Güzel bir başlangıç...

seen from Moldova

seen from Moldova
seen from Moldova
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Maldives
seen from Türkiye
seen from Vietnam
seen from Moldova

seen from United States

seen from Moldova

seen from Australia
seen from Germany
seen from Germany
seen from Canada
seen from China
seen from China

seen from United States

seen from Malaysia
Güzel bir başlangıç...
Otuziki dönüm tarlası olanların, el ayası kadar toprağa göz dikmesi münasebetsizliktir. #karabibik #nabizadenazım https://www.instagram.com/p/BuJcVQoga74NTRFJbwSGYkpDBiaS0mjXYgYJC80/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=l24gjra87k1r
Karabibik - Nabizade Nazım (kitap yorumu) @okuyan_kadinlar_kulubu nün düzenlediği, #turkedebiyatiklasikleri etkinliğinde #karabibik kitabını görünce okumak istedim😍 kısa zamanda okunabilecek güzel bir eser. Konusundan bahsetmem getekirse, 1800 lü yıllarda geçiyor. Gerçekçilik-natüralizm akımından esinlenmiş. Konuyu anlaşılır kılmak adına sadece ve yalın dille kaleme almış. Üstelik yöre halkının konuşma lehçesini olduğu gibi yazmayı tercih etmiş. Karabibik isimli karakterimiz kıt kanaat tarlasında çalışıp çabalayarak geçinmeye çalışmaktadır. En büyük hayali tarlasını sürebileceği öküzü almaktır. Tek göz odalı, kerpiç bir yerde kızı "Huri" ile beraber yaşamaktadır. Dönemin yaşam şartlarına değinen otuz küsür sayfalık güzel bir eser. Yazar bilinmeyen yöreye ait kelimeler için küçük bir sözlük hazırlamış. Yaşanan yeri bilmrk adına kitabın sonuna harita eklenmiş. O yüzden okurken anlamakta zorlanmadan haritada geçen yerleri görerek nelerin yaşandığını daha iyi alıyorsunuz. Eğitimin ne kadar önemli olduğun bu kitap sayesinde bir kez daha anlamış oldum 📚Etkinlik sayesinde bilmediğim bir yazarı öğrendiğim için çok mutluyum 😊 türk edebiyatı eserlerini okumayı düşünüyorsanız eğer mutlaka tavsiye ediyorum 😎📚🐂🌄 #türkedebiyatıklasikleri49 #nabizadenazım #türkedebiyatı #kitap1sevda #edebiyakut #klasikeserlerokuyoruz #okuyankadinlarkulubu #türkiyeişbankasıkültüryayınları #beymelek #kaş #gerçekçilik #natüralizm #huri #köy #tarla #borç #akdeniz #cehalet #eğitim #dam #ocak #pilav #döşek #fakirlik #turkedebiyati #kitap https://www.instagram.com/p/Ci5Lv-dtU8d/?igshid=NGJjMDIxMWI=
Korona virüsü sebebiyle bir süredir devam eden gönüllü karantina sürecimiz ve dün gece açıklanan iki gün sokağa çıkma yasağı devam ediyor sevgili okur.
Bu dönemde özellikle kamu kuruluşları, evinde oturan kişiler için pek çok güzellik yaptılar. Örneğin TÜBİTAK Bilim Teknik, Bilim Çocuk ve Meraklı Minik dergilerinin tamamını ücretsiz olarak okuyucularla buluşturdu. Benim gibi arşiv delileri de, sadece güncel sayıları değil, geçmiş yıllara ait sayıları ve hatta o sayılarla verilen tüm ekleri bile indirip arşivlediler.
Devlet Tiyatroları, TRT gibi kurumlar da Youtube üzerinden bir sürü tiyatro oyunu ve unutulmaz diziyi yükleyerek evinde kalan vatandaşlara birer alternatif oldular.
Anadolu Üniversitesi de bu süreçte boş durmamış ve Anadolu Üniversitesi Yayınları‘ndan Türk Klasikleri Serisi‘ni 13 gün boyunca her gün bir yeni kitap olacak şekilde paylaşıma açmış. Bu seride çok önemli ve çok özel kitaplar yer alıyor. Lise Edebiyat derslerinde adını hep duyduğumuz ancak çok azımızın okuma zevkine erişebildiği Araba Sevdası, Firuz Bey, Karabibik gibi her bir Türk Edebiyatı için bir ilk niteliğinde olan romanlar bunlar.
Buraya tıklayarak seriye ulaşabilirsiniz.
Kitapların bazıları Osmanlıca ve Türkçe eş baskı, kimleri de günümüz Türkçesiyle basılmış. İster indirip arşivleyin, ister indirmeden okuyun ancak muhakkak aşağıda yer alan linke tıklayıp eserleri her gün kontrol edin. Üniversitenin belirttiği 13 günlük süre 16 Nisan 2020 Perşembe günü sona eriyor. Bu tarihten sonra bu kitaplar ücretsiz olarak kalacak mı yoksa erişime kapanacak mı henüz bilmiyoruz.
