Proje 3 Nizip Mülteci Kampı
seen from Netherlands

seen from China

seen from United Kingdom
seen from Russia

seen from Netherlands
seen from United States
seen from Vietnam
seen from United States

seen from Netherlands
seen from Türkiye

seen from Switzerland

seen from United States
seen from China

seen from Netherlands
seen from Germany

seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from Angola
seen from United States
Proje 3 Nizip Mülteci Kampı
NOMADS-Toprağa Sahip Çık, Tabi Ol, Hareket Et
NOMADS-Toprağa Sahip Çık, Tabi Ol, Hareket Et _ 09.10.2012
Modernizmin geleneği tasfiyesi sürecinde yaşanan sancıların hemen her alanda benzerlikler taşıdığını söyleyebiliriz. Nitekim şiir hakkında aruz-hece ölçüsü tartışmaları halen devam etmektedir. Aynı durum mimarlık için de geçerlidir.
Verâset ile devam eden geleneksel mimarlık birikiminin, modern mimarlık kuramı karşısında maruz kaldığı tavır –yahut idrâk edilmesi- bir modernlik göstergesi olarak hece ölçüsünün aruzu gölgesinde bırakmasına benzemektedir.
Bugün aruz ölçüsü halktan kopuk, halkı geri bırakmış, ihtiva ettiği kalıplarla değişime kapanıp gelişememiş, irtica ürünü olarak görülmekte yahut eskiye özlem duymasına rağmen geleneğin nâkil sürecinde kaybolmuş olmasından dolayı bir divan şiirini dinleyene veya eski bir yapıya bakana şuursuz bir nostaljiyi hatırlatan hissiyât halindedir.
Elbette aruz ile hece ölçüsü farklı şeylerdir. Hece ölçüsü ile verilen ürünlerin emsâlsiz örnekleri bulunmaktadır. Lâkin kalıplardan bağımsız olması ve sayının artması ile kalite oranının düşmesini göz önünde bulundurursak, fark edilmek için doğal sınırları zorlayan ucube eserlerin çıkması kaçınılmazdır. (Bu durum argoda b*kunu çıkarmak olarak da geçmektedir.) İşte bu nokta projenin formunun ve strüktürünün çıkış noktalarından biridir.
Göçebeliğin maksimum hareket, minimum durağanlığından yola çıkılarak pratik bir şekilde barınma ve korunma gibi yaşamsal fonksiyonlar, strüktürün sade geometrik şekillerle oluşturulup, portatif katlanma ve başka bir hareketli cisme monte edilmesiyle sağlanmaya çalışılan bir proje ile oluşturulmuştur. Tasarımın, minik dokunuşlar halinde olduğu ve tasarımda ağırlığın montaj yerlerine verildiği proje, kişinin yahut kişinin içinde bulunduğu “hareketli” cisim ile yere “sabitlenen” ve gerektiğinde katlanarak “taşınabilen” barınağı, kalıcılık-geçicilik, iktidâr-iktidâ, hareket-sabitlik arasındaki ilişkiyi bir nebze anlama çabasıdır.
Barınak, iki farklı çaptan oluşan tahta sopalardan, metal montaj malzemelerinden, yere monte edebilmek için metrik sabitleyicilerden, örtücü olarak kullanılan brandalardan, çelik halattan ve açılır-kapanır kelepçelerden oluşmuştur.
Son olarak bu proje hakkında şunlar söylenebilir. Çıkartıldığı jüride “çok basit”, “zaten var olan bir strüktür”, “çadıra benziyor” gibi yorumlar yapılsa da, eksikleri olduğu bilinmekle beraber bu proje, sahibini tatmin eden bir projedir.
Proje 3...Acı ve sancı dolu bir dönem. Yoğunluk , ultrayoğunluk , maximum yoğunluk , mega-yoğunluk...
Ve sonraki projelerin bu yoğunlukta geçeceği gerçeği.
Bir proje 3 serüvenini anca bu kadar eğlenceli kılabilirdim. Teslimde hocamızın istediği süreç diagrımı için yaptığım daha çok info-grafik olan çalışmam. Evet itiraf ediyorum en çok bunu yaparken zevk aldım. Bundan sonra belki de tüm projelerden sonra kendime yapabileceğim "ne öğrendim" kısmı olarak değerlendirebilirim bunu. (: