"Benim icin sol bacaginizi da sevin.."🖤🫀
seen from Italy

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Netherlands

seen from Malaysia
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from China

seen from United States

seen from Australia

seen from United States
seen from United States
seen from Sweden

seen from Spain

seen from Brazil

seen from Poland
seen from United States
"Benim icin sol bacaginizi da sevin.."🖤🫀
Vefat eden kanser hastası Neslican Tay'ın veladet günü! İşte Twitter paylaşımları...
Vefat eden kanser hastası Neslican Tay’ın veladet günü! İşte Twitter paylaşımları…
Vücudundaki tümörden ötürü yıllardır kanser marazı ile uğraş eden toplumsal medya fenomeni Neslican Tay, ağır bakımda hayatını kaybetmişti. Milyonları yasa boğan Neslican Tay’ın cenazesi memleketi Rize’de defnedilmişti. Tevellüt günü olması nedeniyle Neslican Tay, tekrar Twitter’da TT oldu.
21 yaşında kanser rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybeden Neslican Tay’ın vefatı herkesi derinden…
View On WordPress
Neslican Mevlana'dan (k.s.) daha mı kahraman?
"Herbir şehri yüz defa mezaristana boşaltan ölüm, elbette, hayattan ziyade bir istediği var." Gençlik Rehberi. Okunuşlu olmaya niyetlenmiş bir metin okurunu görmezden gelmez. Gelemez. Gelirse zaten 'okunuşlu' olamaz. Fakat nasıl bir görmektir bu? Herşeyi hazırlop kucağına vermek midir okurun? Hayır. Bu da okuru görmek sayılmaz. Ezmek sayılır. Daha doğrusu: Yarımca 'yok saymak' sayılır. Tamam. Okurun yürüyebilmek için kolaylaştırıcı bir asvaltın dökülmesine ihtiyacı vardır. Fıtratı bunu ister. Yolsuz mesafe alınmaz. Amma ittirmeye ihtiyacı yoktur. Ellerini tutmak gerekmez. Bebek değildir. Zihinsel engelli değildir. Aptal muamelesi görmeyi istemez. Bazı çıkarımların da kendi aklının/iradesinin payına bırakılmasını arzular. Öyle ya: Katili hemen ilk sayfada söylemekle güzel bir polisiye yazmış olmazsınız. Polisiye okuruna makul paylar ayırdıkça güzelleşir. Okunuşlu bir metin de 'tamamlayıcı eksik'lerle donanır. Yazar metninin içindeki bazı alanları, okurunun kendisine sığacak yer bulabilmesi için, işgal etmekten vazgeçer. Hatta kast-ı mahsusla bıraktığı yarımlıklarla/boşluklarla teşvik edici dokunuşlar yapar. Düşündürür. Yani, tabir-i caizse, attığı kancalarla muhatabını metninin içine doğru çeker. Bu tıpkı bir muallimin bildiği birşeyi şüpheyle dillendirmesi gibidir: 'Acaba'yı sezinleyen talebeler hemen cevaba atılırlar. Boşluğa kapılırlar. Böylece öğrenme sürecine 'kendi iradeleriyle' dahil olurlar. Anımsayalım. Kur'an-ı Hakîm de birçok kez soru cümlesiyle karşılar bizi: "Hiç düşünmez misiniz?" der mesela. "Akletmez misiniz?" Elhamdülillah. Hatırımıza astığı bu türden sorularla kabiliyetimizce/gayretimizce arayışlara yönlendirir. Coetzee de Yavaş Adam'ında soruyor: "Bir hayat artık yaşanmaya değmeyecek kadar kısıtlanabilir mi?" Cevabını vermiyor. Okuruna düşünmelik pay bırakıyor. Bu bir kancadır. Farkındayım. Fakat, soru cazibedar, kendimi tutamıyorum. Takılıyorum. Fikir yürütmeye başlıyorum. İlk vardığım yargı şu: Bunun, hakikatte olmasa da, tahayyülen mümkün olduğunu zannediyorum. Yani: Bir insan, hakikatte öyle olmasa bile, 'hayatının yaşanmaya değmeyecek kadar kısıtlandığını' vehmedebilir. Ki çoğu intiharın altında yatan neden bence budur. Yani bu vehimdir. İradelerinin payı azaltıldıkça insanlar yaşamaya daha az istek duyarlar. Dayatılanların oranı arttıkça isteksizliğin oranı da artar. Hatta, ben, kaderin varlığının iradenin varlığıyla bir tezat oluşturmadığına en çok buradan iman ediyorum. Evet. Eğer kader büsbütün irademizin elimizden alınışı olsaydı, Hz. Âdem aleyhisselamdan bu yana, hiçbirimiz yaşamaya dair hiçbir arzu duymazdık. Mutlu olmazdık. Gülümsemezdik. Hatta, tıpkı istemediği biriyle zorla evlendirilmiş kişi oğlu/kızı gibi, yaşatılmaya karşı kinlenirdik. Herşeyden nefretlenirdik. Neden? Çünkü arzularımız irademizle bağlıdır. Bu sanki Cenab-ı Hakkın insanın fıtratına nakşettiği sınav düzeneğidir. İmtihan edilecek olanın seçmekten keyif alması gerekir. Tıpkı bal yapacak olan arının hergün çiçekleri gezinmekten lezzet duyması gibi. Hayatlarının kısıtlandığını hissedenler intihara