Geçenlerde bir kitapçıya girip "Kerime Nadir'in kitabı var mı?" diye sormuştum. "Var." cevabıyla çok sevinip kitapları elime aldım. Sonra tanesinin 50 tl olduğunu duyuncada üzülerek boynumu büküp kitapları yerine koyup kitapçıdan çıktım. Bu akşam televizyonda Uzun Hikaye filmi oynuyordu, bir kez daha izledim. İlk izlediğimde fark etmemişim ya da unutmuşum bilmiyorum Mustafa, Ayla'ya Kerime Nadir'in Samanyolu'nu hediye etmiş. Görünce filmin sonuna gelmeden gözlerim doldu. -ki zaten sonunda ağlıyorum.- Sonra bi şeyi fark ettim. Çok uzun zaman bir şeylerin yalnızca kitaplarda yazıldığını ya da yalnızca filmlerde olduğunu hep unutup, gerçek olduğuna inandım. Hala da inanıyorum sanırım bilmiyorum. Ama bir fark var. Artık biliyorum ki o yazılar, oynanan hikayeler yalnızca şanslı insanların başına gelir. Hikayede tek bir prenses var diğerleri yardımcı oyuncu olarak arkadaşı, kardeşi... Hikayenin prensesiyse yalnızca şanslı olan. Hikayenin kahramanı ve yan figürler. Kim hangi hikayenin kahramanı ki? Kaç kadın şanslı doğmuştu ki? Ben kitapların arasında kaybola kaybola anladım ki birileri o hikayeleri yazacak ya da yaşayacak, bende okuyacak ya da izleyeceğim. Sanırım hepsi bu. Bu kitapta sevdiğim bir akrabamın hediyesi. Tek Kerime Nadir kitabım. Birileri yazmış, demek ki birileri bir yerlerde yaşamış, bende okudum. #kerimenadir #solanümit #kitap #daktilo #sahaf #eski #nostalji #uzunhikaye











