüzden 14 bin yıl öncesine ait oldukları anlaşılmıştır.” ifadelerini kullandı.
AVCI-TOPLAYICILARIN SEZONLUK KAMP YERİ
Mağaranın Epipaleolitik Dönem’de sürekli bir yerleşimden ziyade kısa süreli bir yerleşim alanı ya da Epi-paleolitik avcı-toplayıcı grupları tarafından sezonluk olarak ziyaret edilen bir kamp yeri olarak kullanıldığına işaret eden Pirson, şu bilgileri verdi:
TANRIÇA KYBELE’YE ADANMIŞ KÜLT MERKEZİ
Pirson, mağaranın milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını, mağarada ele geçirilen en geç buluntuların da Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait olduğu bilgisini verdi.
Bergama Müzesi Müdürü Nilgün Ustura başkanlığındaki kazılarda ele geçirilen buluntuların incelenmesi, Alman Araştırma Kurumu (DFG) tarafından finanse edilen Pergamon mikrocoğrafyasının Hellenistik ve Roma Dönemleri arasındaki dönüşümü başlıklı uzun soluklu bir proje kapsamında yürütülüyor.
Kurtarma kazısı ve buluntuların değerlendirilmesinde Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Ankara Üniversitesinin yanı sıra Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi, ayrıca Berlin Frei Üniversitesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinden uzmanlar katılıyor.
New Post has been published on Lutars Turizm
New Post has been published on https://www.lutarsturizm.com/izmirde-magarada-14-bin-yil-oncesine-ait-insan-izleri-bulundu.html
İzmir'de mağarada 14 bin yıl öncesine ait insan izleri bulundu
Çalışmaları yürüten Türk ve Alman bilim insanları, mağaranın, ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak da kullanıldığını ortaya koydu.
MAĞARADA 6 HAFTALIK KURTARMA KAZISI
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle Bergama Müzesi başkanlığında 2021 sonbahar döneminde Dikili’deki bir mağarada 6 haftalık bir kurtarma kazısı yapıldı.
Kazı çalışmalarına Alman Arkeoloji Enstitüsü ekipleri ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Taşkıran başkanlığındaki uzmanlar katıldı.
14 BİN YILLIK GEÇMİŞİ VAR
Türk ve Alman bilim insanlarından oluşan ekip, antik dönem tabakalarından elde ettikleri bilgilerle mağaranın, milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını ortaya koydu.
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında da bölgede Epipaleolitik Dönem’e ait tabakalara rastlandı.
Bu tabakalarda taş aletler ve kemikler gün yüzüne çıkarıldı.
Laboratuvarlarda radyokarbon tarihleme yöntemiyle yapılan incelemeler sonucu taş aletler ve kemiklerin günümüzden 14 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edildi.
“BATI ANADOLU TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA AÇILDI”
Alman Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Felix Pirson, kurtarma kazısı kapsamında Batı Anadolu’da Epipaleotik Dönem’e ait ilk kalıntıların keşfedildiğini söyledi.
Anadolu’nun tarih boyunca kaydedilen gelişmelerde ve yaşanan olaylarda doğuyu ve batıyı kaynaştıran topraklar olduğuna işaret eden Pirson, şöyle konuştu:
“En son Göbeklitepe buluntularının yarattığı heyecan, bu bağlamdaki örneklerin başında gelmektedir. Göbeklitepe’de insanoğlu milattan önce 10 bin yılda ilk anıtsal mimari ve plastik eserler yaratmış. Erken evrelerine Göbeklitepe’nin de dahil olduğu Cilalı Taş Devri nispeten bilinmesine rağmen; insanoğlunun yaşamış olduğu daha önceki Yontma Taş Devri daha az bilinmektedir. Bugüne kadar Güney ve Güneydoğu Anadolu’da Yontma Taş Devri’nden birkaç buluntu yeri tespit edilmiş ve halen kazılmaktadır. Ancak Batı Anadolu’da, yani Ege kıyıları ve Avrupa’ya geçiş bölgesinde Paleolitik Çağ’ın bazı dönemlerine ait yüzey buluntuları bilinse de bugüne kadar Paleolitik Dönem veya Neolitik Dönem’e geçiş evrelerine ait arkeolojik bir dolgu içinde herhangi bir buluntu yeri tespit edilememişti.”
“SÜRPRİZ BİR KEŞİF”
Alman Arkeoloji Enstitüsünün yürüttüğü Pergamon kazılarına paralel olarak gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, Dikili ve Bergama arasında keşfedilen bir mağarada Geç Yontma Taş Devri’nden 14 bin yıllık tabakalara rastlanmasının büyük bir sürpriz olduğunu kaydeden Pirson, “Profillerin temizlenmesiyle ortaya çıkan tabakalarda taş aletler ve kemikler ele geçirilmiştir. Taş aletlerin uzmanlar tarafından incelenmesi ve kemik buluntuların laboratuvarlarda radyokarbon yöntemiyle tarihlendirilmesiyle günümüzden 14 bin yıl öncesine ait oldukları anlaşılmıştır.” ifadelerini kullandı.
AVCI-TOPLAYICILARIN SEZONLUK KAMP YERİ
Mağaranın Epipaleolitik Dönem’de sürekli bir yerleşimden ziyade kısa süreli bir yerleşim alanı ya da Epi-paleolitik avcı-toplayıcı grupları tarafından sezonluk olarak ziyaret edilen bir kamp yeri olarak kullanıldığına işaret eden Pirson, şu bilgileri verdi:
TANRIÇA KYBELE’YE ADANMIŞ KÜLT MERKEZİ
Pirson, mağaranın milattan önce 6. yüzyıldan Roma Dönemi’ne kadar ana tanrıça Kybele’ye adanmış bir kült merkezi olarak kullanıldığını, mağarada ele geçirilen en geç buluntuların da Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait olduğu bilgisini verdi.
Bergama Müzesi Müdürü Nilgün Ustura başkanlığındaki kazılarda ele geçirilen buluntuların incelenmesi, Alman Araştırma Kurumu (DFG) tarafından finanse edilen Pergamon mikrocoğrafyasının Hellenistik ve Roma Dönemleri arasındaki dönüşümü başlıklı uzun soluklu bir proje kapsamında yürütülüyor.
Kurtarma kazısı ve buluntuların değerlendirilmesinde Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Ankara Üniversitesinin yanı sıra Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi, ayrıca Berlin Frei Üniversitesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinden uzmanlar katılıyor.