
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from Malaysia
seen from Germany

seen from Canada
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Canada
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Moldova
Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna
Cemal Süreyya...
Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna
Ptt Kitap:
http://www.pttkitap.com/kitap/kurk-mantolu-madonna-p667787.html
"Ayşe Arman, sevgili Yılmaz Özdil'le röportaj yaparken benim televizyonculuğumu soruyor. Yılmaz da 'Uğur Dündar televizyonculuğun Zeus'udur' diyor. Röportajın yayınlanmasından sonra bazı yakın dostlarım bu tanımı kullanıp, bana takılmaya başladılar. Ben de şakayı sevdiğim için aldırmadım. Bunlardan biri de sevgili Nedim Şener'di. Sık sık telefonla konuştuğumuz günlerin birinde Nedim aradığında 'Nasılsın Zeus?' dedi. Ben de şakayı devam ettirerek 'Sağol Apollon sen nasılsın?' diye cevap verdim. ... Nedim'in telefonda bana hitap ederken kullandığı 'Zeus' tapelere 'deyyus' olarak geçmiş! Güler misin, ağlar mısın? ..." -Uğur Dündar- "Elinizdeki kitap, ülkemizde çok acı ve üzücü anıları akla getiren 'telefon dinleme' olayına farklı bir boyut getiriyor. Yasal dinlemelerle suç örgütlerinin karanlık ilişkileri ortaya çıkarılırken, okuyucunun gülmekten kendini alamayacağı sahneler, diyaloglar sergileniyor. Telefonlarının dinlendiğini bilen kişilerin, buna bir önlem olarak, kısık sesle konuşmaları gibi mizah tonu yüksek yaşanmışlıklara yer veriliyor. Böyle bir kitap insanların düşgücünden değil ancak hayatın içinden kaynaklanabilirdi. Çünkü hayat, düşgücünden daha zengin. Kitabı okudukça bana hak vereceksiniz." -Zülfü Livaneli- "Gazetecilik için 'objektif' meslek denir. Halbuki, fotoğraf makinesi'nden ibaret değildir. Telefon ahizesi'dir aynı zamanda... Çünkü, gördüklerimiz bazen flu olabilir ama, duyduklarımız her zaman nettir. Türkiye gerçeğini kulak'tan anlamamızı sağlayan, kahkahalarla okuyacağınız bir kitap bu." -Yılmaz Özdil- "Muhabir; günlük düşünür, günlük üretir... Habercilikte; özelllikle de televizyon haberciliğinde ne yazık ki dün yoktur bugün vardır. Ancak kanımca hayata not düşmek de gerekir. Genç ve yetenekli televizyon muhabirlerinin yazdıkları kitaplar beni çok mutlu ediyor. Aynı çatı altında çalış- tığım genç ve yetenekli haberci Lokman Dağ ve arkadaşı Savaş Akın, uydudan uçup gitmemesi gereken bilgileri damıtarak kitaplaştırdı. Okuyunca iyi de ettiğini gördüm... Sanırım siz diğer okuyucular da göreceksiniz ve de tebessümle okuyacaksınız." -Doğan Şentürk- "Telefon dinlemelerinin perde arkasında yaşananlar fıkra gibi olabiliyormuş. Okurken bu kadar da olmaz diyeceğimiz, tam bir durum komedisinin içinde buluyorsunuz kendinizi. Hızlı akan hayatın içinde size farklı duygular yaşatan eğlenceli bir kitap..." -Burak Özçivit- "Ben hep kulakmisafiri oldum. Hiç telekulak misafiri olmamıştım. Size okuyunca ne olur bilmem ama, benim gülmekten ömrüm uzadı kesin..." -Gupse Özay- (Tanıtım Bülteninden)
Serenad fırtınasından sonra Livaneli'den nefes kesen bir roman... Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalı'nın kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir. Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız. "Mantıksız gibi geliyor ama o sabah uyandığımda tuhaf bir haber alacağımı biliyordum. Karadeniz'in lacivert dalgalarıyla baş başa kalmış olan bu ıssız köyde geçen her gün birbirinin aynısı olduğu için burada insanların heyecanla konuşacağı olaylara pek sık rastlanmazdı. O günün de ötekiler gibi sessizce akıp gitmesi gerekirdi ama galiba başka şeyler olacaktı. O mahmur sabah saatlerinde bir cinayet haberi alacağımı bilmiyordum elbette ama bir haber gelecekti. Daha yataktan çıkmamıştım, gözlerim kapalıydı, arkalarında fosforlu çizgiler bırakarak yıldırım hızıyla hareket eden mor tavşanları izliyordum." (Tanıtım Bülteninden)
Satın almak için: PTT Kitap
Roman okumak istiyorsanız...
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.
1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.
Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.
Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livaneli'nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.
(Tanıtım Bülteninden)
Adı: Serenad
Yazar: Zülfü Livaneli
Sayfa Sayısı: 484
Yayınevi: Doğan Kitap
Çıkış Tarihi: 2011
Satın Almak İçin: PTT Kitap
2. Dünya Savaşı'nın tam ortasında yaşanan yasak aşk ve işlenen korkunç bir cinayet... Umut tükenmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır... Ya yoksa? Anne Calloway ne kadar çabalasa da yetmiş yıldır peşinden gelen anıları bir türlü aklından silemiyordur. Bora Bora Adası'ndan adına gelen gizemli bir mektup ise adeta kapanan yarasını yeniden açar. 1942 yazında, 2 Dünya Savaşı'nın en hararetli zamanında Bora Bora Adası'nda görev almak için orduya hemşire olarak katılan Anne, genç, güzel ve nişanlı bir kadındır. Ancak orada hiç hesap etmediği bir durumla karşılaşır. Aşk... Kalbini tutkuyla dolduran, yakışıklı asker Westry Green'e karşı koyamaz. Kısa sürede aşkları, adadaki amber çiçekleri gibi filizlenirken, sazdan çatısı olan bir bungalovun altında gizli bir dünyayı paylaşırlar. Ta ki bir gece tüyler ürperten bir cinayete şahit olana kadar... Savaş rüzgarlarıyla ayrı yerlere savrulan çift, bir daha asla bir araya gelemez. Peki Anne, onca sene sonra çıkagelen bu mektubun izinden gidip taşıdığı vicdan azabını sonlandırabilecek mi? Ya siz, araya zaman, mekan, kişiler girse de gerçek aşkın peşinden gitmeye cesaret edebilir misiniz? Yağmur Sonrası ile tutkunun zaman tanımayan öyküsünü okurken,
gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız. (Arka Kapak)
Adı : Yağmur Sonrası
Yazarı: Sarah jio
Çeviren: Duygu Parsadan
Yayın Evi : Arkadya Yayınları
Basım Tarihi: Nisan 2013
Sayfa Sayısı: 347
Dili :Türkçe
Satın Almak İçin: PTT Kitap
http://kitapdegerlendir.blogspot.com.tr/