FEDA EYLEMLERİ TOPLUMSAL-KİTLESEL EYLEMLERİ SABOTE EDER
Kitlesel eylemler genellikle ilk görseldeki gibi başlıyor, silah yok, sapan yok, havai fişek yok, taş yok ama eylemciler polisin er ya da geç müdahale edeceğine daha önceki deneyimlerinden alıştığı ve gözaltı sonrası burjuva hukukun sopasını yememek için yüzlerini kapatıyor (tabi artık bu da suç), polisin ilk olarak gazla ya da jopla müdahale yapacağı anlaşıldığında genellikle bir grup fedakar öncü olarak eylemi sürdürüyor ve eylem ikinci görseldeki gibi devam ediyor, müdahale sonrası silahsız kitle dağılmazsa kaldırımlardan söktükleri taşlarla üçüncü görseldeki gibi polise karşılık veriyor, kitle dağılırsa dördüncü görseldeki gibi bir grup fedakar öncü billboardlarla ve çöp konteynerlarıyla barikat kuruyor ve taşlar atarak çatışıyor ama polis plastik mermiler ve akrepler kullanmaya başladığında beşinci görseldeki gibi işin seyri değişiyor, bazı sekter ve dar grupçu örgütlerin istediği oluyor, stereo-tip küçük burjuva devrimcileri fedakar öncüleri silahlandırarak kazanamayacağı bir savaşa zorluyor, gecenin karanlığındaki kitlesel eylem aynı pankartın altında bir avuç devrimci fedainin boy göstererek örgüt propagandalarını yaptığı bir şova dönüşüyor. Sonuçta, yasal eyleme müdahale ederek suç işleyen polis, burjuva hukuk karşısında, eylem kitlesel ve barışçıl olarak başlasa da bir avuç dar grupçunun silahlı eylemiyle sonuçlandığı için haksızken haklı duruma geçiyor, toplumsal-kitlesel, barışçıl ve yasal olarak başından beri eyleme katılan tüm eylemciler ise haklıyken haksız duruma düşüyor. Bu durum Gezi eylemlerini hatırlatıyor.













