"Gölge Etme, Başka İhsan İstemem"
Bilmem bilir misin… Diyojen’in lafıdır bu: “Gölge etme, başka ihsan istemem.” Büyük laftır. Küçük görünür, ama içine dünya sığar.
Ben de yıllarımı verdim, bir lokma ekmeği alnımın teriyle kazandım. Ne zenginlik peşindeydim, ne gösterişin. Azla yetindim ama hep dimdik durdum. Kimsenin önünde eğilmedim, minnet etmedim. Zaten tek derdim vardı: Huzur. O da kendi halime yetiyordu.
Ama işte… Herkes bir iyilik yapmak ister ya, bazısı da iyilik kılığında kötülükle gelir. “Senin için şunu yaptım,” der. Ama ardında ne imalar, ne beklentiler vardır. Sana yardım ettiğini sanır ama aslında seni kendine borçlu kılar. Ruhuna bile sızmak ister.
İşte ben o yüzden diyorum: Gölge etme. Bana gölgen bile fazla. Ne ihsanına muhtacım, ne iyiliğine. Sadece yolumdan çekil. Ben kendi yolumu kendim bulurum. Engelleme yeter.
Bazen en büyük iyilik, hiç karışmamaktır. İnsan büyür, öğrenir, yanılır, düşer, kalkar… ama kendiyle olur bu yolculuk. Başkalarının gölgesiyle değil.
O yüzden, tekrar ediyorum: Gölge etme. Başka ihsan istemem.















