FATİH VE RUM PATRİKHANESİ
Fetih’ten kısa süre sonra Sultan Mehmet’i ziyaret eden şehirde yaşayan Hristiyan inancına bağlı topluluklar saygı ve bağlılıklarını sundular. Sultan Mehmet, aynı zamanda kendi tebası (bağlı yurttaşları) olan Hristiyanlara haklarını belirleyen aşağıda çeviri metni verilen fermanı verdi:
“Ben Ulu Padişâh ve ulu şehinşâh Sultan Muhammed Hân bin Sultân Murâd'ım. Yemin ederim ki, yeri göğü yaradan Perverdiğar hakkı içün ve Hazret-i Resûlün-Aley'is-Salâtü Ve's-Selâm-pâk, münevver, mutahhar ruhu içün ve yedi Mushaf hakkı içün ve yüz yirmi dörtbin peygamberler hakkı içün, dedem ruhîçün ve babam ruhîçün, benim başım içün ve oğlanlarım başîçün, kılıç hakkîçün, şimdiki hâlde Galata'nın halkı ve merdüm-zâdeleri atebe-i ulyâma dostluk içün Balaban Pravizin ve Markizoh Frenku ve tercümanları Nikoroz Baluğu ile Kal'a-i mezkûrenin miftâhın gönderüb bana kul olmağa itâat ve inkıyâd göstermişler. Ben dahi;
1. Kabul eyledim ki, kendülerin âyinleri ve erkânları ne vechile câri ola-gelirse, yine ol üslûb üzere âdetlerin ve erkânların yerine getüreler. Ben dahi üzerlerine varub kal'alarını yıkub harâb etmeyem.
2. Buyurdum ki, kendülerin malları ve rızıkları ve mülkleri ve mahzenleri ve bağları ve değirmenleri ve gemileri ve sandalları ve bilcümle metâ'ları ve avretleri ve oğlancıkları ve kulları ve câriyeleri kendülerin ellerinde mukarrer ola, müte'ârız olmayam ve üşendirmeyem.
3. Anlar dahi rençberlik edeler. Gayrı memleketlerim gibi deryâdan ve kur’adan sefer edeler, kimesne mâni ve müzâhim olmaya, mu'âf ve müsellem olalar.
4. Ben dahi üzerlerine harâc vaz’ edem, sâl be-sâl edâ edeler gayrılar gibi. Ve ben dahi bunların üzerlerinde nazar-ı şerifim dirîğ buyurmayub koruyam gayrı memleketlerim gibi.
5. Ve kiliseleri ellerinde ola, okuyalar âyinlerince. Ammâ çan ve nâkûs çalmayalar. Ve kiliselerin alub mescid etmeyem. Bunlar dahi yeni kilise yapmayalar.
6. Ve Ceneviz bâzirgânları deryâdan ve kurudan rençberlik edüb geleler ve gideler. Gümrüklerin âdet üzere vereler. Anlara kimesne te'addî etmeye.
7. Ve buyurdum ki, yeniçeriliğe oğlan almayam ve bir kâfiri rızâsı olmadan müslüman etmeyeler ve kendüleri aralarında kimi ihtiyâr ederlerse maslahatları içün kethüdâ nasbedeler.
8. Ve buyurdum ki, evlerine doğancı ve kul konmaya ve kal'a-i mezkûre halkı ve bâzirgânları angaryadan mu'âf ve müsellem olalar.
Şöyle bileler, alâmet-i şerife i'timâd kılalar.
Tahrîren Fî Evâhir-i Cemâziyelûlâ sene seb'in ve hamsîn ve semâne-mi'ete” (857 H./1453 M.)[11].
Fatih’in fermanında yazılı olan bu sözler Hristiyan inancına bağlı olanların insanların her türlü haklarının korunmasıdır. Fatih, kendi yönetimi altında bulunan farklı inanç ve soy topluluklarını koruma altına almış onları her tümlü baskı ve zulümden sömürüden uzak tutmuştur.
Sultan Mehmet ile görüşen Hristiyan dünyasının lideri Rum Ortodoks Patrik II. Gennadios, Türk sultanının kendilerine verdiği haklara olan saygı ve bağlılığın güzel bir örneği olarak Patrikhane’de bu olayın mozayikli resmini veya tablosunu yaptırmıştır. Türk Sultanı elinde tuttuğu ferman üzerinde kendi mührünü basarak Patrik’e haklarını açıklamaktadır. Fatih’in sunduğu haklar çerçevesinde Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi, evlenme, miras ve kendi inanç mensuplarının yargılanmasında haklar elde etmiştir.
8th May 2014, TARİH PLATFORMU tarafından yayınlandı