Ertelediğim o yazı / İçe dönüş-çöküş
Rıza makamına varma gayesiyle çıktığım bir yol vardı; elimde olana şükrettiğim fazlasına gözümün ucuyla bile bakmadığım, insanı insan olması yönüyle kabullendiğim, ben her şeye yeterim bana seni gerek seni dediğim, almayıp vermeye çalıştığım.. sevgi, saygı, anlaşılmak ve kabullenmenin her zerresine muhtaç gibi sarıldığım.. beklentilerin kuyusunda boğulayazdığım.. verilen sözlerin tutulacağını sandığım.. karşılıklı olduğuna inandırıldığım bağların karşı tarafta hiç olmayışıyla ansızın yüzleştiğim..
Kendimi karşımdakinin aynasında bulacağım sanarken kırk parçaya bölündüğüm; kim olduğumu, ne yapacağımı sorguladığım günlerim oldu.. Düşünmekten uyuyamadığım gecelerim, hissizlikle donup kaldığım günlerim peşinden geldi.. Sonra bir korku geldi acısı unutturdu yolu da yolda olanları da.. Hep daha kötüsünü düşünürken çok şükür her karanlığın sonunda olan oldu hiç ummadığım iyilikler güzellikler sardı dört bir yanımı.. Olandaki bir hayırdansa olmayandaki bin hayır yolumu aydınlattı..
Dönmeyecek olanın ardından su dökülmeyeceğini, kurumuş çiçeklere su verilmeyeceğini, kanadı kırılan kuşların yuvasının kafes olduğunu, iki dünyada da mutluluğun yolunun dengede olmaktan geçtiğini.. vermeden almayı, sanmaktan vazgeçmeyi, mantığın her zaman işlemediğini, yollarda sapakların bulunduğunu ve daha nicesini öğrendim ve öğreniyorum..
Rabbim doğrusu bana göndereceğin her hayra muhtacım..













