"Ham meyve dalında zorla tutulur ama acıdır. Sabır, o meyvenin güneşin altında bekleyip tatlanmasıdır. Başınıza gelen musibetlere diş sıkmak değil, o musibetin içindeki hikmeti beklemek gerçek sabırdır."
Molla Cami - Suhbatü'l-Ebrar

seen from France
seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States
seen from France
seen from Türkiye

seen from Peru
seen from Brazil
seen from Brazil

seen from Peru

seen from United Kingdom

seen from Argentina
seen from Peru
seen from United States
seen from United States
seen from Argentina

seen from United States

seen from Peru

seen from Türkiye
seen from United States
"Ham meyve dalında zorla tutulur ama acıdır. Sabır, o meyvenin güneşin altında bekleyip tatlanmasıdır. Başınıza gelen musibetlere diş sıkmak değil, o musibetin içindeki hikmeti beklemek gerçek sabırdır."
Molla Cami - Suhbatü'l-Ebrar
🌹 yaprağı ...
Bir zamanlar İrânda alimler ve şairler, “Suskunlar Meclisi” adı ile bir topluluk oluşturmuşlardı. Üye sayısı 30 kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı.
Diğer şartları:
Çok düşünmek,
Az yazmak
ve Çok az konuşmaktı.
O zamanlar meşhur şair ve âlim Molla Camî, bu meclisin aşkındaydı. Günün birinde Suskunlar Meclisinin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için âlimlerin bulunduğu köşke geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kâğıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan Suskunlar Meclisi’ne gönderdi.
Meclis üyeleri bu teklifi görünce biraz üzüldüler.Molla Câmi’yi oraya layık bir âlimdi ama ölenin yerine başka birini almışlardı. Yeni bir elaman için yer yoktu. Meclis başkanı, bir bardağı tamamen suyla doldurduktan sonra Molla Câmî’ye gönderdi.
Zeki âlim durumu kavramıştı. Bir damla daha olsa bardak taşacaktı.Bunun üzerine O da hemen oracıktaki bir gül dalından küçük bir yaprak koparıp nazikçe suyun üstüne koyuverdi. Bardak taşmamıştı. Bunu içeri gönderdi. Meclistekiler bu kibâr cevâbın mânâsın anlamışlardı: Zarif insanların yeri başkaydı.
Üyeler, bu kıymetli âlimi de aralarına almaya karar verdiler. Başkan listeye Molla Câmi’nin adını ekledi. Otuz sayısının önüne bir sıfır koyarak, 300 yazdı. Bununla Molla Câmî sayesinde, meclisin kıymetinin on misli arttığını belirtiyordu. Listenin son şekli Molla Câmî’ye gelince, meseleyi anladı. Ancak sayının büyük gösterilmesinden hoşlanmadı.Sağdaki bir sıfırı silerek, otuz sayısının soluna koydu. Yani 030 yazdı. Mütevâzî gönüllü Molla Câmi, böylece kendisini solda sıfır sayıyor, bardağı taşırmadığı gibi, o meclisin yapısına da tesir etmiyeceğini söylüyordu.
Diğer üyeler bunu görünce, hürmet ve hayranlıkları bir kat daha artmış olarak Suskunlar Meclisi’nin yeni elemanını muhabbet ve hürmetlerle selâmladılar.
'İlim küçük adamı kibirlendirir, vasat adamı şaşırtır, büyük adamı alçakgönüllü yapar.'
Molla Câmî (k.s)
"Güneşin ışığı vurduğunda zerreler nasıl görünmez oluyorsa, Hakikat güneşi doğduğunda da senin 'ben'liğin öylece yok olmalıdır. Varlık iddia eden, vuslattan mahrum kalır."
Subhatü’l-Ebrar-Molla Cami
Molla cami, İstanbul'un fethi ve İstanbul'un yıkılışı