“Savaşmadan ölemem.”
NASA

★

No title available
Claire Keane
Today's Document
tumblr dot com
No title available
Show & Tell

祝日 / Permanent Vacation
Peter Solarz
TVSTRANGERTHINGS
we're not kids anymore.
sheepfilms

Kiana Khansmith
taylor price

Andulka
No title available
almost home

tannertan36

⁂

seen from Singapore

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Iraq

seen from Norway

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Indonesia
seen from Belgium

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United Kingdom
@nesevilmedikbe
“Savaşmadan ölemem.”
her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla*
Bir dizenin ellerinden tuttum, bir kulenin tepesine çıktım. Eksiksiz ölmek belki de böyle bir şey.
bütün özel adlara inat hep küçük harflerle konuştum; tanrım, nasıl yenilgidir İstanbul?
sonunu bilmemek mutluluktur, diğer türlüsü zor zanaat.
“Çünkü insan bastırdığı duygunun esiri olur” der Zarifoğlu..
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma Yatakta yatmayı bildiğin kadar Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor Bütün kara parçaları için Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o Onunla daha bir değere biniyor soluk almak Sabahları acıktığı için haklı Gününü kazanıp kurtardı diye güzel En tanınmış kırmızılarla açan Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok Aklıma kadeh tutuşların geliyor Çiçek Pasajında akşamüstleri Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor Bütün kara parçalarında Afrika hariç değil.
(1956)
Aysel git başımdan ben sana göre değilim Ölümüm birden olacak seziyorum. Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim Aysel git başımdan istemiyorum. Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün Dağıtır gecelerim sarışınlığını Uykularımı uyusan nasıl korkarsın, hiçbir dakikamı yaşayamazsın. Aysel git başımdan ben sana göre değilim. Benim için kirletme aydınlığını, hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim Islığımı denesen hemen düşürürsün, gözlerim hızlandırır tenhalığını Yanlış şehirlere götürür trenlerim. Ya ölmek ustalığını kazanırsın, ya korku biriktirmek yetisini. Acılarım iyice bol gelir sana, sevincim bir türlü tutmaz sevincini. Aysel git başımdan ben sana göre değilim. Ümitsizliğimi olsun anlasana hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim. Sevindiğim anda sen üzülürsün. Sonbahar uğultusu duymamışsın ki içinden bir gemi kalkıp gitmemiş, uzak yalnızlık limanlarına. Aykırı bir yolcuyum dünya geniş, Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki. Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş. Sakın başka bir şey getirme aklına. Aysel git başımdan ben sana göre değilim, ölümüm birden olacak seziyorum, hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim. Aysel git başımdan seni seviyorum…
çünkü şarap içmek gibi basit bir iş değildi yaşamak;
bunca sessizliğe bir tıkırtı katana,
bir ömrün güzü gibi bakmalı.
Attila İlhanın kokusu var sanki dizelerinde sevgili Pia
Öyle ya, insanın içindeki yansırmış suretine. Benim içim şairler ülkesi, suretim dizelerim. Başkenti İlhan’a verdim, sebebi budur.
Bana bir şeyi sevme hakkı vermediler, ben de incir reçelini sevdim. İncir reçeli sendin aşkım.
aysız bir geceye sarıp özlemimi, bir yıldıza adını vermişim. aramıza bulutlar girdi diye seni nasıl yok sayayım?
bir kitap oku, bir dilek tut.
bütün duvarları yık, her özgürlük biraz devrim içerir.
“gelme, uzak dur. korkuyorum çok. çılgınlık bu, halim yok.”
“Ölüm kurtuluşumuzdur, ama bu ölüm değil.” diyor aforizmasında Kafka.
Bu bir soluş, yakarıştır fikrimce. Yaşamak denen hezeyanda nefesi tekerrür olarak görmekten ötürü trajedimizdir aslolan. Ölüm, kurtuluşumuzdur; ya kurtuluşa giderken kuruyanlar, yolunda sûru bekleyenler? Kopsun kıyamet diye yalvaranlar tanrıya, bunun ölüm olmadığını anlayanlardır…