Kırmızı Bahar /m5
14/02/1989
Sevgili Esma...
Ben bugün varoluşa en büyük şükrümü sundum. Göğe, toprağa ve denize baktım. Duydum kuşların ötüşünü. Baharın tazeliğini kokladım. Sırıtan veletler izledim parklarda. Nefesimle dolan ciğerlerimin, kanımla dolan kalbimin üzerine koydum ellerimi. Ben bugün varoluşumun en büyük şükrünü sundum Esma! Yanında yürüdüm. Senin sesine dokundu kulaklarım. Gözlerinin içine baktım Esma! Konuştum, konuştum. Sustum ve dinledim. Dinledim ve...anladım Esma: Bu notalar susmamalı. Bu ahenk, bu tını...kulaklarımdan çok, ruhum ile dinlediğim, hiç bitmeyen bir müziğin içinde olmalı. Ah sevda, sanat ekiyorsun ya ruha, esere bakan sanatçıyı övüyor sonra. Ya ruh kaçamıyorsa bu yaratılıştan, ya benlik denen bencillik sencilleştikçe sanatlaşıyorsa ha? Ah sevda, aklımın tenha sokaklarında yanan bir lambasın. Şaşıyorum sana.
Öyle ya, seviyorum işte Esma. Seni seviyorum! Ve bil ki bu iki kelimenin ne manaya geldiğini pek ala biliyorum. Ama bunu benden öyle çok duymayacaksın. Sürekli dudaklarımla izah etmeyeceğim hislerimi. İnsan sevildiğini kulaklarında değil, ruhunda hissetmeli Esma. Ben inanıyorum ki, birbirlerine çok fazla sevgi sözcükleri sarf eden insanlar, hissettikleri noksanlığılın sancısıyla böyle davranıyorlar. Bu bir özlemdir Esma. Hakikatte var olmasını arzu ettiğin fakat bir şekilde tabiatında vuku bulamayan duyguları somutlaştırarak onları hayatına katma çabasıdır ve hastalıklı fakat günümüz toplumunca normalleşmiş tuhaf bir eylemdir. Ah neler diyorum Esma? Korkma n’olur. Deliliğim, normallerin ötesinde bir aklı meşru kılmamdandır. Hem seviyorum Esma. Ruhum sığamadığından içime, aklımın duvarları çatlaktır artık.
Yarın da pek tabi seni görebilir, iş çıkışı yanında biter ve evinin yakınına dek seninle yürüyebilir, bu esnada tüm bunları -yazma zahmetine girmeyip- bizzat sana anlatabilirdim fakat böylesi gerekti Esma. Ben henüz...senin sahnenden korkuyorum. Böyle sürüp gitmeyecek elbet. Ah içimdeki fırtınaları bir saçabilsem şu dünyaya... Fakat yarın, yarın yanında biteceğim Esma. Konuşmayacak olsak da susmayacak ruhlarımız. Çünkü artık biliyorum: gurbet nemenem bir özlemmiş, memleketimde öğrettin bana.
Sevgiyle kal...
***
14/05/19















