benim hayatım bir 'olumsuzluklar silsilesi'ymiş meğer
seen from Tajikistan

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Türkiye
seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Netherlands

seen from Malaysia

seen from Serbia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Norway
seen from United States

seen from United States
benim hayatım bir 'olumsuzluklar silsilesi'ymiş meğer
garip bir ikilem benimkisi. her şeyden vazgeçmeye bu kadar yakınken, tırnaklarımı uzatıp tutunmaya çalışıyorum sanki. ruhum çoktan vazgeçmiş gibi çoğu şeyden, ufak bir umut ışığı nadiren beliriyor, gözüm görüyor ama ruhuma işlemiyor. insanın yüreğinden geçmeyen borçların ödenmeyeceğini bir kez daha anlıyorum. hiçbiri yüreğimden geçmiyor.
kendimle bir savaş veriyorum, kalbimle, ruhumla, düşündüğüm her şeyle. insan kendini aşmaya çalışır mı, ben çalışıyorum. bir çay içsek sanki her şey düzelecek demek istiyorum. olmuyor. hachi'ye bakıyorum, durumun farkında mı bilmiyorum. "kendime bakamıyorum ama sana bakmaya çalışıyorum, kızma bana" diyorum. hiç kızmıyor.
güne uyanıyorum, bedenim iyi hissediyor aslında, ruhumun acısından anlamam zaman alıyor. bi' eczaneden arıyorlar beni, bi' adliyeden. yapmam gereken işlerin hayatta tamamen bitmesini istiyorum, hiçbir şey yapmak istemiyorum. öylece durmak, hiçbir şeye dokunmak istemiyorum. mümkün olmuyor.
daha çok küçükken, içimde hala mücadele gücünün fazlaca olduğu, böylesi zor durumlardan daha hiç geçmemişken okuduğum o üçlemeyi anımsıyorum, altını çizdiğim sözleri şimdi anlıyorum. sanki ileride yaşayacağımı hissetmiş gibi, bir deftere, bir bloga, bir anıya yazdığım o sözleri şimdi anlıyorum. bu bir kehanet miydi, bilmiyorum. bir mucize olsun demiştim, bir mucize olmuştu 2022 yılında. hiç mutlu olamayacağımı, bedenimin hiç değişmeyeceğini, bu hayatın böyle gideceği yanılgısına kapıldığım o zamanlarda, ölürcesine tutunmuştum gelip gelmeyeceğini hiç bilmediğim o mucize'ye. sahiden gelmişti, hayatımda hiç olmadığım kadar mutlu olduğum o 2022 yılını şimdi çok özlüyorum. yine o kadar şanslı olmak istiyorum içten içe. hayatın bir kez daha yüzüme gülmesini istiyorum. bu sefer bir mucize'ye sahip olduğumu bilerek, ne kadar şanslı olduğumu bilerek. bu sefer her şeyin daha farkında olarak, yeniden bir mucize yaşamak istiyorum. artık bir mucize olmuyor.
boş sokaklarda bekledim bana geri dönmeni diyor şarkı, dinlemem gereken şarkının bu olmadığını biliyorum. içimden hiç şen şakrak şarkılar dinlemek geçmiyor. oysaki bedenim deli gibi istiyor bunu, eskisi gibi dans etmeyi, yürümeyi, yüzmeyi istiyor. ruhum bir dağ gibi duruyor karşımda. harekete geçmem lazım diyorum, kıpırdamıyor. her şeyi yapmaya gücü olan bir bedenin hiçbir şey yapmaya gücü olmayan bir ruha sıkışması neymiş, şimdi anlıyorum. marshmello ile yaptığımız o totem geliyor aklıma;
"bir gün, gün doğarken baktığında dışarı, yaşamayı yeniden sevebilirsin!"
belki bir yere üzgün üzgün bakmaktı, dünya. bilemiyorum. geçmişte kalan birine takılıyor aklım, hala yaşayıp yaşamadığını merak ediyorum. oysa, artık hiçbir şey hissetmiyorum. yine de hala yaşıyor olmasını diliyorum içimden, tam olarak hangi hisle dilediğimi dahi bilmeden.
balkona çıkıyorum, gökyüzünün neden hep güzel olduğunu anlayamıyorum. kediye sarılmak istiyorum ama benden kaçıyor.
düşünüyorum, acaba bugünün aynı gününde, yıllar içinde kaç defa üzülmüş olabilirim,
bir insan, bir günde kaç defa üzülebilir yıllar içinde?
bir gece ben her şeyi unutacağım. bir gece sen her şeyi anlayacaksın.
işte böyle bir şey.
"bu kadar hissizleşmek için çok şey hissettim."
çok eskiden rastlaşmak da yetmiyormuş.