Rivian ve Volkswagen Grubu'nun araç yazılım teknolojisi
Rivian ve Volkswagen Grubu'nun araç yazılım teknolojisi
Şirketlerden yapılan ortak açıklamada, Rivian ve Volkswagen Grubu'nun araç yazılım teknolojisi geliştirmek için ortak girişim kurmayı planladığı kaydedildi.
Açıklamada, Volkswagen Grubu'nun başlangıçta 1 milyar dolar olmak üzere Rivian'a 4 milyar dolara kadar planlanan ek yatırımla toplamda 5 milyar dolar yatırım yapacağı belirtildi.
Ortaklığın Rivian ve Volkswagen Grubu için yazılım geliştirme sürecini hızlandıracağı bildirilen açıklamada, her iki şirketin de birbirini tamamlayan güçlü yönlerini birleştirmesine, küresel çapta ölçeği artırarak ve inovasyonu hızlandırarak araç başına maliyetin düşürülmesine olanak sağlamasının beklendiği ifade edildi.
Read the full article
Kendimi bildim bileli aile evimizde bağlama evin bir duvarındadır ve babam, topluca yapılan akraba misafirliklerinde, bizim evde kurulan dost meclislerinde bağlamasını özenle duvardan alıp çalar, türküler söylerdi. Belki solak olduğumdan belki üzerine çok düşmediğimden uzun yıllar bağlamayla alakadar olmadım. Babam ya da bir başkası çaldıkça içimden özenip sonra günlük koşuşturmalarıma devam ettim. 2016, benim için zor bir yıldı ve içinde bulunduğum sıkıntının, stresin baskısından kurtulmak için bir arayış içindeydim. Aklıma bağlama çalma fikri gelmişti fakat otuzlu yaşlarıma gelmiştim, parmaklarım ham ve eğitimsiz, bir müzik kulağım olduğu bile söylenemezdi. Bu fikri arkadaşıma bahsettiğimde beni yüreklendirdi ve bir bağlama almak için interneti araştırmaya başladım.
Babam kısa sap bağlama icra ettiği, internetten araştırdığımda görece çalımı daha kolay olduğu söylendiği için ben de kısa sap bağlama tercih ettim. Üsküdar'daki evimden kalkıp, İstanbul'un Kartal/Maltepe ilçesi civarında bulunan Yılmaz Saz Evi'ne gittim. Selam verdim ve başlangıç için bağlama almak istediğimi söyledim. O gün orada ellerindeki tek solak kısa sap bağlamayı almıştım. Aslında bağlama ilk defa alınacaksa bir bilenle gitmek daha doğrusu ama tek solak bağlama o zamanki heyecanımla bana özel gelmişti.
Tabii maalesef, solak olmak, müzik enstrümanı çalarken bir dezavantaj. Türkiye'de bağlama çok yaygın olan, ilgi gören bir müzik aleti. Ziyaret ettiğimiz evlerde, dükkanlarda rastlamak çok olası bir durum. Müsade isteyip şöyle rahatça çalabilmek deneyebilmek güzel olurdu.
Bağlamamı özenle arabadan çıkarıp koşar adım evin salonuna kuruldum, gözümde canlandığı kadarıyla babamın hareketlerini taklit ettim ama bağlamadan çıkardığım sesler çok kötüydü. Çalamıyordum, parmaklarım hareket edemiyordu. Bağlamayı öylece koltuğun kenarına bırakıp, bilgisayarımı kucağıma aldım. Bu iş olmayacak diyerek internette gezindim. Akşam ev arkadaşım geldiğinde bağlamayı kucağına alıp rastgele sesler çıkardı, bana verdiğinde ondan fazlasını yapamadığımı, bu vakitten sonra çalamam beceremem dediğimi hatırlıyorum. Arkadaşım beni bir kere daha cesaretlendirdi. Madem öyle öncelikle bir bilenden öğrenmek gerek deyip İSMEK'in birinci seviye bozuk düzen bağlama derslerine kayıt oldum. Dürüst olmak gerekirse ne olup bittiğini anlayamadan, beceremeden, her hafta yeni bir türküyü çalmaya çalışmak çok bir şey katmadı, asıl fırsat her hafta gitmenin bir disiplin sağlamasıydı. Bu bakımdan kursları önemli buluyorum.
