Delisin
Çok erken uyanmam gereken bir sabahtan, geç kaldığım bir hayata, herkese günaydın. Küçüklüğümden beri bildiğim en iyi şey aslında erken uyanmak istiyorsan erken uyuman gerekir sözü. Bunu bana annem mi söylemişti hatırlamıyorum. Bir annem yoktu aslında Beni dünyaya leylekler getirdi. O da gagasında beni taşımaktan yorulduğu için ansızın beni boşluğa salıvermişti. Biz aslinda leylek annemle birlikte gökyüzünde yaşamayı planlıyorduk ama o yorulunca tüm planlarimiz alt üst oldu. Tıpkı şu anda hayatımın en önemli gününde uyuya kaldığım gibi. Yine planlarım alt üst olacak. Erken de uyumuştum aslında.
Hızlıca kalktım. Bir çırpıda giyindim. Kendimi her özel hissettiğimde giydiğim kıyafetlerimi giydim. Kırmızı ceketimi, içine lacivert gömleğimi, sarı kravatımı ve alevli şortumu. Böyle giyindiğimde kendimi dünyanın en yakışıklı en seksi en sempatik insanı gibi hissediyorum. Öyleyim de bence. Çünkü bunu bana hissetiren, saçları upuzun, havayı önemsemeden her daim güneş gözlüğü takan, pantolonu yırtık, kıçını kapatan uzunlukta bembeyaz gömleğiyle, bir kovboyu andıran endamı ve fötür şapkası olan dünyalar güzeli bir kadınım var benim. Onunla dün gece sabah kahvaltısında buluşmak için randevulaşmıştık. Ama ben çok geç kaldım. Çok kızacak bana biliyorum. Evden Hemen çıkmam gerekiyor ama ben dişlerimi fırçalamalıyım. Öpüşürüz belki, ağzım güzel kokmalı diye geçirirken içimden tüm dişlerimi geçen sene döktüğümü hatırladım. Fırçalayacak bir dişim bile yok madem artık koşa koşa gitmeliyim kadınıma. Ama karnım açken koşamam ki ben. Bir şeyler yiyip öyle gideyim bari. Hem daha gelmemiştir o da. Aklımdan bir şeyler yemek geçerken hatırladım diyete başladığımı. Son zamanlarda cok kilo aldım. Tam 55 kiloyum artık. Bu yüzden diyet yapıyorum. Sabah üç simit yiyordum artık beş tane yiyorum. Ve düzenli besleniyorum. Evde simit kalmamış. Çıkmam lazım. Hem geç kaldım ben. Karım çok kızacak bana.
Uzaktan gördü beni el sallıyor şu an bana. Yine çok güzel görünüyor. Tanrım özenerek yaratmış. O gözler o dudaklar o burun o ağız ancak bu kadar güzel yaratabilirdi. Teşekkürler tanrı bey. Beni üçgen kafa gargamel burun dikdörtgen ağızla yaratıp başkasını dünya guzeli yarattığın için. Ama olsun o da benim artık. İstersem bana her şeyi ödünç verebilir. Yarın ondan burnunu alıp dünyanın en güzel kokan çiçeğini koklamaya gideceğim. Sonra ağzını alırım tarhana çorbası içerim. Cok seviyor çünkü.
Yaklaştım yanına. Beni neden erkenden geldin diye karşıladı. Daha akşama çok var. Yemekte buluşuruz dememiş miydik. Öyle evet. Ama seninle gecirmek istedim zamanımı. Kötü mü yaptım. Hayır çok iyi oldu geldiğin dedi. Ben de seninle onemli bir konu konuşacağım dedi. Konuşalım dedim. Başladı anlatmaya.
Aşık olmuş bir başkasına. Benden ayrılmak istiyormuş. Kime dedim. Söylemedi. Ama zorladım ısrarlarıma hiçbir zaman dayanamaz zaten. Her gece karşı bankta uyuyor dedi. Uzun uzun bakışıyoruz ama hiç konuşmadık. O da beni seviyor anladım ama. Nereden anladın diye sordum. Eee bana bakıyor dedi. Haklıydı aslında. Kim kime boşuna bakar ki. Mutlaka bir düşüncesi vardir aklindan geçen. Yoksa neden baksın ki. Tamam dedim ayrılalım. Ama seni son bir kez öpebilir miyim. İzin verdi. Ellerinden öptüm. Alnıma koydum. Sımsıkı sarıldım. Gittikçe insanlara benzemeye başlıyorsun dedim. Çünkü sevdiğini bu şekilde öldürebilecek tek canlı insanlardır. Deli olduğuma bir kez daha şükrettim. Şükürler olsun tanrı bey. Beni deli yarattığın için teşekkürler.
















