her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla*

seen from Malaysia

seen from Australia
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from China
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from China
seen from United States

seen from Italy

seen from Malaysia
seen from Malaysia
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Japan
her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla*
bütün özel adlara inat hep küçük harflerle konuştum; tanrım, nasıl yenilgidir İstanbul?
“Savaşmadan ölemem.”
Bir dizenin ellerinden tuttum, bir kulenin tepesine çıktım. Eksiksiz ölmek belki de böyle bir şey.
bir kitap oku, bir dilek tut.
bütün duvarları yık, her özgürlük biraz devrim içerir.
çünkü şarap içmek gibi basit bir iş değildi yaşamak;
bunca sessizliğe bir tıkırtı katana,
bir ömrün güzü gibi bakmalı.
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma Yatakta yatmayı bildiğin kadar Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor Bütün kara parçaları için Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o Onunla daha bir değere biniyor soluk almak Sabahları acıktığı için haklı Gününü kazanıp kurtardı diye güzel En tanınmış kırmızılarla açan Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok Aklıma kadeh tutuşların geliyor Çiçek Pasajında akşamüstleri Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor Bütün kara parçalarında Afrika hariç değil.
(1956)
sonunu bilmemek mutluluktur, diğer türlüsü zor zanaat.