#thelast #apachetribe of #americanindian #gerenimo who is chief resisted at that mountain


#dc#dc comics#batman#bruce wayne#dick grayson#dc fanart#batfamily#batfam#tim drake


seen from United States
seen from Germany

seen from Russia

seen from Malaysia
seen from China

seen from Türkiye
seen from Czechia
seen from United Kingdom

seen from Japan
seen from Belarus

seen from Netherlands
seen from United States

seen from Russia
seen from United States
seen from Colombia

seen from Ireland

seen from United Kingdom

seen from Germany
seen from China

seen from Russia
#thelast #apachetribe of #americanindian #gerenimo who is chief resisted at that mountain
GERENİMO
Bİ SANDALYE ÇEK VE OTUR ŞİMDİ, MUMLAR VARSA, MUMLARI YAK ANLATACAKLARIM VAR VE ANLATACAKLARIM UZUN Part part birkaç şeyden bahsetmek istiyorum. Sonra neşeli hayatımıza devam edelim lütfen. * Uzun zamandır yalnızca gözlem yapıyorum. Birkaç insan tipini gözlemledim. İnanırmısınız bazıları aynı ben . Tüm bunların kuruntu olduğunu varsayıyor iseniz çok daha afili bir şey söyleyeyim o halde. Kendini öyle bir kaptırmış ki hazretleri ; benım fotoğrafımı (fotoğraftaki elimin bile kendi eli olduğuna inanmış,o halbuki baya benim elim yani,tosbik ve bence çok tatlı ,ama sonuçta benim elim.) kendi fotoğrafı gibi paylaşıyor,bir bakıyorum beni didik didik araştırıyor. Ne yaptım? Ne söyledim ? Neredeydim? Ne giydim ? Ne sevdim ? Kimi Sevdim ? Aynı cümlelerle,hatta bazen aynı görüntüyle bir kavşakta çakışıyor yollarımız. Hadi diyorum utanmasın ,yüzüne vurmayayım. Yalnızca bu değil ki şu blog da yaptıklarımı bile taklit eden var. Aynı tip,aynı cümleler,aynı,aynı,aynı .. Ne diyeyim bilmiyorum. Ama yalnızca gülünç olduğunuzu bilin istiyorum. Ve bu arada baya baya ortamlarda dalga muhabbetim oluyorsunuz bunun için teşekkür bile ediyorum size. Sayenizde eğleniyoruz. Ama özgün olun artık. Kendi fotoğrafını paylaş mesela,ya da kendi tipine göre kıyafet seçimi yap,kendi cümlelerini dök kağıda. Kendin sev,kendin bul,kendin tasarla Saçma ,ahmakça,komik,rezil olsun AMA SENIN OLSUN. SENDEN BİR PARÇA OLSUN O (İlham almak başka bir şey ,tamamen taklitleşmekten bahsediyorum.) Tüm bunları düşününce ve görünce artık gerçekten bir şeyleri başardığımı hissediyorum Yoksa böylesine taklit edilemezdim değil mi ? Bu yıllarca böyleydi, iki kız arasında bile kaldığım çok vakit oldu.Ama Allah biliyor ya yetkili bir ablamız gözümü açana kadar böyle olduğunu bilmiyordum.Hatta bazı şeyleri hiç kıskançlık emaresi olarak bile görmezdim.Çünkü hayatımda Annem dışımda kimseyi taklit etmedim ben ,kıskanmadım Çünkü o Ana Çünkü o örnek alınasıların en güzelidir,en masumudur. Ve onun üzerinde takit edilesi bir insan yoktur. * Başka bir vızırtı da şu ki Burada paylaştığım her şey benım hayatımın bir parçası. Gizemli takılmaya falan çalışmıyorum. Mekan belli, semt belli Kartları açık oynadığımı düşünürsek Fazla dökülüyorum bile diyebilirim. Ama bu şekilde bir yürüme biçimi yok. Böyle bir dünya bende yok yani. Yine bunu da buraya bıraktım üstüne alınacak insancıklar kendini biliyor. * Ve son bir şey de şu ki dostlar Geçenlerde burada hoş sohbetli bir ablamızla tanıştım. Baya baya ilk