SEYİR
PİRAYE (2019)
Seyir eden misin. seyreden mi bu alemde? diye bir soru ile başlıyordu romanımız ve tabiki bu soru ile beni cezbetmeyi çoktan başarmıştı. 3 kısımdan oluşan romanda Mina'nın önce kayboluş, sonra Ma ile tanışıp kendini bulma, sonunda da başarı hikayesini okuyorum. Birinci kısımda yapma Mina, bir kadın kendine bu kadar haksızlık etmez diye kızıp duruyorum, ikinci kısımda ise Ma ile karşılaşıp kendini gerçekleştirme yolunda bir kişisel gelişim kitabına giriş yapıyorum ve en son tabiki mutlu son.
Seyir: Kendini sürekli tekrar eden, okuması kolay, kişisel bir gelişim kitabının roman halidir.
1 KURBAN: Her şey ,onlar böyle olduğu için böyle..
''Düşünmüyorsun,düşüyorsun.Düşündüğünü zannediyorsun,ama sadece yoklukta biraz daha irtifa kaybediyorsun.Çıkabilmek için sözüm ona düşündükçe,hr gün biraz daha nefessiz boğuluyorsun.Sen düşünmüyorsun, düşünmek, var olabilmek ile olur ancak.Sen var mısın? ''20
Mesele birşey olma değil: mesele sen olmayan herşeyden soyunup,en başta sende Ol denmiş olanı yaşamaktır. 70
Yaşamak da zaten budur.Oysa sende ''ol'' denmiş olan kim,bilmiyorsun. Bir çakma kimlikte hergün ordan oraya savruluyorsun.Anlaman lazım,buraya ya kendin olursunya yok olursun.Kendinden başka bir şey olmaz; ancak ortada sürüklenen, tanımlanamayan bir yokluk olursun.Se yok isen,senin bir yaşamın nasıl olur? İşte bak, yoklukta debelenip duruyorsun.Kendine gel! Kendine... Gel'' 71
Bu yaşamı hergün biraz daha oyuğa dönüşen kadını istemiyorum. Derinlerde bir yerlerde biliyorum, böyle olmamalı.Başka bir yol olmalı! 91
2 BEN: Herşey ben böyle olduğum için böyle..
Nefesi tutmamıza sebep olan durumu kontrol edebiliyor muyuz? Hayır.Oradayız, o anla karşı karşıyayız.Her nefesi tutup olan ve o ana direndiğimde, içinden geçilmemiş bir deneyim olarak hücre hafızamda yer alıyor.Geçip gidemiyor o deneyim,bende hapsoluyor.Yani o direndiklerimizin yarattığı duygular, endişe, korku, acı hapsoluyor hücre hafızamda. Ya da çok mutlu olup gitmesin istediğin deneyimler.Mümkün mü kontrol etmek ,tutabilmek onları? Hep aynı kalan, geçip gitmeyen ne var şu alemde ? Nefesimizle o deneyimin içinden keyifle yaşayıp geçebilecekken;o kayıp duygusunu , o eksiklik, yokluk, yaşam boyu o boşluğu kapatacak çareleri bulmak isteyen beklentiyi gömüyoruz.Yani iki taraftan da acı geliyor, iki taraftan da öbek öbek yük yükleniyoruz...Ve her gömü,zihin için bir daha karşılaşılmaması gereken bir malzeme... 108
Yaşamın da birşeylerin değişmesini istiyorsan , öncelikle şikayet etmekten vazgeçeceksin.Tümüyle... Şikayet insanın başvurduğu en alçatıcı yöntemlerden biri. Şikayet kendini oluşturan tatszı gerçekliğe , bir başkası ya da başkalarının sebep olduğu plavrasına dayanmak,bu sebeple kendine acımak ve kendine yetmiyormuş gibi, bu ne kadar kurban olduğun masalına karşındakini de inandıa çabasından başka bir şey değildir ve bence insanın muhteşemliği göz önüne alınırsa çok üzücü. 118
Öncelikle yaşamın getirdiğini kabul edeceksin.Durum ne ise kabul. Kabul etmek demek ' Aman ne güzel' demek değil, o an önündeki ne ise onunla barış içinde olmandır. Direnmemektir. Reddetmemektir. 119
Yaşam anlardan oluşur, ya o an ile bir, onun içinde yerini almış, onu yaşayan ve deneyimleyen bilinçsin ya da ona direnen, karşı koyan, ayrı olmaya çalışansın. O zaman yaşamda olamazsın .İçinde olmadığın bir şeyi yaşayamazsın. Var olamazsın.Yoksun Mina.Direndiğin her an yoksun yaşamda. Mesele hiçbir zaman ne yaptığın değildir, nasıl yaptığın, kim olduğundur. 120
Zihin bir hikaye yazıyor sen de inanıyorsun,İnandığın şeyi yaşarsın, bunu giderek daha çok anlayacaksın. Sigarasız kafanın çalışmayacağına inanıyorsan, çalışmaz.Bitti keyfe gelince...İlk sigaranı hatırla keyif almışmıydın? 132
