buralarda bi yerde bi şeftalim olcaktı da..
Çirkin çoraplarınla parmak arası terlik giyip odada gezmeni özledim. Bilgisayar başından kalkmayışını, balkona çıkmak için beni dakikalarca uğraştırmanı özledim. Sabah uyandığımda başucuma yapıştırdığın post-itleri okumayı özledim. "kanka bi kere de sen yaz" dediğini duyar gibiyim. Balığımızı dövmeni özledim. fazladan yem verdiğimde bana kızmanı özledim. Yemekhane yolunda sırayı önden kapmak için koşmalarımızı özledim. Ali abiye selam verip bu adamı da hiç sevmiyorum deyişini, Handanın çocuklarına attığın pis bakışları özledim. Dışarıdan gelirken sessizliğini, ben gelirken kapıya seslenişlerini özledim. Kahvaltıda zeytini yedikten sonra ağzındaki çekirdeği bana fırlatmaya çalışmalarını sonra da kendi çayına düşürmelerini özledim. Gayri ihtiyari benim aldığım yemeklerimin aynısını alıp, hiçbirini sevmeyip kendi kendine kızmanı özledim. "Kanka seninki geliyo" diye saçma sapan tipleri gösterip kahkahalara boğulmanı, benim beğendiğim tiplerin hiçbirini beğenmemeni üstüne bi de bana hakaret edişini özledim. Roman havası oynamanı, bütün odaya öğretmeye çalışmanı özledim. Ben aşoya laf anlatırken "neyin savaşını verdiğinin farkında mısın?" diye beni kendime getirmeni özledim. O kadar özledim ki hem de. Odanın bi ucuna geçip "kanka hadi" demeni ve koşarak göbeğimizi çarğıştırmayı, mimiklerimizle garip garip hareketler yapıp aşoyu deli etmeyi özledim. "Nereye" dediğimde "ritim kursuna" cevabını almayı ve dakikalarca senle dalga geçmeyi özledim. Üzülünce mık demeni özledim. Sessiz sessiz dinlemeni özledim. Seni çok özledim. 4. sınıfa geçmene rağmen herkesin yanında o daha 1,5 demeyi, sinirlerini bozmayı özledim. ben seni şeftalim diye sevmeyi, kirpiklerimi yüzüne değdirmeyi özledim. Yanında otururken uyuyup kalmayı özledim. Birbirine çok benzeyen çocukluğumuzu anlatırken uyumayı özledim. Sen istanbula giderken "ne biçim elifsin, gitme yea" diye kızmayı özledim.
Şimdi bunların hiç biri elimde yok. Sen uzaktasın. Arada bi görüşüyoruz aslında, olduğu kadar. Ama bakışların yok. Bütün gününü heyecanla dinlediğim Elif yok. Canım yandığında dolan gözlerimi görünce benden önce ağlayan Elif yok. Dostluğuyla beni ısıtan Elif yok. Anılar çok, bissürü. Ama ben her "bissürü" dediğimde "kocaman mı" diye soran şeftalim yok. Aylardır ilk defa yazıyorum. İthaf ettiğim en güzel cümlelerim sana. Mutlu ol diye. Hep dost kalalım diye. Bi yanım orada inan ki. Hiç kimse de bulamadığım dostluğun.. bi de aşo. Söz hiç unutmayacağım.