günden beri yazdıklarımı okuyormuş.Haliyle bende ki ani duygu değişimlerinden biraz dert yandı.Ama tatlı sert bir yansımaydı bu. Nasıl yapıyorsun ? Nasıl böyle her şeyi çabucak seviyorsun ? Ya da sevmediğin şeyi nasıl kesip atabiliyorsun ? diye sordu bana. Baya uzun konuştuk. Daha önce söylemiştim sizi hiç tanımayan bir yabancıya (ki o artık benım ablamdır haşa yabancı değil) kendinizi dökmek size iyi gelebilir. Öyle iyi geldi. Ona’da anlattım,belki son kez de yine döküyorum içimi. Hiçbir zaman kıymet bilmeyen,bencil,sevmeyen ya da aldatan,yalan dolana başvuran,dikkat çekmeye çalışan,vurdumduymaz bir insan olmadım. Neysem hep oydum. Elalem ne der ? diye yaşamadım hiçbir zaman. Hatta bu yüzdendir ailenin en dik kafalı,sözü eri oldum. Ama merhametli yanımı bilip sustular hep. Koşulsuz,kaidesiz sevdiler beni sevdiklerim. Öyle ki yeri geldi burada gönlümü açtım, sevgimi bile itiraf ettim. Yeri geldi ‘’Mutluyum ve bunun sizinle de pek bir alakası yok ama benı dinleyın dedım ‘’ Dinlediniz .. Öyle ki köşeme geçip sinsi planlar içinde yürütmedim hayatı. Öfke duymak,nefret etmek yerine hep çizgi çektim insanlara. Ne yapalım yani herkes bizi sevecek diye bir şey yok elbette ,bunu hep bildim. O yüzden küçük hesaplar peşinde koşmadım. Dün minik dostumla konuşurken ona da tam bu nasihatları verdim. Bak dedim bundan en fazla beş sene sonra şimdiki kafanı çok özleyeceksin,Ahh keşke zamanım varken şunu yapsaydım,bunu yapsaydım,şu yanlışa hiç bulaşmasaydım diyeceksin. Evet hatalar yapacaksın,yeri gelecek insanlara oldugundan cok daha fazla bir değer biçeceksin,yeri gelecek dipleri göreceksin. Ama en unutulmaz denilen acı Ölüm acısıdır. Bunu o güzel kafanın en güzel yerine koy ve hayatına öyle devam et. ‘’ İşte bundandır ki Ben aslında tüm insanları seviyorum. Ama yeri geldiğinde de üzerine bir cizgi çekebiliyorum. Bu benım kıymet bılmezlıgım,çabuk vazgeçişim değil aslında. Bu benım hayat boş felsefem artık. Biliyorum hatta görüyorum ki. Gerçekten her şey boş ve anlamsız. Bir salise sonramız belli değilken üzülmek ya da sevinmek bile çok saçma. Sadece bana verilen bu hayatı ve yaşadığım her anımı seviyorum. Sevmeye çalışıyorum.. Sevmek istiyorum artık. Çünkü şu da var ki .. Yetkili bir abimizin de dediği gibi (Cemal Abi) (Cemal Süreya değil,gerçekten Cemal abimiz ) KUŞLAR KISA ,HAYAT UÇUYOR ヅ Ve artık uçmadan yakalamalı hayatı .. misnobody.blogspot.com.tr 📝
En kadersiz ulus: Kızılderililer
Tarih bir kurmacadır belki. Bu kurmacanın en somut örneği Kızılderilerin başına gelenler. Bu kadar kadersiz bir ulusa dünya tarihinde pek rastlanmasa gerek. Hem toprakları ellerinden zorla alınsın, hem yaşama biçimleri ve inançları zorla değiştirilsin, bütün bunlara başkaldırmaya çalıştığında "vahşi" denilerek yok edilsin! Güneşe, aya övgüler düzen, toprağı, ağacı, kuşu dinleyen, dünyayı onlarla birlikte algılayan Kızılderililer mi vahşi, yoksa bir avuç toprak uğruna bir ulusu dahi yok etmeyi göze alan Beyaz Adam mı?
Onlar doğanın vahşi olduğunu ilk kez beyaz adamdan duydular ve ondan sonra onlar da"vahşi"liğin içinde kaldılar. Önce yüzlerine dostça gülen, ardından bir takım belgeler imzalatıp toprakların bir bölümüne yerleşen ve daha sonra onları topraklarından kovalayan beyaz adamlardan da, verdikleri sözlerden de, onların "adalet" anlayışından da, onların taptıklarını söyledikleri aynı Tanrı'nın adaletinden de, birşey anlamadılar.
