Genetik çeşitlilik (biyoloji) ve Popülasyon genetiği
Alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim
Bir canlı organizmanın fenotip özellikleri, onun sahip olduğu genotip ile içinde yaşadığı çevrenin etkisine dayanır.
Cevabımız:
Çevre etkisi (mutasyonlar) gerçekte korunma-savunma-bağışıklık-çevreye uyum mekanizmalarıyla en baştan zaten var olan bilgileri tetikleyip eyleme geçirir.
Genetik bir değişim (evrimleşme) söz konusu değildir.
= = =
Alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim
Bir popülasyon içindeki fenotiplerdeki değişimin önemli bir kısmı, genotipler arasındaki farklılıklardan kaynaklanır.
Modern evrimsel sentez, evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar.
Cevabımız:
Canlı genetik şablonlarının milyarlarca ayrıntı (genotip farklılıkları) ile doldurulduğunu, aynı türden olsalar dahi bireyler arasında ayrıntı farklılıklarının bulunduğunu biliyoruz.
Genetik bilgiyi bozan tersinim etkileri (mutasyonlar) bu farklılıkların bir nedeni olabilir.
Fakat olgu evrim değil tersinim yönündedir.
Bu olay genetik havuzda yıkık genler olarak gözlemlenir.
Faydalı mutasyon gözlenmemiştir.
= = =
Alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim
Bir genin belirli bir alel frekansı, aynı genin diğer form ve tiplerine oranla, zaman içinde daha çok veya daha az yaygın hale gelirler.
Yeni bir alel tipi, sabitleşme noktasına geldiğinde, ya ondan önce gelen alel tipinin yerini alarak ya da tamamıyla popülasyondan silinerek, bir varyasyonun kaybolmasına yol açar.
Cevabımız:
Bir varyasyonun sonucu tersinim yönünde olduğundan bu bozunum vücudun korunma, savunma, bağışıklık, çevreye uyum sistemleriyle düzeltilmeye çalışılır.
Düzeltilemezse yıkık genlere dönüşür.
Bu da diğer nesillere aktarılan genetik bir rahatsızlığın ortaya çıkması yani tersinim demektir.
= = =
Alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim
Doğal seçilim, bir popülasyonda sadece yeteri kadar genetik varyasyonlar var olduğunda evrime neden olur.
Cevabımız:
Ekolojik sistemde doğal seçilimin değil doğal elenmenin olduğunu daha önce kanıtlarıyla göstermiştik.
Canlılar YARARLILARI SEÇME YÖNÜNDE DEĞİL, ZARARLILARDAN KORUNMA YÖNÜNDE ORGANİZE EDİLMİŞLERDİR.
Canlıların o an yararlanamadığı her şey zararlıdır.
Hiçbir canlı o an yararlı olmayan fakat uzun süreçler sonucunda yararlı olma olasılığı bulunan hiçbir şeyi bünyesinde barındırmaz. Çünkü o şeyler canlının yaşam avantajını kısıtlayan bir yüktür.
Diğer ifade ile GERÇEK zaman içinde diğer bireylerden daha fazla yaşam avantajları kazananlar değil, mevcut yaşam avantajlarını koruyamayanlar eleniyor şeklindedir.
Yukarıdaki cümlede bulunan genetik varyasyonlarla ifade edilmek istenen FAYDALI GENETİK VARYASYONLAR OLMALIDIR.
Bu varsayıma göre canlılarda ne olduğu bilinmeyen bir güç ve irade varyasyonlardaki faydalıları seçip biriktirmekte, (nasıl bilindiği meçhul) gelecekteki bir hedefe doğru organize etmekte, sonuçta hedefe ulaşmakta EVRİM OLUŞMAKTADIR.
Fakat bu mümkün değildir. NEDENİ İSE FAYDALI MUTASYONLARIN OLMAMASIDIR.
FAYDALI MUTASYONLARIN OLMASI DA SONUCU DEĞİŞTİRMEZ.
Canlılar gelecekte faydalı olacak fakat o an için faydalı olmayıp yük oluşturan hiçbir olguyu (yaşam dezavantajı oluşturduğundan) bünyelerinde tutmazlar.
= = =
Alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim
Mendel genetiğinin keşfinden önce, karışmalı kalıtım isimli hipotez, yaygın bir görüştü.
Karışmalı kalıtım teorisine göre, doğan yavrular, ebeveynlerinin özelliklerinin ortalamasını taşıyacaktı.
Buna göre, eğer birisinin anne ve babasından biri uzun boylu, öbürü kısa boylu ise, kendisi orta boylu olacaktır.
Ancak, karışmalı kalıtım doğru olmuş olsaydı, genetik varyasyonların hızla kaybolmaları gerekiyordu ve bu da, doğal seçilim yoluyla evrimi mantıksız kılıyordu.