Bu dünyada geçici olmayan hiçbirşey yok.Her şey değişiyor, şekil değiştiriyor ya da gidiyor.Bunu bilerek izle. 'Bu da geçecek eli mahkum 'de. Yaşam sana her an ne getirirse, onu yaşarsın, geçip gider.Bir deneyim daha kazanırsın, yaşarsın.Anın getirdiği ile savaşırsan,direnirsen ve olmasın,gelmesin ya da olduğunda,Ben bunu istemiyorum,bunu kaldıramam,buna dayanamam diye direnirsen gelmesine izin vermiyorsun demektir.Ki bu da geçip gitmesine olanak vermez.Sen direnir durursun,direndikçe yapışır kalır sana ve seni dize getirir.Mutlaka ama mutlaka o geçip gidemeyen enerji seni içten içe bir şekilde tüketir. 134
Nahoşluktan başlayıp yükselerek,acıya gelene dek olumsuz diye adlandıracağın her deneyim göreceksin ki geçecek.Ve sen biraz daha güçlenmiş olarak ilerleyeceksin. 134
Sıkıştığını hissettiğin her an ,senden hemen yersiz bir terslik veya alaycılıkla,dahası kibirle bir sıçrama geliyor, fark ettin mi? 141
Fark et kendini. Saçma geliyor, çünkü zihnin anlamıyor.Anlamayınca bunu bir tehdit gibi algılıyor, sen de hemen böyle zevzekçe tepki veriyorsun.Bi dur.Ne çıkacak benim ağzımdan, diye bi dur çıkarmadan evvel. Bir bak. Tepki makinası olmakla, gerçek bir insan olabilmek arasında fark var. 141
Mutluluk hissediyorsan, mutlu oluyorsun.İşte insan olandır.Ne olmak istiyorsa olabilendir. Oluşu deneyimlemek için, birşey olmayı deneyimlemek için tasarlanmıştır. 146
Benim her an istediğim tüm kainatı işletebilir mi? 147
Yaşam her an senin önüne gelen andır.Artık önündedir ve bunda bir seçim hakkın olamaz.O anda olur. Ancak, yaşam dediğim başka bir şeydir. Yaşamım benim o anla nasıl birleştiğimle oluşur. Anladın mı? Yşam oluyor, o yaşamda sen,o anda ne, kim olacaksın? O an ile sen nasıl birleşecek, ona sen ne katacaksın? Anda ne verecek,ne alacak ve sonuçta ne deneyimleyeceksin? 148
Her saniye öfke ve yargı saçan bir tepki makinası olmaktan vazgeçebilmek adına, sadece izliyorum ve zihnimden gelen yorumları fark ediyorum, o anda oluyorum.Kendi başıma yazdığım koca bir yalan nihayet bitti. 168
Böyle yürünüyor bu yol işte Mina. Gerçeklikten koparan her bir düşünce ve inanç , sorgulanmalı ve temizlenmeli .Temizlenmeli ki, zihin de özgürleşsin.Tekrar tekrar getirmesin sana. 173
Meseleleri mesele etmezsen mesele kalmaz. 174
Sevdiğin şeyleri yapacaksın Mina.Ertelemeyeceksin, boş vermeyeceksin, her an keyif, neşeve sevgi hissetmek Can'a sorumluluğundur. 174
İnsan bilinçte yukarı çıkamadığı ve zihniyle özdeşleşme ıstırabına dayanamadığı için daha da bilinçsizleşmeyi seçiyor, daha çok uyumayı ve bunun için herhangi bir yolla kendini uyuşturmayı. Ama maalesef, bu her seferinde her şeyi daha da acı yapıyor. 182
Çok güzel başlayan akşam, bir süre sonra bir kabusa dönmeye başladı.Ayrı olma hali.Hatırlayabildiğim en yoğun his bu. Ancak bu ayrılık, eksik hissetme ve eksik olmaya dayanıklı bir ayrılık.Öyle bir hal ki, eksik olanı fazla olana karşı öfkelendiripve aynı zamanda karşı olma haline sokup savunma ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bu nedenle zihnimin yağdırmaya başladığı acımasız kıyaslamalar ile, çok ait olarak, hatta ev sahibi gibi diyebileceğim hislerle başaldığım akşamda, onlardan kendimi giderek ayrı hissetmeye başladım. 195
Sen onlar gibi değilsin.195
Yabancı kalmış gibiyim, kendimi iyice ayrık otu gibi görmeye başlıyorum. 195
Her geçen gün ortaya çıkan bu kadını tanımaya çalışıyorum.Ne ister?Ne sever? Onun yaşamı nasıl olmalı? O kadar bağlantımı kaybetmişim ki kendimle, bu aymış kafamla, huzur, dinginlik ve hatta neşe hissederek kendimle vakit geçirmek büyük bir yenilik benim için. Yepyeni ve çok sağlam bir dost edindiğimi fark ediyorum. Birlikte vakit geçirmekten giderek daha da hoşlandığım bir dost, ne yaparsak yapalım birlkte keyif aldığım bir dost. Yalnızlık kavramı ne denli bir palavra bir dram malzemesiymiş yine zihinde yaratılan. Yalnız olmaz ki insan... Hep kendi ile bir, kendi ele birlikte. 212