Dağların, dağlardaki vadilerin insanlarıydı onlar ama çöllere hapsedildiler. Topraklarını bırakıp beyaz adamın belirlediği çorak topraklarda yaşamaya zorlandılar. Ve beyaz adamın acımasızlığına, vahşiliğine daha fazla karşı koyamadılar ve boyun eğdiler. Ve son kızılderili lideri Gerenimo da teslim olduğunda yüzlerce kızılderili ulusu, yüzlerce dil, yüzlerce kültür yeryüzünden silinmiş, onbinlerce yıllık birikim ve bilgelik yok edilmişti.
Bir Kızılderili reisin dediği gibi: 'Verdikleri sözün sadece birini tuttu çatal dilli soluk yüzlüler: 'Topraklarınızı alacağız' dediler ve aldılar". Bu söz de bana tıpkı bir Afrikalı'nın emperyalizmin 20. yüzyılın başlarında geri kalmış ülkeleri nasıl sömürgeleştirdiğine ilişkin söylediği sözleri anımsatıyor: “Beyazlar Afrika’ya geldikleri zaman, bizim topraklarımız, onların İncil’leri vardı. Bize önce İncil’i tanıtıp, ardından da gözlerimizi kapatarak dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımız zaman bir de gördük ki, onların artık toprakları, bizimse sadece İncillerimiz vardı ellerimizde…”
Şimdi onlardan geriye kalanlar kendilerine ayrılan çorak topraklarda kendi kültürlerini koruyarak yaşamaya çalışıyorlar. Ancak beyaz adamın hala gözü doymuş değil. Zorbalığını ve vahşiliğini asimilasyon politikasıyla devam ettiriyor. Çağdaşlaştırma kisvesi altında bir ulusun kültürü tamamiyle yok edilmeye çalışılıyor. Tıpkı "globalleşme", "küreselleşme"adı altında dünyanın diğer ülkelerine yapılmaya çalışıldığı gibi.
Ne yaman çelişki: Beyaz adam bugün ürettiği ürünlere dün yok ettiği insanların isimlerini vermekten de geri kalmıyor. Tıpkı arabasına Cherokee, ayakkabısına Nike, helikopterine Apache ismini verdiği gibi. Hani insanın, Kızılderililer'e saygılarını ya da özürlerini ifade etmek için beyaz adamların böyle yaptıklarını düşünesi geliyor neredeyse.
Bu kadın libidoma oynuyor sürekli. Varoluşa yaklaştık*
- Hayatının geri kalanını birisiyle geçirmek istediğini anladığın zaman, hayatının geri kalanının bir an önce başlamasını dilersin." -"Biliyor musun Hobbit?" -"Neyi?" -"Yanılgılarımızın çoğu, düşüneceğimiz yerde duygulanmak ve duygulanacağımız yerde düşünmekten doğar." Ve yanağımı öpüyor. "Bir gözlük almalısın Gerenimo." -"Neden?" -"Her defasında dudaklarımı ıskalıyorsun.
Dans edelim delicesine Beni benden alamazsın
Yasemin Mori - Gerenimo
Maaile (begho, kara zuzu, gujlu, sevdicek vee zeytin) geçiriyoruz bu haftasonunu. Pek mutluyuz, pisyedili oynuyoruz, tivibu izliyoruz, pizza yiyoruz, krepler yapıyoruz, müzikler dinliyoruz, gözümüzden uyku aksa da direnip uyumuyoruz, face'den bağımızı koparamıyoruz, iki çift olarak sürekli birbirimizi kıskanıyoruz, biscolata mood'la mod'umuza bakıyoruz, öpüşüyoruz, koklaşıyoruz, zeytini kucağımızda uyutmak için yarışıyoruz, 21 aralık esprileri yapıp panikatak kara zuzuyu sakinleştirmeye çalışıyoruz...Bu haftasonu neşesini yansıtan şarkı olarak da Yasemin Mori-Gerenimo'yu seçip "üç noktaları" doldurmaya dönüyorum!