Hafta sonu planı yapmadan geçirmenin keyfi: Düşündüğümden de eğlenceliydi!
Hafta sonu planı yapmadan geçirmenin keyfi, en iyi keşiflerin plansız anlarda geldiğini bana öğretti. Ben de ilk gittiğimde "Ne yapacağım?" diye stres yaparken, aslında o boşlukta saklı olan mucizeleri keşfettim. O yüzden artık hafta sonumu sıkı bir programla doldurmaktansa, bazen sadece "bugün ne hissediyorsam onu yapacağım" diyorum. Ve inanın, bu hata değil, bir lüks.
Neden plansız kalmak sandığımızdan daha iyi?
Geçen ay, yağmurlu bir pazar sabahıydı. Dışarı çıkma isteğim yoktu ama pencereyi açtığımda serin havanın yüzüme çarpmasıyla aniden "bugün müzeye gideyim" dedim. Hiçbir rezervasyonum yoktu, sadece cebimde 50 lira ve şemsiyemle yola çıktım. İstanbul Modern Sanat Müzesi'ne gittiğimde, kalabalıkta kayboldum, sergileri birbirine karıştırdım ve en sonunda bir köşede oturup yağmurun pencereye vuruşunu izledim. O an, planlı bir günde asla yaşayamayacağım kadar huzurluydum.
Plansızlığın en büyük kazancı da bu zaten: zamanın akışına bırakmak. Geçen yaz, Bodrum'un Taşlıca köyünde bir kahvehanede otururken, oradaki yaşlı balıkçıdan aldığım tavsiyelerle bir tekne turuna çıktım. Rotası belli olmayan o tekne yolculuğunda, denizin ortasında bir balıkçıyla sohbet etmek, sandviçimi yerken martının bana bakması... Bunlar planlı bir tatilde asla olmayacak anılar.
Plansızlığı nasıl ustalıkla kullanırsınız? İşte benim taktiklerim
Sabahın ilk saatleri belirsiz olsun: Hafta sonu uyanınca ilk 1-2 saat hiçbir şeye karar vermem. Kahvaltıyı yavaş yiyip, hava durumuna göre hareket ediyorum. Yağmurluysa kitapçıya, güneşliyse sahile gidiyorum.
Ulaşımda esnek olun: Geçen kış Uludağ'a gitmek istedim ama kayak yapacak kadar donanımım yoktu. Bunun yerine, telesiyejle yukarı çıkıp sadece manzaranın tadını çıkardım. 50 liraya gidiş-dönüş, 30 liraya da çay içtim. Planlı bir geziye göre çok daha ucuz ve keyifliydi.
Yerel rehberlere güvenin: Gittiğim her şehirde, en sevdiğim şeylerden biri yerel insanlarla sohbet etmek. Geçen yıl Safranbolu'da bir bakkalın tavsiyesiyle bir evin arkasındaki ormanda yürüyüş yaptım. Orada yaşayanlarla tanıştım, onlardan hikâyeler dinledim. Plansızlık sayesinde o kadar değerli anılar biriktirdim ki.
Plansızlığın en büyük düşmanı: teknoloji
Plansızlığı bozan en büyük şey, sürekli telefonumu kontrol etmek. Geçen hafta, Çeşme'nin Alaçatı bölgesinde bir köşe başında durup etrafı izlerken, aklıma "acaba Instagram'da ne var?" diye geldi. Sonra kendime engel oldum. Telefonu cebime koydum ve sadece gözlerimle, kulaklarımla yaşamaya karar verdim. O 20 dakika içinde, bir kedinin peşinden koşan çocukları, bir esnafın gülümseyişini ve rüzgârın sesini gerçekten hissettim. Teknoloji, plansızlığın ruhunu öldürüyor.
Plansızlığın bedeli var mı?
Elbette bazen plansızlık strese de yol açabiliyor. Geçen ay, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde kaybolduğumda, yanımda sadece 20 lira vardı ve yol tarifini bilemediğim için saatlerce dolaştım. Ama o stresin sonunda, yol kenarında oturan yaşlı bir kadından aldığım çay ve onunla yaptığım sohbet, kayboluşumdan daha değerliydi. Plansızlığın bedeli olabilir ama kazancı hep daha ağır basıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
S: Plansız bir hafta sonu için bütçe ayırmalı mıyım?
Aslında hayır. Benim deneyimimde, plansızlığın en güzel yanı çok az para harcamak. Ucuz ulaşım, yerel yemekler ve doğa yürüyüşleriyle harika bir hafta sonu geçirebilirsiniz. Ben geçen ay sadece 100 liraya İzmir'in Foça ilçesinde bir gün geçirdim ve o günü unutamıyorum.
S: Plansızlık herkes için uygun mu?
Bence evet. Ben de ilk başta "acaba tembellik mi ediyorum?" diye düşünüyordum ama aslında plansızlık, aslında kendine zaman ayırmak. Stresli bir iş hayatınız varsa, bu tarz bir kaçış size çok iyi gelecektir. Benim için en güzel terapilerden biri oldu.
S: Plansız bir hafta sonu planlı bir gezi kadar keyifli mi?
Planlı bir gezi de keyifli olabilir ama plansızlıkta saklı olan o beklenmedik güzellikler hiçbir şeye benzemez. Geçen yıl Kapadokya'da balon turuna katılacaktım ama uçağım yetişmedi. Bunun yerine, sabah erkenden yola çıkıp vadide yürüdüm. Planlı bir balon turundan çok daha unutulmazdı.


















