اژدها وارد میشود [A Dragon Arrives!] (Mani Haghighi, 2016)
seen from Ukraine
seen from China
seen from Japan
seen from Netherlands
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from Spain

seen from United States

seen from Russia
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Iraq
seen from Germany
seen from India
seen from China
seen from China
seen from Bangladesh

seen from Germany

seen from Australia
اژدها وارد میشود [A Dragon Arrives!] (Mani Haghighi, 2016)
Aşk tuzağı geldi, beni sarıp sarmaladı. Önce tenden geçti, sonra cana erişti. Aşk ile aşina oldum. Dert ile derman, birlik ve ayrılık hepsi bir oldu. Öyle ki, göğsümde sabır ve şuur bırakmadı, can ülkemi baştan başa sarmaladı. Sevgiliden gelen cefa taşlarıyla kırıldı gönül kuşum. Sorarsanız, işte budur bütün suçum. Onu yüzü yedi defa otuz iki harfti. İki gözü otuz iki harfi gösterirdi, boyu seksen sekizdi. İki sözü yetmiş iki konuşmaya bedeldi. Yüzü sanki nazil olan sahife ve kitapların tamamıydı. Onu iyice okumak, âlim oluncaya kadar okumak arzusu doldu içime. Hayır yapamadım, engel olamadım. Onun aşkı da tıpkı su içmek gibi, mecburiyeti benim için. Sanki su gibi, onun aşkını da içmesem ölecektim. Kelimelerin nefese muhtaç ve nefese bağlı olmaları gibi, benim mevcudiyetim de ona bağlı kalmıştı. Yüzündeki ahenk, tıpkı musiki nağmeleri gibi aktı içime. Ritmi ve ezgisi ile beni farklı nağmelere doğru sürükledi. Aşkın beni sarıp sarmalamasına engel olamadım. Vah bana ki engel olamadım! Ey sarhoş gözlü sevgili! Ey kalbi katılaşmış kişi! Benim gönlümden senin gönlüne bir pencere açıldı, muhabbetin kalbime düştü. Tıpkı fırçana aldığın boyanın, boyadığın kâğıda nüfuz etmesi gibi, sen de bütün bedenime nüfuz ettin. Mavi boyayı gökyüzüne sürdüğünde mavinin gökyüzüne nüfuz etmesi gibi, sarı rengi toprağa sürdüğünde sarının toprağa nüfuz etmesi gibi, sen de bana nüfuz ettin. Senin yüzünün ışığından vücudum aydınlandı. Ey masalların hükümdarı! Ey gelip canıma taht kuran kara gözlü sevgili! Sevgilinin harami gözlerini gören kervan bile titrerken, ben ne edeyim? O gözlerin bir yan bakışı öldürür beni. Kaderim buysa, derdi, kederi, ayrılığı çekeyim. Ama dur da söyle bana; karıncayı öldürmekle övünür mü insan? Yoksa söylenenler doğru mu? Kalbinin taşlaşmış olduğu doğru mu? Masallarındaki cinler kadar acımasız olduğu doğru mu? Ah kimse ona sormaz mı; âşığı öldürmenin sevabı mı varmış? Âşık daima yalnız, sevgili ise vefasız mıymış? Mahşer gününde eteğine onca el yapışır diye korkmaz mıymış? Yar’in cemali, Selsebil çeşmesinden akan, İki cam safi şerbet, İki kâse halis mey gibi. Ey bana aşkın yolunu gösteren sevgili, Bana iki kere imdat eyle, Biri ayrılık olsun, diğeri vuslat, Bana iki kere imdat eyle, Biri dert olsun, diğeri derman. Şu kibirli başını göklerden indirip gözlerime bak da, Her türlü derdime derman eyle. Yaralarıma merhem eyle. Senin yolunda aşkım artsın, eksilmesin, Ayağın vuslatında kesilmesin. Senin yoluna doğru kanat çırpayım, Ah eyle, vah eyle, Ne olur bana bir imdat eyle!
Gülfem Pamuk, Kitab-ı Siyah Kalem s.121-123 Fotoğraf: Jamshid Mahmoudi’nin 2014 yapımı, “A Few Cubic Meters of Love” (Küçük Bir Aşk Hikayesi) filminden, (Hasiba Ebrahimi & Nader Fallah).
Blockage (2017) - mehr auf: https://movienized.de/blockage-2017/
A Few Cubic Meters of Love | 2014 | Jamshid Mahmoudi | Iran/Afghanistan
The kind of gem you can only watch in Film Festivals.