İlk Kan Bağışım Ama İlk Baygınlığım Değil
Malumunuzdur ki yakında YKS' ye gireceğim . Dedim ki bu işler sadece çalışmayla olmaz manevi yönünü falan da düşünmek lazım. Elbette işin şakası bu. 18 e girdiğimden beri niyetleniyordum zaten ama kısmet bu zamanaymış. Bir kan bağışı yapalım dedik. Cumartesi günü gezdiğimiz bir alanda Kızılay'ın kan bağışı otobüsünü gördüm. O sırada annem de yanımdaydı." Aha" dedim "fırsat bu fırsat" anneme de söyledim annem de ne zamandır niyetlendiğimi biliyordu. Kendi de vermek istedi. Dedik ki önce gezelim dönerken de kan veririz. Artık kendimizi gezmeye ne kadar kaptırdıysak unutmuşuz dönerken . Eve gelince fark ettik ama ben karar verdim bir kere. Pazartesi günü otobüsün hala orada olmasını umarak bizimkilere sonunda bağışa gideceğimi söyledim. Annem o gün kendini yorgun hissediyormuş baya. Yan çizdi biraz. Babam dedi ki " Benim de oralarda işim var" ben seni bırakırım sen kendin verirsin. Birazcık tırstım ama okeyledim sonunda.
Babam beni bıraktı otobüsün oraya ben de kendi kendime anksiyete krizi geçirmeyeyim diye biraz sakinleştim ve oradaki görevlilerin yanına gittim. Başta bir form dolduruyorsunuz. Boyunuzu, kilonuzu, tansiyonunuzu ölçüp kan grubunuza falan bakıyorlar. Beş yüz sayfa falan kağıt imzaladım sonra tansiyon ölçtürmeye falan geçtim. Dediğim hiç bir şeye inanmadı abi sağ olsun. " Kaç yaşındasın" diyor "19" diyorum " Emin misin, hiç göstermiyorsun" diyor. Yok dedim dalgasına 25'im aslında.. Ciddiye aldı ! Kabul edelim çok yıkıcı bir andı. Neyse 50 kilonun altı kan bağışı yapamıyormuş." Kaç kilosun?" diyor "56" diyorum " nasıl yani düz 56 mı?" diyor Sana tam olarak nasıl bir 56 lazım abi? Neyse o işlemleri hallettik kanımda hemoglobin çok yüksek çıkmış. Olmaması gerektiği kadar. "Çok su içmezsen ve çok yürümezsen olur" dedi. Diyemedim ki " Evde bile yerimden zor kımıldarım yürüyüş sevmem çok da su içemem " diye. Neyse o anladı zaten. Ben şu an herhangi bir hastanede kan tahlili falan yaptırsam da zaten beni kan bağışına yönlendireceklermiş çünkü bu işlemle hemoglobin hızlı dengeleniyormuş . Sağlığım için zaten kan vermem gerekiyormuş. Hissettim mi nedir? Neyse işlemler bitti. Bardaklarca su içtim işlemden önce kanım akmayı başarabilsin diye. Bu arada normalde beni kan tutar ama pek ciddiye alınmam bu konuda çünkü kolay kolay evde elimi falan kesmem çok kana şahit olmam. Ev halkının yanında çok reaksiyon göstermediğim için pek inanmıyorlar bu duruma (Babamı da kan tutuyor bu arada, bir tek o anlıyor beni) Sorumlu abiye söyledim beni kan tutuyor bu arada diye. Günde bir sürü öyle insan gördüğü için çok sorun etmedi sağ olsun.
Sedyeye geçtim damar yolu açılacak. İğneye bir baktım dev gibi. Şaka yapmıyorum bu konuda maalesef o yüzden enjeksiyondan korkanlar için bir tık travmatik olabilir. Normalde iğneden korkmam. Çok da sallamadım aman iğne de büyükmüş diye zaten. Ama onu damarımın içinde düşününce içim bir hoş oldu. O sırada abi damar yolunu açtı ben de dürtülerimi tutamadığım için baktım. O iğneyi kanla falan görünce biraz tuhaf oldum elim ayağım döküldü. Kolum uyuştu. Ama yine de iyiydim. En azından iyi gibiydim. Kan verme işlemi yaklaşık 20 dakika falan sürüyor. 2-3 tüp ve 1 torba veriyorsunuz toplamda. İşlem boyunca abi elime kolonya sıkılmış peçete verdi. Başım dönmesin diye sedyeyi falan düzenledi. Ben de rahatlamaya çalıştım . Biraz tik tok izledim biraz bizimkilere foto atıp durumumla dalga geçtim falan filan. Sonunda işlem bitti. İğne çıkarıldı. Bantlandı falan. Koltuğa geçtim soda ve şekerli şeyler veriyorlar ki tansiyonunuz düşmesin. Sodayı açıp verdiler oturdum iki üç yudum aldım. Orada sedyedeki diğer bağışçıyı ve o kan torbasını gördüm. Tam o sırada benim kaydımı oluşturan abi otobüse bindi bana baktı " iyi misin sen?" diye. Abiyi gördüm ama sonra görüntü gitti. Ses var ama görüntü yok deli gibi kulağım çınlıyor. Zar zor " Bir şey göremiyorum" dediğimi hatırlıyorum sonra kayış koptu tabi. 10-15 saniye bilinç de gitti bende. Gözümü açtığımda tekrar sedyedeydim. Millet başlamadan ben hemen işi şakaya vurdum "Bir an hiç göremeyeceğim sandım" falan dedim. Onlar da takıldı biraz şakayla karışık. Çok dramaqueen bir insan değilim normalde de. Fazla abartmış gibi hissettim elimde olmasa da. Orada takıldım biraz soda falan içtim şekerli krakerlerden yedim ve kendimi daha iyi hissettiğim ilk saniye ayaklandım.
Kalktım hepsine teşekkür ettim. "Biraz daha dursaydın "falan dediler ama ben eve geçmek istedim. Babam beni almaya geldi. Eve geçtiğimizde anneme olayları aktardım hemen banyoda yüzümü yıkarken o his tekrardan geldi. Daha önce bayıldıysanız bilirsiniz. Haber verir zaten eliniz ayağınız titrer, vücudunuzdan kan çekilir. Hemen odama geçtim gerisini tam hatırlamıyorum uyandığımda yatağımdaydım en azından oraya geçmeyi başarmışım. Benim baygınlıklarım da uzun sürmez genelde en fazla10-15 dakikaya uyanırım. Kendi kendime bayılıp ayılmışım ev halkına söyleyince sallıyorum zannettiler. Sabaha kadar ancak toparladım. Her neyse bu da böyle bir anıydı. Ne yaşamış olursam olayım 4 ay sonra tekrar bağış yapmayı düşünüyorum. Çünkü ne olursa olsun o kanın ihtiyaç duyulduğu anda birilerinin hayatını kurtarması her şeye yeter. Siz bir torba kan verince bir şey kaybetmezsiniz ama 3 insan sayenizde hayatını kazanabilir.