yaklaşıyorlar. Zira üzerine yaratıldıkları hikmetin boşa çıkarıldığını düşünüyorlar. Bu yaşamı amaçsızlaştırıyor. Okul eşyalarını kendisi seçen bir çocukla hiçbir eşyasının seçimine izin verilmeyen emsalini nazara alın. Hangisinin motivasyonu daha yüksektir? Aynen. Öyledir. Mezkûr nakışın izleri hayatın her köşesinde okunur. Herbirimiz 'seçmeye karşı duyduğumuz arzuyla' imtihan için yaratıldığımızın altını imzalarız. Yani bu halimizle de İslam'ın bir delili oluruz. Hatta seçimine katıldığımız süreçler 'daha kötüsüyle' sonlansa da onun sonuçlarına yine bir bağlılık hissederiz. Tuttuğumuz takımın sık yenilmesi taraftarlığını terketme fikri vermez. Hepsi bu mu? Değil. Meselenin şöyle bir yanı daha var: Gaybı olmayan bir hayat da aslında büyük ölçüde kısıtlanmıştır. Sadece şahit olunanın içinde yaşanılan bir ömürle ötesinin bilinci içinde yaşananı seçenek zenginliği açısından bir midir? Duvarlarının genişliği eşit midir? Daha müşahhas olsun. Neslican Tay üzerinden konuşalım: İnsanın ölüme karşı kazandığı bir zafer var mıdır? İlk insanın varlığından şu güne kadar salt direnmekle ölmemeyi başarabilen birisi çıkmış mıdır? O halde doğru olan, seçenekleri açısından kısıtlanmış bir 'ötesizlik' içinde yaşamaktansa, şahit olunanı anlamlı kılan 'gaybı' öğrenmeye gayret etmek değil midir? Aksi halde nasıl kahraman olunur? Yaralı buğday başağı günde binlerce ekini biçen bıçağa kafa atmakla övünebilir mi hiç? Bununla kahramanlık edinebilir mi? Bıçağa ne dokanır ki bundan? Demek istediğim şu: Onu 'şeb-i aruz/düğün gecesi' kılamadıktan sonra sevincin de bir anlamı yok. 'Yaşam sevincini kaybetmemek' bıçaklardan öteye dair umudun varsa anlamlı. Yoksa anlamsız. Hatta kaybetmek daha anlamlı. Çünkü başına bir hiçlik gelecek. Sevdiğin ne varsa yokluğa bırakacaksın. Üstelik öncelerinde sen yokolacaksın. Buna rağmen sevincini korumaya kahramanlık gözüyle bakılır mı? Bu kısıtlanmışlık içinde hayat 'yaşanmaya değer'liğini sürdürebilir mi? Hayatın yaşanmaya değerliğini sürdürebilmesi için ölümün onu kısıtlamaması gerekir. Bu da ancak ötelere imanla mümkün olur. Yoksa, ister-istemez, 'Destination Wedding/İstikamet Düğün' filminde Winona Ryder'ın Keanu Reeves'e sorduğu gibi sorar insan: "Sonunda herşey hiç olacaksa neden yaşamaya devam ediyoruz?" Neslican Tay'a bu konuda yardımcı olabildik mi? Gidişinin hiçliğe olmadığını öğretebildik mi? Oraya bir parça da olsa hazırlanabildi mi? Boşlukları doğru şekilde doldurabildi mi? Esas buna bakmalı. Bunu aramalı. Yoksa, değil üç, kanseri bin kere yenen de ölecek. Ölüme direnenden muzaffer çıkmaz. Çıkmadı. O yenilgisiz bir pehlivandır. Onu yenebilenler ölümü 'ölüme rağmen' öldürebilenlerdir. Ayrılığını vuslata çevirebilenlerdir.
Neslican Tay son yolculuğuna uğurlanıyor
İmamoğlu'ndan Neslican Tay'ın ailesine hastanede ziyaret
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dün akşam hayatını kaybeden Neslican Tay’ın ailesini hastanede ziyaret ederek, başsağlığı diledi. Bir süredir yoğun bakımda tedavi gören kanser hastası Neslican Tay, dün akşam vefat etti. Tay, kanserle mücadelesiyle milyonlara umut aşılamıştı. EKREM İMAMOĞLU AİLESİNİ ZİYARET ETTİ, BAŞ SAĞLIĞI DİLEDİ İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hastanede Neslican Tay'ın ailesini ziyaret ederek, baş sağlığı diledi.
Read the full article
Fenerbahçe-Ankaragücü maçında Neslican Tay'a veda: Mücadelen çok güzeldi
Fenerbahçe-Ankaragücü maçında Neslican Tay'a veda: Mücadelen çok güzeldi
Ülker Stadyumu’nda Fenerbahçe tribünleri Neslican Tay’a tezahüratlarla ve “Sen verdiğin savaşla kalplerimizde yaşamaya devam edeceksin” pankartıyla veda etti. Tribünlerden “Neslican ölmedi kalbimizde yaşıyor” tezahüratları yükselirken Fenerbahçeli futbolcular da sahaya “Mücadelen çok güzeldi Neslican” pankartıyla çıktı.
Süper Lig’in 5. haftasında Fenerbahçe, MKE Ankaragücü’nü konuk ederken maç…
View On WordPress
Neslican tay vefat etti #neslicantay #vafat #neslican #tay #vefatetti #haber #haberler #haberci #acıhaber #ensonhaber #ahaber #sondakikahaberleri #sondakika #sonhaber #haberciniz #güncel #gündem #gündemgüncel #güncelgündem https://www.instagram.com/p/B2q4LG-lQV_/?igshid=7eboacwg2bvp