şu an bir ağacın sırtında yan yana oturabilseydik. sen kitabını okurken, ben tutup arsızlığımla öpseydim boynundan.

seen from Jamaica
seen from Brazil
seen from China
seen from United States

seen from Singapore
seen from United States

seen from Lithuania
seen from United States

seen from Switzerland
seen from Australia

seen from Germany

seen from United Arab Emirates
seen from United States

seen from Switzerland

seen from United States

seen from Singapore

seen from United States
seen from Brazil
seen from United States
seen from South Africa
şu an bir ağacın sırtında yan yana oturabilseydik. sen kitabını okurken, ben tutup arsızlığımla öpseydim boynundan.
ne olmuştu da, "seninle dünyanın her yerine gelirim." diyen müzeyyen, daha durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı.
en güzel siyasi rejimdi dudakların. öperdin, özgürleşirdim.
senin gökyüzünde benim yerim yoktu.
cenneti müjdeliyor küçük gözlerin, canımı acıtıyor bu özlemin.
bütün mektupları unut frida. bazı gerçekler vardır, bıçağın ucu kadar sıcak. gitmek istediğimiz yerler vardır, gömülmek istediğimiz şarkılar. oysa dürüst bir hayat için yaşlanıyor herkes. ve anılar, adresi silinmiş evlerde saklanıyor. belki unutmayı beceremiyoruz frida, aklımızda hep eski sözlerin yükü. neye dokunsak, orası çamurlu gece. nereye baksak, oradan bir rüzgâr geliyor yüzümüze. çürümek de böyle bir şey frida. eşyalar yalnızlaşır, kapanır kapılar ve tavan batar tenimize. cıvıl cıvıl günlerin rüyası giriyor uykumuza. saçlarınla konuşuyoruz, biraz gül kokuyor. ama daha çok kül, durmadan.
babanın hiçbir zaman silahı olmadı. onun tek silahı dilidir. konuşarak öldürür. konuşarak yaşatır.
ve güz geldi ömür hanım. dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. insanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. yağmur ha yağdı ha yağacak. incecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. hüznün bütün koşulları hazır. nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı ve yüzün ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. yaşamak bir can sıkıntısı mıdır ömür hanım?