Bir mandalinayla başlar bazen bir aşk, bir savaş, bir büyüme hikayesi...
"When Life Gives You Tangerines" sadece bir dizi değildi benim için — kalbimin en kuytularına dokunan, geçmişle bugün arasında incecik bir çizgide yürürken kendimi yeniden bulduğum bir yolculuktu.
Aşkı, aileyi, birey olmayı ve hayata tutunmayı yeniden tarif eden bu anlatı; her sahnesiyle beni sarıp sarmaladı, her kelimesiyle içimde bir yerlere dokundu.
İzlemeye başladığım ilk andan itibaren biliyordum: Bu hikâyeyi sadece izleyip geçemem. Yazmalıydım… İşte bu hisle yaklaşık 10 sayfalık bir inceleme yazısı çıktı ortaya.
Bu yazı sıradan dizi inceleme yazılarının aksine, sahnelerin ardındaki fısıltıları duyanlar için; bazen bir karakterde kendini gören, bazen bir replikte yıllardır söyleyemediklerini bulanlar için…
Belki senin de kalbinde bir yere dokunur.
Hazırsan, kokuları burnumuzdan eksik olmayan o mandalina tarlasından birlikte geçelim.


















