Kalpsizsin biri demişsin.
seen from Canada

seen from United States

seen from United States

seen from Saudi Arabia

seen from United States
seen from Russia
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Russia

seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from Netherlands
seen from T1

seen from Sweden

seen from Mexico
seen from Lebanon
Kalpsizsin biri demişsin.
DENEMELERİM-2
Yazdığım ve yazacaklarım bu zaman ki ruh halimi yansıtır,eğer olur da birisi bu yazıyı okur, dertlerimi görüp üzülmesin.Hayatımdaki güzel şeyleri yazdığımda da umutlanmasın.Vesselam çok da önemsememek lazım.
" Bir resim çizmek istiyorum. Bir deneme yazmak, bir şiir bestelemek...
Neyi çizeceğimi, neyi besteleteceğimi, neyi düşündüğümü bilmiyorum.
Bir şeyleri kaybettim gibi, kayboldum gibi...
Sanki dilinmin ucunda ama söylemeye korkuyorum. Sanki unuttutum unutacağım. Sanki en öfkeli anımda susuyor gibiyim.
Küçük bir tohumun koca bir kum çölüne savruluşu gibiyim. Su arasam faydasız, aramasam solup gidecek gibi. Tutunmaya çalışıyorum kurumuş tozdan ibaret zemine.
Tutsaklık nedir bilmeyen kafesteki güvercin gibi yüreğim ağzımda bekliyorum. Çırpınışlarım boşuna... Nereye gideceğini bilmeyen fakat yine de özgürce uçmak, kaçmak isteyen güvercin gibiyim.
Aslında daha çok insan gibiyim. Vahşi, öfkeden başı dönmüş, duygu nedir bilmeyen bir insan gibi. Ama bir o kadar da umut ışığı arayan, tek bir göze değse gözleri oturup ağlayacak bir insan gibiyim..
Ne olursam olayım tek bildiğim ben 'ben' değilim! "
15.07.2016
Hepimiz birbirimizin paranoyasında yaşıyoruz. Gerçek bir şey bulabiliyor muyuz? Tamamen binalar, yapay duygular, reklamlar, geçici bedenini mutlu eden kimyasallar. Dünyayı, hayatı anlamlandırmak için hayallerimizin fantezisinden başka neyimiz var? Bu yüzden zihnimin en iyi tatminini sorgulayıp duruyorum.
Şansım yaver giderse o yapay duygular, bunca insan çemberi içerisinde bir gün hata yapar. Gerçekliğim tamamen hayallerime kalır.
Erich Fromm, “Sevme Sanatı” isimli kitabında şöyle der; ”bir insana kendi kendime yetemediğim için bağlıysam, o kişi ancak bir can simidi olabilir, aradaki bağın sevgiyle hiçbir ilgisi yoktur. Mantığa aykırı görünse de yalnız kalabilme becerisi, sevme becerisinin koşuludur.”
Arkasından gitmek için ne dizimde derman kaldı ne de sol yanımda.
“Sunuyorum içimdeki sevgiyi sana doğru lütfen geri çevirme. Bu senin hakkın. Güzel sevememişler seni birtanem. Yaralamışlar hep seni. Canın çok yanmış. Lütfen ağlama. Senin suçun değil ki! Sevmek suç değil sevgilim. Gözlerin dolmasın öyle. Bilirsin ben kıyamam öperim gözlerinden. Ama özür dilerim sevgilim. Çok özür dilerim. Bir an unutmak istemiştim senin sevginin bana ait olmadığını. Canının nasıl yandığını biliyorum birtanem. Sevmeyi biliyorum. Sen öğrettin bana sevmeyi. Varsın sevilmeyi öğretmemiş ol, olsun. Sevmek yakışıyor sana. Ama yapma böyle. Her dediğime ağlayacaksan konuşamam ki seninle. İçinin alev alev olduğunu biliyorum. Ben de yaşıyorum bunları seni çok iyi anlıyorum. Bakma bana öyle suçluymuş gibi. Senin bir suçun yok ki. Sevmemek hiç suç olur mu sevgilim? Üzme nolur kendini. Ağlama artık. Bilirsin, ağlamana dayanamam sarılmak gelir içimden. Şimdi sil bakalım gözyaşlarını. Seni sevmiyor diye onu sevmekten vazgeçecek değilsin ya! Seveceksin tabiki birtanem hemde her şeyiyle sonuna kadar seveceksin. Varsın sevmesin seni ne kaybedersin ki. Sana sevmeyi öğretmiş bir insandan kaybedecek bir şeyin olmaz sevgilim.” -Zeyl