sana en ufak bir şey olsa dünyam yıkılırdı benim ama şimdi dünya senin üstüne yıkılsa bir taşta ben atarım.

seen from United States
seen from Canada
seen from Russia

seen from Netherlands

seen from Israel

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Australia
seen from Canada
seen from United States
seen from United States
seen from Kazakhstan

seen from Malaysia
seen from Germany

seen from United States

seen from United States
seen from Canada
seen from United States

seen from Malaysia
sana en ufak bir şey olsa dünyam yıkılırdı benim ama şimdi dünya senin üstüne yıkılsa bir taşta ben atarım.
Beyazıd Camii 🕌
İstanbul .
İnsan bir sudur , derdi babam. Kendi yolunda akar gider. Bazısı tatlıdır bazısı acı , kimi bulanıktır kimi ise berrak. Temizi de vardır kirlisi de. Gürleyeni de vardır sessiz sedasız akıp gideni de. İnsanın içine düşen her bir duygu bu suyun içine atılan bir taştır aslında. İlk darbe can yakıcıdır. Suyun zeminine değen bir taş tanesi kadar ağırdır. İkinci darbe iz bırakır. Taş, suya batmadan hemen önce zeminini dalgalandırır. Geniş dalgalar büyür de büyür. Üçüncü darbe ağırdır. Taş en nihayetinde en dibe çöker. Biriken bu taşlar ya üzerine basıp oradan çıkmak için basamak olur insana ya da üzerine basıp boğazını kalın bir urgana geçirmek için tabure.
Benim içimde biriken taşların hepsi öfke doluydu.
Gurur ve kibir olduğunda samimi arkadaşlık kurulmaz. İnsanların çoğu dengeli değildir; sabırlı olmak, ısrarla Allah sevgisini, Kuran ahlakını anlatmak gerekir. Ham taşı yontup ondan mikap taşı oluşturmak mühim olandır.
Hayber kalelerine sığınan Yahudiler yiyecek ve içecek stokları ile Peygamber Efendimizin gitmesini bekliyordu.
Hayber kaleleri sağlam, yüksek bir yerdeydi. Ok atsan sana geri dönüyordu. Taş atsan yetişmiyordu. Bağırsan sesin yetişmezdi. Hayber yıkılmıyordu. Hayber fethedilmiyordu.
Günlerce bekledi İslâm ordusu. Ama Yahudiler kalelerden çıkmıyordu. Müslümanların stoğu tükenmek üzere, moralleri bitmek üzereydi. Günlerce beklediler. Ama nafile!
Bu uzun bekleyişten sonra Peygamber Efendimiz bir strateji geliştirdi. Hurma ağaçları kesilecekti. Hayber Yahudilerinin ekonomisi birer birer kesilecekti. Servetleri devrilecekti. Gelecekleri köklerinden kazınacaktı. Zira Yahudi için para, servet, zenginlik herşeydi.
Ağaçlar kesildikçe Yahudiler kahroluyordu. Ağaçlar kesildikten sonra burada kalmanın da bir anlamı kalmayacaktı.
Anlaşma yoluna gittiler ve taşıyabilecekleri kadar yükle Yahudilerin başkenti Hayberi terk edeceklerdi.
Sen de Hayber savaşına katılmak istiyorsan bir ağaç da sen kes! Sen de bugün sövsen sesin yahudiye ulaşmaz! Taş atsan İsraile ulaşmaz! Ok atsan Tel Aviv'e yetişmez.
Ama sen de Peygamber Efendimizin stratejisini yapabilirsin! Al eline baltayı kes Yahudilerin ağaçlarını! Nasıl mı?
Evine giren her Yahudi malı bir ağaçtır. Kullandığın her Yahudi malı deterjan bir ağaçtır. İçtiğin her kola bir ağaçtır. İçtiğin her Yahudi malı suları bir ağaçtır.
Kolalar, pepsiler, fantalar, damlalar, hacı şakirler, ariel matikler, Algidalar, Max, Danoneler birer ağaçtır.
Hayber savaşına katılmak istiyor musun? Öyleyse al eline boykot baltasını kes Yahudilerin ağaçlarını!
Kim zerre kadar bir iyilik yaparsa mutlaka karşılığını bulur, diyor Rabbimiz!
taşta saklandım ben yıllarca taşta
bu yüzden anlamıyorsun öfkem nasıl sert
nasıl taze, nasıl bozulmadı taşıdığım aşk
ağır bir taşta yaşadım nasıl,
bana esirgeyen taştı da öyle söküldü sabrım
nasıl benzedim taşa, ya da taş bana nasıl,
bilemezsin.
,,,,,HER ŞEYİN
UCUZ'U
PAHALIYA
MÂL
OLUR,,,,
,,,,,BUNA
İNSAN'DA
DAHİL,,,,,
Margot Robbie ,kağıt ,makas. asjhdkasjflkdsa