Keyifli okumalar ve teşekkürler Anadolu Üniversitesi 🙂
http://kdm.anadolu.edu.tr/TurkKlasikleri.html
Anadolu Üniversitesi’nden 13 Gün Boyunca Her Gün Bir Kitap Korona virüsü sebebiyle bir süredir devam eden gönüllü karantina sürecimiz ve dün gece açıklanan iki gün sokağa çıkma yasağı devam ediyor sevgili okur.
KARABİBİK
Nabizade Nazım (1890)
Şirince'deki nesinmatematik köyünden selamlar.Edebiyatımızın ilk köy romanını bu muhteşem doğa manzarasında okuduğum için pek bahtiyarım doğrusu.. Hikâye Antalya'nın bir köyünde geçiyor.Yazarın şiveleri aynen yazıya dökmesi cok hoşuma gitti. Kitabın önsözünde Nazım bu romanı neden kaleme aldığını öyle içtenlikle anlatmış ki buraya aynen almadan edemedim.
Okurlarıma;
Gerçekçi tarzda yazılmış roman okumamışsanız size bir tane sunayım.
Emile Zola gibi, Alfons Daudet gibi realist yani gerçekçilerin romanları hep ahlaksızlarla doludur zannedenler, şu Karabibik'i okuduklarında bu fikirlerini düzelteceklerdir sanırm.
Bu tarz romancıların gayeleri, insanlık olaylarını sadece insan yönünden inceleyip anlatmaktır. Bunlar, bir insan ne gibi duygu ve hareketlere yetenekli ise ona o duygu ve hareketleri yükleyip işi doğal sınırının dışına çıkarmamak, yani yeterli olmadıkları özellikleri insanlara yüklememek isterler. Onlar olaylara renkli gözlüklerle bakmazlar, kendi var olan gözlükleri ile bakarlar. Bu bakışla ortaya çıkaracakları yargıların sadece kişisel yani kendilerine ait olması ne kadar doğal ise, geleneğin doğanın üstünde olmayacağı düşüncesinden hareketle akla yatkın ve kabul edilebilir olması da o kadar doğaldır.
Benim şu Karabibik'im de bilemem ne dereceye kadar gerçekçi yani akla yatkın bir roman olabildi. Buna siz karar vereceksiniz; fakat sanıyorum ki onu bu haliyle de ruhsuz bulmayacaksınız. Roman konusunu Anadolu köylerimizden seçmekte bir düşüncem vardır ki bu da köylülük,çiftçilik dünyasının uzağındaysanız size o dünya hakkında bir fikir vermiş olmaktır. Olayların geçtiği yerlerdeki halkın yaşamı ve uğraşları hakkında yeterli derecede bilgi bulacaksınız, ayrıca dilleri de tanıyacaksınız.
Kendi duygu ve düşüncelerini olaylara hiçbir şekilde katmamak realist romancının esas görevlerinden olması dolayısıyla hikaye hep o tarzda yürütülmüştür. Bulacağınız yargılar ve düşünceler hep hikaye kahramanlarının kendilerine aittir; benimle hiçbir bağlantıları yoktur. Hikaye kahramanlarını kendi düşüncelerince, kendi dillerince konuşturmak geçerli kurallardan olmasından dolayı ben de konuşmaları o doğal şekliyle kaleme aldım. Böyle dilimize ve edebiyatımıza küçük bir hizmette bulundum sanırım.
Düşünceme göre dil her tarafta incelenmeli ve toplanıp bir araya getirilmelidir. Ancak bu şekilde dilimiz düzeltilip iyileştirilebilir. Nabizade Nazım
Otuziki dönüm tarlası olanların da avuç içi kadar toprağa göz dikmesi densizlik değil mi ya? 10
Suç eşekte değil sahibi olan eşekte! 11
-E gayrı ni hal edelim,kader değilmiş. 14
-Ulan Hasaaaannn! Halangile gitti buban. Ulan kıvrak varıvı... Çabuk git 15
-Hey köflüler!Hep öleceğiz. Davarı it gözleyi durur şuuuut! 16
-Iııı!Derlen görem. Nah işte gün batıp oturur. Aş vaa mı bilmem gaari. 18
Karabibik he yiyor hem de öküzlerini düşünüyordu. Huri ise pilav yenilip bittikten sonra yarın bu kabı nasıl temizleyeceğini düşünmekteydi. 20
Huri bu düşünceye pek katılamıyordu. Fakat bir erkekten iyi düşünebilecek değil a! Belki babası daha akıllıdır. 20
Bir çirkin gülümseme, bir iki sıradan nükte, içinden gelen kısa bir çığlık: İşte ömrünün romanı bundan ibaretti. 27
16 Ağustos 2018