Dünyanın yükü omuzlarımda. Sarılarak hafiflet bu yükü.
seen from Japan
seen from Türkiye
seen from Russia
seen from China

seen from Canada
seen from China

seen from Malaysia

seen from United States

seen from India

seen from Poland

seen from Canada

seen from India
seen from Australia

seen from Australia
seen from United States
seen from Australia

seen from Australia
seen from Australia
seen from United States
seen from Poland
Dünyanın yükü omuzlarımda. Sarılarak hafiflet bu yükü.
ben ne zaman bana gereken o omuzda ağlayıp teselli bulabileceğim?.. veya ne zaman yanlış değil de doğru anlaşılacağım?..
• omzun bir dağdan farksız.
Omuzlarımı dik tutmaya çalıştıkça daha çok eğiliyor sanki.
190
Senin için sadece saçlarından bir tel omzuna düşmüştü.
Oysa ben...
Ah ben...
binlerce şiir yazardım omzuna düşen, o bir tek saç teline.
Başı omzumdaydı. Tek bir şeyden emindim; omuzlarım onun başını kendi kafamdan daha çok istiyordu üstünde.
Yoruldum, yorgunluğumu sana hangi kelimeyle anlatabilirim bilemiyorum. Senin ulaşmaz kalbine koşardım, çok yara aldım. Çok düştüm, çok acıttın. Oturup kendim sarmak zorundaydım her yaramı. Ne etrafımda bir omuz ne de uzatılmış bir el. Acılarımı da kendim çektim, yaralarımı tuzdan sakınan bendim ve emin olun eğer en zor zamanımda bir omuz olsaydı yaslanabileceğim, daha kolay toparlanırdım.