Bana kalan boş zamanlarımda YouTube üzerinden ( Eğitim videolarını özenle hazırlayan kişiler emeklerinden ötürü çokça teşekkürü hakediyorlar. Başka bir yazıda beğendiğim bağlama üstadı YouTuberları paylaşabilirim ) videolar izleyerek çok doğru teknikle ilerlemesem de günün sıkıntısını atabileceğim, amatör bir çalım pratiğine kavuşmuştum. Bu aşamada bağlamamın sesi ile, çalarken duymak istediğim sesin aynı tonlarda olmadığının yeni yeni farkına varmaya başlamıştım. Böyle olmasına rağmen bağlamaya çok fazla vakit ayırmadığım için yeni bir bağlama alma konusunda kararsızdım.
Bir yaz haftası tatil için İzmir'deyken arada çalarım diye bağlamamı da götürmüştüm, kazara bağlamam yere düştü ve oracıkta gövdesi boydan boya çatladı.
İzmir'de bağlamanın kırılmasını hoş bir tesadüf bildim. Instagram'dan ve YouTube'tan beğenerek dinlediğim virtüöz Muhlis Berberoğlu'nun bağlamalarını yapan genç ve yetenekli luthier Sırrı Fuat'ın İzmir'deki bağlama atölyesinin yolunu tuttum.
Her hangi bir müzik enstrümanı çalanlar bilirler, insan hiç bir zaman olmak istediği seviyeye gelememiş gibi hissediyor.
... bir yerden sonra zaten "çalıyorum da kendimce işte" demenin mütevazilikten değil, bu işin sonunun olmadığının bilindiğinden söylendiğini anlayacaksınız. @sofostik
Bir cahil cesaret, Neşet Ertaş, Orhan Gencebay gibi ustaların çaldığı bağlama seslerini yakalamak için uzun sap siparişi verdim. Sağolsun Sırrı usta, bu sefer uzun sap için başlangıç boyutu sayılabilecek kırk iki tekne, solak bir bağlama yaptı bana. Halen bu bağlamayı çalmaya çalışıyorum. İşte bu çalışmalarda bağlamadan farklı sesler almak için internette bağlama üstadlarının tavsiyelerine bakarak telleri değiştirmeye, bağlamam üzerinde farklı tel kalınlıkları denemeye başladım.
Tel almak için araştırma yaparken farkettiğim ilk zorluk, hangi teli almak gerektiğine karar verememek. Kalite, fiyat bazında göreceli bir kavram ama satılan her telin farklı ihtiyaçları karşılayamayacağı bir gerçek. Tellerin bir çoğunun, kalite algısı için yabancı tel markalarını jenerik bir hale getirmiş olması ( pyramid* ), bir çok bağlama atölyesinin, müzik evinin kendi markası ile aynı endüstriyel teli satması bu karışıklığın başlıca nedenlerinden.
İkinci zor durum bam teli / sırma tel denilen teller. Bu noktada Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ögretim üyesi Dr. Özay Önal'ın "Bağlamada Standardizasyon" yazısından bir alıntı yapmak istiyorum.
... tel malzemelerinin ve yapım tekniklerinin iyileştirilmesi bize standardizasyon anlamında kazanç sağlar. Çelik tellerdense sırma tellerde bu anlamda büyük problem yaşanmaktadır. Yurt dışında gitar ve başka teller için üretilen sırma teller bağlama için sert kalmakta, üstelik ince sırma tellerde sargı kısmının gevşememesini teminen kullanılan ipek ve benzeri katkı maddeleri bağlamanın diri ve sızlak ses rengini matlaştırmaktadır. Sırma telin beraberinde getirdiği bu benzeri problemler yavaş yavaş icracıyı sırmasız tel düzenine itmektedir.
Belki ilk maddeler kadar önemli olmasa da yine de dikkate değer, anlamak istediğim problem tellerin ambalajı ve paketleri. bu ambalajlarda tellerin teknik bilgisi ya çok az ya da hiç yok. Satın aldığımız telin sesi nasıl? Parlak mı? Yumuşak mı? Doğal mı?
Tüm bunlar beni bu problemleri nasıl çözebilirim ve bunu bağlama çalan insanlarla nasıl paylaşabilirim düşüncesiyle baş başa bıraktı. Bağlama teli konusunda anlayıp öğrendiğim bilgileri paylaşmak istiyorum ve buradayım