Kimsenin anlatmaya değer hikayesi yok. Herkes kendini anlatıyor, her şey gösteriş. Çabuk unutuyorlar, zaten insan unutan bir şeydir. Ben seni hiç unutmuyorum. Bana dinlemeye değer şeyleri hep sen söylerdin.
B. Ergin Borobey | Aşk Birdenbire
seen from South Africa
seen from Israel
seen from Brazil
seen from United States

seen from Indonesia
seen from United States
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from China
seen from China

seen from United States
seen from Iraq
seen from United States
seen from Germany

seen from Portugal

seen from Singapore
seen from Russia

seen from Singapore
seen from China

seen from T1
Kimsenin anlatmaya değer hikayesi yok. Herkes kendini anlatıyor, her şey gösteriş. Çabuk unutuyorlar, zaten insan unutan bir şeydir. Ben seni hiç unutmuyorum. Bana dinlemeye değer şeyleri hep sen söylerdin.
B. Ergin Borobey | Aşk Birdenbire
Ben hayatımda çok yüz gördüm, halen görürüm. Hepsi de yürekli yüzler. Fakat hiçbiri, senin yüzün kadar güzel, sade, muhabbetli ve yüreğin kadar azametli değil. Ki bence şu anlamsız hayatın belki de en bahtiyar insanıyım. Çünkü bunları yazabilecek kadar içime işlemişim seni ve yüreğinden tutup o güzel yüzünü kendime çevirebilmişim…
B. Ergin Borobey https://twitter.com/erginborobey
Zaman...
Zaman hep geçer. Sesler, yüzler, kokular, renkler, akıp giden bir boşluğu hatırlatır bana. Artık içinde olmadığımız, olamayacağımız zamanları. Yaşam geri alınamayan her şeydir…
B. Ergin Borobey
(Anadolu’da Upuzun Bir Kış)
Yaşamak, bazen bir kitabın arasında sakladığın çiçeğin sayfada bıraktığı iz...
Geleceksin biliyorum, vedalara alıştığımız nice yazlardan sonra. Bak bu yüzümdeki ilkyaz güneşi, bak bu senin ılık rüzgârların, ağaçlarında tomurcukların, denizlerinde mavilerin, göğünde kuşların, sokaklarında çocukların ve hep umutları yarınların. Biliyorum geleceksin kırılmış aynadan gülümseyen yanıma. Biliyorum geleceksin, yaz olacak… B. Ergin Borobey, “Temiz sayfa diye bir şey yoktur.” dediği hikâyesinde sıcak yaz günlerini kucaklarken, bizleri sahil kasabasında eski kitapçı dükkânı işleten Yusuf’un kırık bir aşk hikâyesine misafir ediyor. Ani bir tesadüfle tanışılan aşkın, dolunaylı gecelerin, henüz keşfedilmemiş sıcak duyguların ve pürtüksüz coşkuların bir güz alacasında nasıl silinip gittiğini anlatıyor…
https://www.kitapyurdu.com/kitap/yaz-sonu/541085.html
https://www.babil.com/yaz-sonu-kitabi-b-ergin-borobey
Yaz Sonu
Geleceksin biliyorum, vedalara alıştığımız nice yazlardan sonra. Bak bu yüzümdeki ilkyaz güneşi, bak bu senin ılık rüzgârların, ağaçlarında tomurcukların, denizlerinde mavilerin, göğünde kuşların, sokaklarında çocukların ve hep umutları yarınların.
Biliyorum geleceksin kırılmış aynadan gülümseyen yanıma. Biliyorum geleceksin, yaz olacak…
B. Ergin Borobey, “Temiz sayfa diye bir şey yoktur.” dediği hikâyesinde sıcak yaz günlerini kucaklarken, bizleri sahil kasabasında eski kitapçı dükkânı işleten Yusuf’un kırık bir aşk hikâyesine misafir ediyor. Ani bir tesadüfle tanışılan aşkın, dolunaylı gecelerin, henüz keşfedilmemiş sıcak duyguların ve pürtüksüz coşkuların bir güz alacasında nasıl silinip gittiğini anlatıyor…
https://www.kitapyurdu.com/kitap/yaz-sonu/541085.html
Hikayelerimin yalnızlığı tanıdık yabancıların dilinde eski bir melodiye dönüşüyor. Ve ben vefasız nağmeleri dinliyorum...
B. Ergin Borobey https://twitter.com/erginborobey