Ocağımı yıktın astroloji!
Ooooh neler oldu neler. Pek güzel bir yaz oldu. Dinlenmedim dersem yalan. Okuldaki tadilatı bahane edip gündüzleri öğlenlere kadar uyumadım, geceleri de sabahlara kadar internette fink atmadım dersem hele; okkalı yalan.
Böylece dönemin başladığına çok üzülmedim. Geçen sene hariç her sene üzerime yapışan o sabırsız amaçlılık duygusu az da olsa geldi yine. Ders çalışmaya başladım mesela. Şa-ha-ne. Analiz 1'den öteye gittin mi dersen, daha gitmedim ama başlangıç başlangıçtır.
Bugün günlerdir ilk akşam bilgisayarı açtım (şaşırtıcı!) ve ööööle gezinmeye başladım. Amaçsızca nette gezindiğim pek çok seferde olduğu gibi kendimi burç okurken bulmam fazla uzun sürmedi.
Şu doğum haritası çıkaran sitelerden birkaçına girip gezegenlerime filan baktım ama tabii ki de pek bir şey anlamadım. Ücretsiz adam gibi yorum bulmak çok zor. Her seferinde kendim yorumlamayı öğreneyim derim ama gözüm korkar, hemen bırakırım. Çok ama çok ayrıntı var. Gezegenler, açılar, gökyüzü evleri,... fiyuuu... Ama bu akşam düzgün bir doğum haritası çıkarttım, bir de tane tane yorumlama anlatan bir yazı buldum. İşte ne bileyim mesela 1. ev dış dünyaya nasıl göründüğümüzü belirlermiş. Sonra efendim 7. ev eş durumunu belirlermiş. Ne zaman, nasıl bir koca bulacağımı falan hep 7. evdeki gezegene göre yorumlayacakmışım.
Peki sence bunu duyunca ben ne yaptım? Yıldız haritamın bulunduğu sekmeye nasıl ışık hızıyla tıkladığımı bile hatırlamıyorum sevgili okur. Ama tıklamaz olaydım... Aaaaah ah, 7. evimde hangi gezegen var biliyor musun?
Kör olmayasıca 7. ev boş!
Böylece astrolojiye olan merakım sabun köpüğü gibi bir anda sönüverdi.
Zaten burçlar yalan yeaaa.