The Venus of Brassempouy is an ivory figurine created about 25,000 years ago and is one of the earliest known realistic representations of a female human face.
Learn more / Daha fazlası Brassempouy: https://www.archaeologs.com/w/brassempouy/
seen from Germany
seen from Russia

seen from Russia
seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from Jamaica
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Maldives
seen from Japan
seen from United States

seen from Maldives
seen from Japan
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
The Venus of Brassempouy is an ivory figurine created about 25,000 years ago and is one of the earliest known realistic representations of a female human face.
Learn more / Daha fazlası Brassempouy: https://www.archaeologs.com/w/brassempouy/
Byci Skála is a prehistoric cave site near Brno, Czechoslovakia, with artifacts and faunal remains of the Middle and Upper Palaeolithic and the Hallstatt (Early Iron Age).
Learn more / Daha fazlası Byci Skála: https://www.archaeologs.com/w/byci-skála/
ADIYAMAN'DA SU ALTINDAKİ TARİHİ BULUNTULAR 12 BİN YIL ÖNCESİNE DAYANIYOR
ADIYAMAN’DA SU ALTINDAKİ TARİHİ BULUNTULAR 12 BİN YIL ÖNCESİNE DAYANIYOR
2018 yılında baraj sularının çekilmesiyle balıkçılar tarafından tesadüfen keşfedilen Paleolitik Dönem’e ait ‘dinsel’ tarihi alan su altında ilk günkü gibi canlılığını koruyor. Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı Belveren köyü sınırları içerisinde yer alan ve Atatürk Baraj Göleti’nde bulunan Paleolitik Dönem’e ait alan 2018 yılında balıkçılar tarafından tesadüfen keşfedilmişti. Tarih öncesi…
View On WordPress
'Tarih Öncesi Dönemde Beykoz: Yeni Keşifler, Yeni Sonuçlar
‘Tarih Öncesi Dönemde Beykoz: Yeni Keşifler, Yeni Sonuçlar
Arkeomedya tarafından hazırlanan Arkeoloji Sohbetlerinin 22.bölümünde konuğumuz Doç. Dr. Emre GÜLDOĞAN. ”Tarih Öncesi Dönemde Beykoz: Yeni Keşifler, Yeni Sonuçlar” adlı semineri Arkeomedya Youtube kanalından izleyebilirsiniz. Seminerde, İstanbul ili Yüzey Araştırmaları (İstya) projesi başkanı Güldoğan İstanbul’da günümüze dek yapılmış arkeolojik kazı ve yüzey araştırmalarında elde edilen…
View On WordPress
Mağara adamları geri döndü
İlk insanların yaşadığı, Paleolitik, Mezolitik ve Tunç Çağı'na ait buluntulara rastlanan, Türkiye'de Antalya Karain Mağaraları'ndan sonra en eski yerleşim yeri olduğu tespit edilen Tekkeköy Mağaraları'nın etrafına, Taş Devri insanlarının yaşamlarını anlatan heykeller konuldu.
Paleolitik, Mezolitik ve Tunç Çağı dönemlerinde insanların yaşadığı Tekkeköy Mağaraları'nın turizme kazandırılması için yapılan çalışmalar tamamlandı. Mağaraların etrafında bulunan 5 bina kamulaştırılarak belediyeye devredildi. Tekkeköy Belediyesi, kamulaştırdığı binalara, imitasyon (taklit) müzesini kurdu. Müzenin etrafına, Taş Devri'nde yaşayan mağara adamlarının yaşam tarzını anlatan heykeller yerleştirildi. Tekkeköy Belediye Başkanı Hayati Tekin, AA muhabirine, Tekkeköy Mağaraları'nda Frigler, Hititler, Rumlar gibi birçok uygarlığın yaşadığını söyledi. Tekkeköylülerin mağaralara yıllarca sahip çıkmadığını anlatan Tekin, şöyle konuştu: "Tekkeköy Mağaraları'nın etrafındaki binaları kamulaştırdık. Mağaraların etrafında temizlik çalışması yaptık. Şimdi turizme kazandırmak için Türkiye'nin ilk imitasyon müzesini kuruyoruz. Yani milattan önce 60 bin ile 10 bin yılları arasında yaşanan evrelerdeki insanoğlunun yaptığı, kullandığı eserleri imitasyon ederek sergileyeceğiz. Yine bu kapsamda müzelerin etrafına Taş Devri'nde yaşamış insanların heykellerini yerleştirdik." Alanın sadece Samsun'un değil Türkiye'nin büyük turizm potansiyeline sahip yeri olduğuna değinen Tekin, "Her gün onlarca Alman, Rus, Japon ve Fransız bu bölgeye gelip hem inceleme yapıyor hem de buraları geziyor. Biz de turistlerin ilgisini çekmek için böyle bir düzenleme yaptık. İnşallah Tekkeköy dünyada gezilmesi gereken bir yer haline gelecek" ifadelerini kullandı.
"Bölgede birçok uygarlık yaşayarak yaşam katmanları oluşmuş"
İnsanoğlunun birçok evreden ve zorluklardan geçerek bugünlere geldiğini belirten Tekin, şunları kaydetti: "Bu insanlar acaba nasıl hayatlarını devam ettirdiler, nasıl bir yaşam tarzı belirlediler ve hayatta kaldılar, hangi aletleri kulandılar, bu doğal ortamda bunu görüyoruz. Bunu gelecek kuşaklara aktarmak için biz de insanların heykellerini yaparak anlatmaya çalıştık. Bu doğal ortamı ilk insanlar çok güzel tespit etmiş. Bu bölgeden hiç ayrılmamışlar, doğasıyla, güvenliğiyle, vadisiyle tam bir yaşam alanı haline gelmiş. Onun için bu bölgede birçok uygarlık yaşayarak yaşam katmanları oluşmuş. Milattan önce 60 binli yıllardan günümüze kadar burada yaşam hiç sona ermemiş, burayı bir arkeoloji vadisi haline getireceğiz."
Tekkeköy Mağaraları
Tekkeköy'de 1941 yılında Prof. Dr. Kılıç Kökten başkanlığında Tahsin ve Nimet Özgüç'ten oluşan bir heyet tarafından yapılan kazılarda, bölgede Paleolitik Çağ, Mezolitik Çağ ve Tunç Çağı'na ait buluntular ortaya çıkarılırken, Çınarcık ve Fındıcak vadilerinin kesiştiği yerde bulunan ve her iki vadiye de hakim olan Delikli Kaya'nın geç dönem bir Frig Kalesi olduğu tespit edildi. Bu mağaralarda yaşayan Paleolitik Çağ insanının madeni tanımadığı, bütün aletlerini taş, ağaç ve kemikten yaptığı, yaşamlarını avcılık ve toplayıcılıkla sürdürdükleri, taştan yontarak el baltaları, mızrak uçları, kesiciler, kazıyıcılar gibi çeşitli aletleri kullandıkları biliniyor.
Kaynak: Sabah Gazetesi