Coşku insanın doğasında var ve herkes coşkuyu içinde taşıyor. Fakat coşkunun filizlenmesi ve çiçek açması için belirli koşullar sağlanmalıdır. Nedir bu koşullar? Doğal olmak, kendin olmak ve olmadığın şey olmamak; bu koşullar sağlanınca coşkuyla dolup taşacaksın çünkü olmadığın şey olmakla uğraşmayacaksın. Coşkusuzluğun nedeni budur! Olmadığın şey olmaya çalışmak, kendini kandırmak ve endişelerden kurtulamamak. Kişi olmadığı şey olmaya çalışırken hem kendini hem de başkalarını kandırmaktadır. Bu tür çabalar sayısız endişelere neden olur. Coşku fiziksel ve zihinsel düzeye ait değildir, o duygusal ve ruhsal düzeye aittir. Yani coşku denilen olgu ruhtan gelir ve duygular aracılığıyla ortaya çıkar. Coşku düşünceler değil, hisler aracılığıyla kendini gösterir. Coşkuyu düşünmen değil hissetmen gerekir. Coşkuyu hissetmek yani yaşamak için birey anda kalmalıdır. Oysa düşünce anda gerçekleşmez çünkü her düşündüğün an o düşünce geçmişe aittir artık, şimdiye değil. Tüm düşünceler geçmişe aittir. Bu yüzden coşkulu olmakla ilgili düşünce şimdide değil, geçmişte mevcuttur. Bu nedenle kişi düşünsel düzeyde olunca coşkuyu hissedemez, sadece coşku ile ilgili yorumlar yapar. Oysa birey duygusal düzeyde olunca coşkunun içinde kaybolacak ve coşkudan sarhoş olacaktır. Coşku dolu akışta ego kaybolacak ve sarhoş edici haz ortaya çıkacaktır. İşte anda kalmak budur! O coşku dolu anda icracı kaybolacak çünkü icracı fikri zihne aittir. Mutlak Coşku ortaya çıkınca Mutlak, senin aracılığınla şarkı söylemeye ve dans etmeye başlayacaktır.”