İnsanoğlu denmiş dilimizde ben bunu ''insan oluş'' diye değiştirmek isterdim. 213
Şükür diyor, şükür.Hiçbir şeyi hatırlamazsanız bile bunu hatırlayın.Ne olursa olsun şükredin.Neden? Çünkü şükrettiğin an, var olana odaklanıyorsun demektir, yoksunluk yok demektir, hoop merkezdesin evdesin demektir. O zaaman otomatikman yaşam dengede, hayrına akar. Çok önemlidir Şükretmek! 230
Bütün mesele nereye odaklandığındır. Çünkü odakalandığın ne ise, o olurun. Bir durum istediğin gibi değilse, iki seçenek vardır.Ya problem diye isimlendireceğin alana odaklanırsın ya da çözüm alanına. Bu iki alan birbirinden tamamen ayrı alanlardır. 232
Ben çok şansızım, diye inanıp ne kadar şanslı olduğunu deneyimleyen bir inan olabilir mi ha? Sen de o yok bu yok dersen hep yapmış olduğun gibi sadece yokluk görür, onu yaşarsın. 233
Odağını çözüm alanına çevireceksin.Bilinçli olarak seçim yapacaksın. 233
Tek bir soru , niyet yeterli: '' Ben şimdi ne yapabilirim?' Bu soru öylesine büyük bir güç içerir ki, her şeyi değiştirir Mina. Çünkü seni problem alanından alır, çözüm alanına odaklar.Zihin, zevzeklikle uğraşacağına, anda akıl olarak çözüm için çalışmaya başlar ve odaklanma arttıkça hoop gelsin olasılıklar. 233
Biz buraya deneyimlemeye geldik. 234
Bir insan bunu nasıl yapabilir diye yargılarsan hoop kendini aynısını yaparken bulursun. 235
Olandan sen sorumlu değilsin ama olanın kendine yaşattığından sen sorumlusun. 241
Mina, bu alemde aslında tüm sistem beklemeye dayanır.Sorarız ve bize cevabın gelmesini bekleriz.Ya da olması gerekenin olmasını bekleriz. Beklediklerimizle ilgili cevaplar, fırsatlar geldiğinde yaşama cevap vererek ilerlesek daha çok kendimiz olarak yaşamda hep daha fazla vererek ve alarak ilerleyebiliz. Ama eğer kapına gelmeden, yani vakti gelmeden harekete geçerse insan , ben olduracağım derse ki zihin sayesinde bu hata hep yapılıyor, o zaman suratına patlar konular.Zihin hep hızlandırabileceğini zanneder; çözebileceğini, zorlayarak başarabileceğini falan filan. 272
Şu yaşamda tek bir şey söyle , ne yapalım da iyi yaşayalım deseler; '' İyi hissetmeye bakın'' derim. 282
Yaşam bir seyir esasında.Peki seyir eden misin, seyreden mi? İnsan her ikisi de! 290
3 BİR : ''Her şey bir''
Kendinden ters yönde hızla yol almak ve bir dahageriye dönüş yolunu bulamamak.Bulabilmek için çırpındıkça daha çok kaybolmak. Nasıl bu denli kaybolmayı başardığını ve neden bir türlü dönüşü bulamadığını anlayamadığın için de giderek büyüyen, artan, griftleşen kurbanlık hikayelerinin içinde nefesszi kalıp boğulmak. Çare diye ilişkilere, maddelere, işe, yemeye, alışverişe, paraya, estetiğe, kısaca yapışılacak, iyi hissetmek adına medet umulacak ne varsa yapışmak. Çünkü bilinçsiz insan için, bu dünyada bir kurban olarak kendisi dışında her şey iki gruba ayrılır: Kurban edenler ve çare olabilecekler.Oysa bu dünyada ne seni kurban eden ne de çare olabilecek bir ey yoktur kendinden başka. 298
Özgürlüğün bilinmezlği, içerisini zaten bildiğin hapihaneden, cehennemden daha korkunç gelebilir insana. Zihin tanıdık olanı sever Mina 308
En yargıladığımız insanın dahi inandıklarına bir an inansak, aynen onun gibi davranırız. 315
Merhamet etmeli insan. Merhametin içinde ne yapabilirim sorusu barındırdığından, sorumlulukla o kişinin durumun aşifa katma olasılığımızı yaratır. 337
Dönüşüm adım adım gerçekleşen bir süreç. Yolda yürümektir muhteşem olan, çünkü her adımda gerçeğini, gerçekten yaşamın benzersizliğini, kıymetini biraz daha idrak edersi. 343
28.09.2021














