BİG BANG NEDEN YANLIŞ?
Bilimsel bir öngörüyü bilimin ortaya koydukları ile değilde bir inancın temellerine göre kurgulamaya kalkışırsanız pek çok vahim hatalara, yanlışlara düşmeniz ve hatta pek çok saçmalıklar yapmanız kaçınılmaz olur.
Big bang “bir yaratıcı yoktur, maddeler dahil her şey rastlantılarla, değişerek gelişim (evrim denen şey) yolu ile oluşmuştur inancını temel alır.
Big bang teorisine göre bir yokluk, hiçlik ortamında var olan, tüm evreni oluşturacak kadar yoğun enerjiye sahip bir “zerre” patlamış, dört bir yana dağılmış, bu ara sıcaklığı düşmüş; önce atom altı, ardından atom içi parçacıklar rastlantılarla oluşmuş; bu parçacıklar yine rastlantılarla; düzenler, sistemler oluşturmak üzere bir araya gelerek en basit (en ilkel) atomlara sahip olan hidrojeni meydana getirmiş, hidrojenle başlayan kademeli füzyonlar (birleşmeler, kaynaşmalar) sonucu diğer elementler oluşmuş, süpernova patlamaları gibi doğal yollarla dağılmış, sonuçta evren meydana gelmiştir.
Big bangin neden yanlış olduğunu maddeler halinde yazacağım.
***
Big bang şu nedenlerle eksik, yanlış ve saçmadır.
1)- Big Bang savunucuları teorinin her ne kadar bilimsel olduğunu iddia ederlerse de “Yaratıcı yoktur, her şey rastlantıların sonucudur” inancını temel aldığından bilim dışıdır.
2)- Big bang tüm evreni oluşturduğu iddia edilen enerji zerreciğinin kaynağı hakkında bilgi vermez. Patladı der geçer. Bu enerji zerresi yoktan var olamayacağına göre bir kaynağının olması gerektiği açıktır.
3)-Bir yaratıcı yoktur, her şey rastlantıları sonucu oluşmuştur inancı taraftarları kurulup bozulan evren modeli adı altında; saçma, saçma olduğu kadar akıl, mantık ve bilim dışı bir öngörü ileri sürerek söz konusu enerji zerresinin kaynağını açıkladıklarını varsayarlar.
Bu saçma; akıl, mantık, bilim dışı varsayım; evrenin oluşturan maddelerin çok büyük çekim güçlerinin etkisinde kalarak içlerine çöktüğünü, sonuçta enerji zerresinin oluştuğunu, tekrar patlayıp evreni yeniden meydana getirdiğini, bu olayın tekrarlanıp durduğunu, sonsuza kadar tekrarlanıp duracağını iddia ederlerse inandırıcı ve bilimsel değildir.
Ayrıca bu iddia da enerji zerreciğinin kaynağını açıklamadığı gibi ezelden beri var olan enerji zerresini öngörerek (termodinamiğin birinci kanununu inkar ederek) teoriyi bilim dışına iter.
4)-Teori tüm evreni oluşturacak kadar yoğunluğa, trilyonlarca derece sıcaklığa, maddeleri çökertecek kadar güçlü çekime sahip bu enerji zerresinin nasıl patladığını açıklamaz. Bu özelliklere sahip enerji zerresinin nedensiz patlaması imkansızdır.
5)- Teorinin en büyük çelişkilerinden birisi patlamadan sonra sıcaklığının düştüğü öngörüsüdür. Henüz hiç maddenin oluşmadığı, olmadığı yokluk, hiçlik ortamında sıcaklığın düşmesi için ısının aktarıldığı daha soğuk ortamların olması gerekir. Patlama oluşsa zerrecik katrilyonlarca parçacığa bölünse bile her parçacık ısısını aktaracağı başka cisim olmadığından soğumaz, kaynak zerresinin sıcaklığına sahip olurdu.
6)-Teorinin en büyük handikapı atom içi parçacıkların rastlantılarla oluştuğu iddiasıdır. Atom içi ve altı yapı taşlarının en ilginçlerinden olan bu parçacıkların; oldukça çok, farklı yapı ve özelliklere sahip olduklarını biliyoruz.
Atom içi yapıları oluşturan bu parçacıklar öylesine özellerdir ki atomlara özel düzenlerin sistemlerin henüz kurulmadığı kaos ortamlarında varlıklarını koruyamazlar.
7)- maddelerim en küçük parçaları olan atom ve moleküller iç içe geçmiş yüzlerce düzenler, sistemler sahibi çok hassas kütlesel ve elektriksel dengeler içeren muazzam bir enerjiyi içinde hapsetmiş ultra kompleks yapılardır. Bu tür yapılar rastlantılarla oluşmazlar.
Big bangin hidrojen atomu rastlantılarla oluştu iddiası tam bir saçmalıktır.
8)-Teorinin en büyük çıkmazı füzyon öngörüsüdür. Atom ve moleküllerin yoğunlaşıp maddeleşmiş enerji paketçikleri olduklarını biliyoruz. Buradaki sorun “füzyon” (birleşme kaynaşma) sırasında enerji oluştuğu iddiasıdır.
Fakat bu iddia temelden yanlıştır. Kanıtı da basit bir fizik kanunudur. Karşıt iki tepkimenin birinden (örneğin fizyon ya da füzyondan) enerji ürüyorsa diğerinden enerji tüketilir. Karşıt olduklarından her ikisinden enerji üretimi ya da tüketimi olmaz.
Seksen yıldan beri fizyon (bölünme parçalanma) enerjisini biliyor ve kullanıyoruz. Dünyamızda yüzlece fizyon santrali var. Fakat bir tane bile füzyon (birleşme kaynaşma) santrali yok..
Almanya ve Fransa çok uğraştı olmadı. Sonunda pes ettiler. Çin yüz milyon dereceye ulaşmış plazma oluşturdu ama yine füzyonu başlatamadı.ÇÜNKÜ YANLIŞ.
Füzyon enerji üretmez, enerji tüketir. Yıldızların örneğin güneşimizin ısı ve ışık saçma nedeni fizyondur.
Yıldızlar hidrojen tüketmez. Tam tersine hidrojen üretirler.
Füzyon öngörüsü aynı zamanda sonsuz enerji iddiasıdır. Bu da termodinamiğin birinci kanunu ile çelişir.
Füzyon sırasında hidrojen harcanır karşılığında enerji çıkar, yıldızlar bu enerji ile ısı ve ışık saçar öngörüsü insanlık tarihinin en büyük yanılgılarından biridir.
Nedeni de günümüz biliminin tarafsızlığını yitirmesi, bir inanca güdümlü olmasıdır.
Gerçek bilime bir an önce kavuşma umuduyla..











