Aynı yerde yaşayıp birbirine yabancı insan topluluğundan biriyiz sadece...
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from United States

seen from Ireland
seen from Germany
seen from China

seen from Japan

seen from United States

seen from Japan
seen from Singapore
seen from China
seen from Netherlands
seen from Ireland

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Bulgaria
seen from Netherlands
seen from Japan
seen from United Kingdom
Aynı yerde yaşayıp birbirine yabancı insan topluluğundan biriyiz sadece...
“Nerede olursanız olun ölüm sizi yakalar, titizlikle korunan muhkem/sağlam kaleler içinde olsanız bile...”
•Nisa, 78•
" İslam, kişinin hayattaki her faaliyetini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen aktif bir dindir. Allah’ın koymuş olduğu emir ve yasaklar insanın hayatını her yönüyle şekillendirir. Fakat kişi, Allah’ı unutup O’nu gündeminden çıkarttığı, emir ve yasaklarını göz ardı ettiği, tamamen dünyanın meşgalelerine daldığı anda din o kimse üzerindeki etkisini yitirir. Sonuçta bu kimse dünyevîleşmiş olur. Kur’an’da bunun birçok örneğine rastlayabiliriz. Ülkesini kendi malı olarak gören (Zuhruf, 43/51) ve tamamen nefsini tatmine yönelik kararlarla hükümdarlık yapan Firavun (Kasas, 28/4) ile servet düşkünü Kârûn (Kasas, 28/76-78) dünyevîleşmiş insan tiplerinin birer örneğidir. Bunların ortak noktası şeytana uymaları, dünyaya gönderilme sebeplerini ve onları yaratan Rablerini unutmaları yahut da ona iman etmemiş olmalarıdır. Nitekim Rabbimiz şöyle buyurmuştur: “Şeytan onları hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” (Mücâdele, 58/19) "
“Ne evladını ne eşini ne anne babanı değiştirebilirsin. Bunun için hummalı bir mücadele içindeysen ipleri gevşet artık. İnsan, kendisinden başkasını değiştirmeye muktedir değildir. Bu mümkün olsaydı Hz. Yakup kendi oğullarının kalbini ve tutumlarını değiştirirdi, peygamberimiz en sevdiği amcası Ebu Talib’in iman etmesinin sevincini yaşardı, Hz. İbrahim babasının kalbini yumuşatabilirdi, Nuh peygamber eşini ve çocuğunu gemiye bindirebilirdi. Demek ki kalplerin ıslahı bizim elimizde değil. Bize düşen samimi bir dua ve sabırdır.”
|Hatice Kaymaz
” اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ طُوبٰى لَهُمْ وَحُسْنُ مَاٰبٍ “
“İnanan ve salih amel işleyenler için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.”
•(Ra'd, 13/29)
" İlk ezanı okuyan sahabî olan Bilâl-i Habeşî, Hz. Peygamber’in müezzini olmasıyla meşhur olmuştu. Güzel sesiyle okuduğu ezanların yanında namaza olan düşkünlüğü ile de bilinen Hz. Bilâl ile Sevgili Peygamberimiz arasında bir sabah Bilâl’in cennetle müjdelenmesi anlamına gelen şu diyalog yaşandı: Allah Resûlü, bir sabah Hz. Bilâl’e, “Ey Bilâl! Bana Müslüman olduğun dönemde işlediğin ve çok faydasını umduğun bir amelini söyle! Zira ben bu gece cennette önümde senin nalınlarının sesini işittim!” buyurdu. Bilâl-i Habeşî ise buna layık olmasının sebebini abdest ve namaza olan düşkünlüğüne bağlayarak şunları söyledi: “Doğrusu benim işlediğim ve en çok faydasını umduğum amel, gecenin veya gündüzün bir saatinde tertemiz pak lanıp sonra da o temizlikle Allah’ın bana takdir ettiği kadar namaz kılmamdır.” (Müslim, Fedâilü’s-sahâbe, 108) "
Esselamu aleyküm. Hayırlı Ramazanlar 🌿
“... İşte iman-ı âhiretin binler faidelerinden işaret ettiğimiz beş-altı numunelerine sairleri kıyas edilse kat'î anlaşılır ki; iki cihanın ve iki hayatın medar-ı saadeti yalnız imandır.”
İman ve Küfür Müvazeneleri - 235
Sahibi olduğumuz şeylerin acizi olduğunu bilsek bir şeyleri anlayacağız aslında.. 🌿