Cevabımız:
Yavruların genetik havuzları anne ve babadan gelen genlerle oluştuğu açık bir gerçektir.
Eşeyli üremede bu gerçek net bir şekilde gözlemlenir.
Bu açık gerçeği evrimi mantıksız kıldığı için ret ve inkar edip yerine evrime uygun fakat kanıt ve bulgularla desteklenmeyen bir başka varsayımı koymaya çalışmak evrimin bilimsel yöntemlerle değil de dinsel bir taassupla korunmaya çalışıldığının bir başka kanıtı olur.
Bu bir gerçekleri evrime uydurma operasyonudur.
= = =
Alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim
Hardy-Weinberg Kuralı ise, popülasyondaki varyasyonların nasıl korunduğuna dair çözüm sunabilmiştir.
Hardy-Weinberg kuralına göre, yeterince büyük bir popülasyon içinde var olan alellerin frekansları (genlerdeki varyasyonlar), yumurta ve spermin oluşumu sırasında gen parçaları alellerin rast gele karıştırılması ve üreme hücrelerinin döllenmesi sırasında bu alellerin rast gele kombinasyonları gibi popülasyona etki eden güçler tarafından sabit kılınır.
Bu anlamda varyasyonlar, genetik materyallerdeki mutasyon, eşeyli üreme yoluyla genlerin yeniden karıştırılması ve popülasyonlar arasındaki göçler (gen akışı) sonucu oluşur.
Cevabımız:
Evrimciler gözlerinin içine girecek kadar açık ve net gerçekler olsalar bile evrime ters gelen hiç bir bulguyu kabul etmek istemezler.
Onlar için evrime ters gelen gerçekleri kabul etme yerine; en mantıksız, en akıl dışı fakat evrime uygun varsayımlara kabul etmek çok daha kolaydır.
Yukarıdaki varsayım karışmalı kalıtım gerçeğini sadece evrime uymuyor diye inkar etmeye mecbur kalan bilim dışı sakat bir mantığın ürünüdür.
Yukarıdaki ifadelerde gerçek payı olsa bile karışmalı kalıtım inkar edilemez bir gerçektir.
Yukarıdaki ifade de bulunabilecek gerçek kırıntıları ancak yavrular arasındaki farklılıkları açıklamada yardımcı olabilir.
= = =
Alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim
Mutasyonlar ve gen akışı ile popülasyonlarda sürekli yeni varyasyonlar oluşsa da, bir türün genomunun büyük bölümü, o türün tüm bireylerinde benzer olup özdeştir.
Cevabımız:
Değişimlerin sadece ayrıntılarda olduğunu söylüyor ve yazıyoruz.
Milyarlarca ayrıntıdan oluşan genetik şablonların mutasyonlarla TÜMÜYLE değişmesi ve BAŞKA BİR CANLIYA UYGUN OLARAK YENİDEN ORGANİZE OLMASI mümkün değildir.
Aynı türün bireylerinde (aynı tür şablonunda olduklarından) ayrıntılardan çok benzeşimlerin olması gayet doğaldır.
= = =
Alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim
Buna rağmen, genotipteki nispeten küçük farklılıklar bile, fenotiplerde dramatik farklılıklara yol açabilirler.
Örneğin, şempanze ve insan genomu arasındaki farkların büyük bir kısmı, % 5,07 oranında delesyon ve insersiyonlardan kaynaklanırken nükleotit farklılıklar ise sadece % 1.52 oranında olup böylece toplam sapma % 6,58 olarak tahmin edilmiştir.
Hatta, DNA tekrarları ile düşük karmaşıklıktaki DNA'lar çıkarıldığında bu farklılık oranı % 2,37'ye kadar düşmektedir.
Cevabımız:
Genetik benzerliklerin evrime delil olamayacağı konusunda ciddi kanıtlar vardır.
Eğer genetik benzerliklerin evrime kanıt olduğu iddiasında ısrar edilirse insanların primatların ardından; nematod solucanları- timsahlar –kangurular- ahtapotlarla VB……ile yakın akraba olduklarını kabul etmek zorunda kalırız.
Temel yapı maddelerinin genetik benzerliklere neden olduğunu düşünmek çok daha akılcı ve bilimsel olur.
Örneğin primatlara ya da diğer canlılarla insanların genom benzerliklerinin gerçek nedeni aynı malzemelerden (evrende bulunan seksen element ve bunların bileşiklerinden) var edilmiş olmamızdır.
EVRENİN HERHANGİ BİR YERİNDE VAR OLABİLECEK CANLILARLA GENETİK BENZERLİKLERİMİZİN BULUNACAĞINI RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİZ.
BU DA EVRİM TEORİSİNİN SONU OLUR.
= = =










