seen from China
seen from United States

seen from Israel
seen from China

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Sweden

seen from Malaysia
seen from China
seen from China
seen from United Kingdom
seen from China
seen from China
seen from United States

seen from Spain

seen from United States
seen from Netherlands
seen from United States

seen from Australia
alışmak, bir çok şeyi normalleştiriyor
Osmanlılar buna ülfet demişler
size hayret duyulacak bir şey söyleyeyim
insanın hayat akışı pert derecesinde giderken dışarıya bunun aksine hayatım gayet iyi gidiyor diye aks ettirmeye çalışması
Şunu bil ki!
Acziyetin özü, yerinde saymak, bir yere yerleşip oradan hiç ayrılmamaktır. Arayan bulur, yer değiştiren rızkını toplar, yola çıkan nasibini alır, yürüyen mesafe kat eder. Ama kim uykuya sarılırsa, yalnızca rüya görür.
Koşmasan da yetişirsin,
şayet yazıldıysa...
yalnızlıktan hayıflanacağına kalk ve kendini bul
bir insanı birçok yolla tanıyabilirsiniz: seyahat, aynı evde kalmak,kriz anını paylaşmak...
ancak bir insanın gölge yanını ve aslında bastırdığı kişiliğini ona güç vererek görebilirsiniz. bir tartışmada alttan alın,özür dileyin ve pişman olduğunuzu gösterin. çoğu insan gücü elinde tuttuğunu zannedip,size daha zalim olacaktır. hayatı boyunca aşağılık kompleksi ile yaşayan birine herhangi bir mevki verin,önce kendi gettosunun celladı olur.
bunun en basit örneği ilkokulda sınıf başkanlarının tavrından tutun,amerikan başkanına kadar aynıdır.
hele hele mağdur ve eziklik psikolojisinde bir insana güç verdiğiniz anda tanıdığınız en zalim insandan daha zalim olacaktır.
her insanın ömründe en az bir kere güç içinde olur. insanoğlu olarak kibre kapılabiliriz ki normaldir, mühim olan bu gücü gerektiğinde bırakabilecek mi yoksa sizin üzerinizde kırbaç olarak mı kullanacak? işte bütün mesele bu.