Haricilik ve İbn-i Teymiyye
Öncelikle, tasavvuf ehli insanların İbn-i Teymiyye’yi karalamak için “Işıd onun fetvası ile kafa kesiyor, onu savunanlar Işidci” demesine karşılık bu yazıyı yazma gereği duyduk zira bu asılsız bir iddiadır.
Işıdin harici olduğuna dünya üzerinde 80′dan fazla alim ittifak sahibidir, bütün alimlerin fetvasına göre Işıd grubu kesinlikle haricidir ve hariciler için geçerli olan hükümler onlar için geçerlidir. İbn-i Teymiyye’ye nispet edilen bu grubun aslında onun ile alakası yoktur. Çünkü nasıl Işid kendini İslam’a nispet ediyorsa da İslam ile alakası olmadığını herkes bilmektedir, buda aynen bunun gibidir. Zira İbn-i Teymiyyenin hariciler hakkında bir çok fetvası ve sözleri vardır. Şunu belirtelim ki şuan yer yüzünde “İbn-i Teymiyyeyi” benimseyen cihad grupları Nusra, Ahraruş Şam, Bazı Türkmen grupları ve bunlar gibi gruplardır. Bunlar ise şeksiz şüphesiz Allah yolunda cihad eden gruplardır. İbn-i Teymiyye’ye laf söyleyen tasavvuf ehli aslında bu mücahidlere de laf söylediğinin farkında değildir. Gelelim Şeyhülislam’ın hariciler hakkında fetvalarına:
Şeyhülislam İbn-i Teymiyye (رحمه الله) dedi ki:
‘’Ve Müslümanların yolu hiç bir vakit bu metodolojinin üzerine olmakdan geri durmadı. Onları hariciler tekfir etmediler, Es-Sıddık(رضي الله عنه)’ın savaştıklarının aksine.
Ve bu haricilerin tekfir edilmemesi birçok sahih hadis de geçen Allahın Resulünün (صلى الله عليه وسلم) onlara karşı savaşın emrine rağmen vuku bulmuştur. Ayrıca onlar hakkında Ebu Umame’nin el-Tirmizi ve diğerlerinde bulunan hadisinde bahis olunur ki “Onlar göğün altında öldürülenlerin en şerlisi ve onlar tarafından katledilenlerde en hayırlılarıdır.” Yani,onlar Müslümanlara diğerlerinden daha fazla zarar verirler ki Müslümanlar için onlardan gayrı daha zararlı kimse yoktur, ne yahudilerden ne de hristiyanlardan. Çünkü onlar düşüncelerine katılmayan her müslümanı tekfir ederken onları katletmeye çalıştılar, Müslümanların kanını, malını helal ilan ederek,çocuklarının katlini caiz gördüler. Ve onlar bunu onların sapmasına neden olan cehaletleri ve bid’atları yüzünden ibadet olarak addettiler..”
Minhâcu's Sunne 5/224
Şeyhülislam İbn-i Teymiyye (رحمه الله) dedi ki:
“Alimler haricilerin tekfirinde ihtilaf etmişlerdir. İmam Malik ve İmam Ahmedin mezhebinde 2 görüş vardır. İmam Şafii mezhebinde de onları tekfir etme hususunda ihtilaf vardır. İmam Ahmedin mezhebindeki iki görüşten biri onların baği olduklarıdır. İkincisi ise mürtet kafir olduklarıdır. Dolayısıyla onlarla savaşa başlamamız, onlardan alınan esirleri öldürmemiz ve onlardan kaçanları takip etmemiz caizdir. Onlardan ellerimize esir düşen kimseye mürtet gibi istitabe uygulanır, yoksa öldürülür’ Ali radıyallahu anh ve diğer imamların hariciler hakkında söylediği sözlerden anlaşılan, hariciler İslamın aslından dönen mürtetler gibi kafir değillerdir. Bu görüş Ahmet ve diğer imamların kendi sözleri olarak nakledilen görüştür. Buna rağmen onların hükmü Cemel ve Sıffın'da savaşanların hükmü gibi değildir. Bilakis onlar üçüncü bir çeşittir. Bu görüş onların hakkında nakledilen üç görüşün en sahih olanıdır.”
Mecma'ul-Feteva 28.cilt 5185.sayfa
Bundan sonra biz deriz ki; Kur’an ve Sünnet ile amel edenler olarak biz, hiçbir zaman hiçbir alimi Kur’an ve Sünnetten ileri tutmayız. Allah Resulü aleyhissalatu vesselam dışında herkesin sözü alınır da bırakılır da. Eğer İbn-i Teymiyye rahimehullahın Kur’an ve Sünnette ters olan bir şeyini görürsek o konuda onu da eleştirir, tenkit ederiz. Biz ancak ve ancak, Allah ve Resulünün ve onların sözlerine uyanların sözünü takip ederiz. Onların sözünden çıkanların sözlerini de onlara bırakır, onlardan bu sözleri kabul etmeyiz.











