Araya başka bir kitap karıştırdığım için biraz geç bitirdiğim,bitirdikten sonra da yazmaya vakit bulamadığım daha doğrusu kelimelerimi tam olarak toparlayamadığım kitap.Yoksa bir çırpıda okunacak bir kitap.
Daha önce aşere-i mübeşşire ile ilgili bir yazı buraya yazmayı planlamıştım,hatta taslaklara bir iki şey atmışım da ama onu tam olarak buraya dökememişim.Şimdi düşününce ikisini birleştirmek pek bir mantıklı geldi.Uzarsa da uzasın yazı, nasıl olsa okuyacak birileri çıkar.
O zaman öncelikle aşere-i mübeşşire ne demek onu tanımlayalım,unutanlara ve bu kavramla yeni tanışanlara.Daha yaşarken cennetle müjdelenen 10 tane sahabe demek-ben bundan daha üst bir seviye bilmiyorum, peygamberlikten sonra tabi- düşünsenize hayattasınız ama o hayatın sonunda cennete gideceğinizi biliyorsunuz.Ben bundan sonrasında aynı şekilde yaşamaya devam edebilir miydim diye düşündüm,sonuçta cenneti garantiledim değil mi?artık istediğimi yapabilirdim heralde ama sahabe efendilerimize bakın ki onlar yaşamları boyunca öyle bir yaşamış ve yaşayacaklar ki cenneti garantilemişler.Efemdimiz'e inanmaları kadar ondan sonrasını da hatalarıyla ama o hatalara yaptıkları tövbelerle belki garantilemişler.Ne hoş..
Bir de bu on sahabe ile ilgili bir anım var ki her andığımda aklıma da gelir.Lisede kız arkadaşlardan biri konu nasıl oraya geldiyse Fenerbahçenin 11 tane takım oyuncusunu sayayım mı diye sordu bir hocamıza,hoca da tamam say dedi saydıktan sonra da şimdi de cennetle müjdelenen 10 sahabenin adını say dedi 4 halifeden ileri gidemedi arkadaş.Hocamız da orda ibretlik ayarını verdi.Bu futbolcuların sana hiç bir faydası yok,senin varlığından adlarını bildiğinden bile haberleri yok en azından sahabelerin adlarını öğrenseydin sana daha faydalı olurdu,hiç olmazsa ben sizi hayattayken tanıyordum; efendimizin dediği "ashabım yıldızlar gibidir onlardan birine tutunan kurtulur" hadisinden faydalanırdın.Orda beynime dank etti hemen adlarını öğrendim ben de ve hiç unutmam.Bıraya yazmayacağım çünkü siz bakın ezberleyemeseniz de en azından ben bakmıştım öğrenmeye çalıştım,tutunmaya çalıştım dersiniz.🌸
Vee kitap,aynen yukarda dediğim hadisin minvalinden onların aşkla sevip bağlandığı efendimizi onların gözünden ve dahası her yerde bulunmayan efendimizin gözünden onları nasıl sevdiğini öğreniyorsunuz.Bazı noktalar çok bilindik olmakla beraber sevginizi arttırıyor kimilerini hiç duymamışsınızdır.
Mesela çok çok sevdiğiniz ve ciddi anlamda saygı duyduğunuz, ne derse yapmak istediğiniz,yanından bir dakika bile ayrılmak istemediğiniz birini düşünün (bence meseleye sevgililik üzerinden bakmayın,daha büyük birisi olarak düşleyin) her işine koşturmak istediğiniz biri, üniversite yıllarımda böyle biri oldu yakınımda ve ben bazen bu kişinin her işine bu kadar koşturmak istiyorsam peki efendimize sahabeler nasıl koşturuyorlardı,hiç bırakılmazdı efendimiz diye düşünüyordum.Aynen öyle de sevdiğiniz kişiden kat kat fazlasını seveceğiniz biri olarak düşünün,sevilecek biri efendimiz yanında o kişi ne ki,ama biz ahir zamanda bunu unutuyoruz, tabi o bizi unutmuyor;sahabelerinin yanında gözleri uzaklara dalıyor da "kardeşlerim" diye bizden bahsediyor.Bizzat omuz omuza mücadele verenlerini ashabı yapıyor da görmeden iman edenleri kardeş mertebesine koyuyor.Ne naif bir yapı.Cemaatte en ufak kişinin yokluğunu farkedip de onu soruyor,yanına gidiyor.Düşünsenize diyelim ki bir kırgınlığınız var hemen sizinle ilgileniyor.Sırf en zor zamanda iman ettiğiniz için rahat zamanda sizi öne alıyor.Hz Osman'ı elçi gönderdiğinde başına bir bela geldi diye bütün ashabına biat ettiriyor.
Bir de Hz Ebubekir'in efendimize olan aşkı var ki,anlatmaya hatırlamaya doyamıyorum.Kitapta eksik bile anlatılmış.Benim her seferinde efendimizin vefatı üzerine anlatılan Hz Ebubekir tablosu gözlerimi doldurur: Hz Ömer'in galeyana gelip ölmüştür diyene kılıç çekmesinin aksine Allah'a ve ahiret gününe olan itimadıyla herkesi sakinleştirmesi ve efendimizi o halde gördüğünde de 'Hz Ebubekir ciğerlerini bakınca efendimizin yüzüne son kez, o anda çürütmüştür' yorumu.Ben yaşamayı bırak düşleyemiyorum bile.
Ve daha nicesi sahabeler, Nesibeler,Haticeler,Aişeler..
Bir de ben kitabı Hz Ömer dizisiyle eş zamanlı okumaya çalıştım,tavsiyem de öyledir daha olaya adapte oluyorsunuz.Gerçi kitap bitti dizi devam ediyor ama izleyin ve okuyun derim.Hatta ve hatta Arapça bilen,öğrenmek isteyen ve çalışanlara Arapçadan izleyip Türkçe altyazılı izleyin derim, kulak aşinalığı da oluyor.
"Herkese tavsiye dostlara emir" gibi bir yazarın alıntıyla da bitirsem güzel olur,çünkü ben bu hitabı çok sevdim. 🌿Böyle bir yazı planlamamıştım ama böyle gelişti.Kitap fiyat olarak da gayet uygun,alın derim.