⚘💫⚘💫
Bir gün yanına gelen Ebu Cehil, “Ne kadar çirkinsin ya Muhammed, âlemin tüm çirkinliğini sende seyrediyorum” dediğinde, Resulullah Efendimiz, “Doğru söyledin” buyurmuştur.
Ardından Hz. Ebubekir aynı meclise gelmiş ve “Ya Resulullah, ne kadar güzelsin, bütün güzellikleri sende seyrediyorum” demiş. Hz. Peygamber ona da “Doğru söyledin” diyerek mukabele etmiştir.
Ashabdan bazıları “Ya Resulullah; birisi güzel, birisi çirkin konuştu, ikisine de doğru söylediklerini bildirdin, bunun hikmeti nedir?”
Âlemin Fahri, şöyle buyurdu: “Mü’min kamil ayna gibidir. Ona bakan kendisini görür. Dolayısıyla bize Ebu Cehil baktı, çirkinliğini seyretti. Ebu Bekir baktı, güzelliğini seyredip tasvir etti.”
Hz. Peygamber, kendileri için “Beni Rabbim terbiye etti, ne güzel terbiye etti” buyurur.
Bu sebeple, her an yeni bir tecelli ile yeniden doğan, böylelikle kemal üzerine kemali, nur üzerine nuru sergileyen Cenab-ı Hakk’ın vitrini olma şerefine ermiş bir vücut ve ruhun sahibi idiler.
Cenab-ı Hakk, Kur’an-ı Kerim’in de bu üstün hali överek, “Ve Sen şüphesiz yüce bir ahlaka sahipsin” (Kalem, 4) buyurmaktadır.
Allah Resulüne “Din nedir?” diye sorulduğunda, “Güzel ahlaktır” buyurur.
Öyleyse Hz. Peygamber, güzel ahlak için yegâne örnektir.













