Mardin Midyat'ta yaşayan zihinsel engelli Ahmet'e hayatında ilk defa doğum günü sürprizi yapıldı. Yapan düşünen herkesten Allah razı olsun..
seen from Romania
seen from United States
seen from Belarus
seen from Türkiye

seen from United States
seen from Cambodia

seen from United States

seen from Germany
seen from Germany
seen from Canada

seen from Latvia
seen from Türkiye

seen from Germany

seen from United States
seen from Belarus
seen from China

seen from United Kingdom
seen from Nepal

seen from Canada

seen from Brazil
Mardin Midyat'ta yaşayan zihinsel engelli Ahmet'e hayatında ilk defa doğum günü sürprizi yapıldı. Yapan düşünen herkesten Allah razı olsun..
Ey, benim iyimser hallerim
Çabuk aldanışlarım
Hep inanışlarım
Alttan alışlarım
Hatayı hep kendimde buluşlarım
Değmeyecekleri kafaya takışlarım
Yoktan yere akıp giden gözyaşlarım
Herkesi insan yerine koyuşlarım
Hepinize elveda
Ben artık kimsenin
Hiç bir şeyi olmayacağım
Bana kötüsün diyecek kadar iyi değilsin..
Bende arada bir böyleyim. Ama bana "İyi misin?" diye soran bir sevgilim yok. Genelde bunları yaşatan insanlar var...
O benim için aynısını yapar mıydı sorusunu bir kere kendine sorduktan sonra soğuyamacağın çok az insan var.
Karanlığı Sev Ama Işık Olduğunu Unutma
Aynaya baktığımda beni ben yapan şeyler için genel bir adı olmalı; bizi biz yapan şeyler hakkında düşündüm. Tesadüfen geldiğimiz bu hayat aldığımız ilk nefesten şu anki nefesimize kadar neler öğretti? Her gün daha çok insan mı oluyoruz yoksa bir insana yakışmayan bir varlık mı olmaya çalışıyoruz? Örnekler var. İnsan gibi görünen ama insan dışı varlıklar; nefret dolu, düşüncesiz, saygısız, neşe kaçıran, sürekli bencilliğini kullanan, işte insan dışı varlıklar, çünkü burada insanlığın ne olduğunu bilmiyor olmalılar.
Gerektiğinden daha sağduyuluyuz aslında. Gerektiğinden daha iyimseriz. Fakat bunu gösterdiğimizde bize genel bir ad koyarlar; ağzı olan konuşuyor desek yeridir. Çok iyimser olduğumuzda bize saf diyebilirler, bildiğimiz şeylerin doğru ya da yanlış olduğunu bizi tanıyan insanlar mı belirliyor; belki de o tanıdığımız insanlara gerektiğinden fazla yardım etmiş olabiliriz. Ne yazık ki tüm insanların bencil olduğunu ama sadece iyi insanların bencilliğini daha az kullandığını söyleyebilirim.
Ne yapıyorsak olalım bize hep bir ad koyarlar. Neden yaptığımızdan çok sonuca bakarlar; biz bu dünyada en karmaşık yaşayan canlıyız; çünkü düşünebiliyoruz. Bugün düşüncelerini kaydetmeye çalışsan; gün içerisinde o kadar karmaşık şeyler düşünmüş olabilirsin ki; yanıt vermek zor olabilir. Bizi biz yapan çok şey var ama bizi insan yapan tek şey var o da anlayıştır. Kendimizi anlıyor muyuz? Başkalarını anlıyor muyuz? Dediğim gibi; biz gerektiğinden daha sağduyuluyuz aslında ama anlaşılmadığını düşünen ve hisseden kişi hataya daha eğilir; meyilli olur.
Çocukluğumuzdan beri hep anlaşılmak için mücadele ederiz; ne istediğimizi anlamaya çalışırız, kendimizi anlamaya çalışırız; şu an geriye dönüp baktığında o zamanlar ağladığın şey ile birkaç ay ya da hatta bugün bile olabilir, içinde ağladığın şey ile arada pek bir fark yok. Nesnel farklılıklar var sadece; o zamanlar bir oyuncak için ağladıysan şimdi de istediğini elde edemediğin şey için ağladın; bu kendinde istediğin bir şey ya da başkasında istediğin bir şey olması fark etmez, istemediğin şey içinde olabilir; konu anlayıştır. İnsan anlaşılmadığını gördüğü ve hissettiği an üzülür, öfkelenir, kırılır ve bu durumda insanın burada yapması gereken tek şey anlamasıdır. Belki de gerektiğinden daha anlamamız gerekiyordur, bazı şeyleri.
Yaşımız kaç olursa olsun, şu ana kadar ne yapmış olursak olalım, kendimizden ve başkalarından neler anladık? Kaybettik ama sonra yine kazanmadık mı? Üzüldük ama sonra sevinmedik mi? Ağladık ama sonra gülmedik mi? Maalesef ki; bu ufak şeyler sadece bazı insanlar için çok şey ifade edebiliyor; o diğer bazı insanlar için anlamakta halen zorlanıyorlar. Çünkü zorluyorlar. Mutlu olmayı bilmek, mutluluğu anlamaktır. Ufacık bir çocuğun gülümsemesi yüzümüzde tebessüm bırakabiliyorsa; bu sihrin adı ne olmalı? Buna ne ad koymamız gerekiyor? Olayları olduğu gibi kabul edemez miyiz, sadece birazcık daha fedakar olmak için ne yapmamız gerekiyor? Gerektiğinden daha sağduyuluyuz ve bu bizi anlayışlı birisi yapabilir.
Karanlığı sevebilirsin; o senin gözlerini kapatsa da. Çünkü sevmek çok şey anlatır; siz hiç sevgi dolu gözlerinizden akan yaşlarınıza baktınız mı? Karanlığı olduğu gibi kabul etmemiz gerekir; çok aydınlıkta bile görmemize engel olan şeyin karanlıktan farkı nedir? Bu dünyada kötülüklerin, insan dışı varlıkların her zaman olacağını söyleyebilirim; çünkü her şeye ad koymaya ve anlam yüklemeye o kadar alıştık ki; o yüzden karanlığı sev ama ışık olduğunu unutma...
24 Nisan 2020
Ah polyanna yine içinde derin umutlarla gizlenmiş güzelliklere koşuyorsun. Kalbini sıcak tut, tut ki soğumasın iyimserliğin..Sen mevsimin sonbahar olduğunu bilirken bile yaprakların renklerinin güzelliğini görensin, bahar dersin sonu ilki var mı bunun bahar işte.. Ama bilirim kış gelince de sevineceksin ve kar tanelerinin o muazzam güzelliğinden bahsedeceksin..Dünyadaki tüm kötülüklere rağmen sen hep böyle kal Polyanna. Sen hep böyle kal. 🍁🍃🍂📖✒
Baloncuyu da, çok balonu olduğu için dünyanın en mutlu insanı sanırdım.
- Muzaffer İzgü