Artık senede bir yazı ancak yazıyorum. Olsun. Bu da bir şeydir.
Mevzu bilişim, teknoloji, internet!
Geçtiğimiz günlerde memurlar.net’te Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanının “Kamuda teknoloji ihale şartnamesini hazırlayacak kişi yok” başlığıyla verilen bir habere denk geldim. Bu haberin öncesinde kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen bir yazı ile F(e) klavyenin kullanımının yaygınlaştırılmasına ilişkin bir yazı gönderildiğini de biliyorum. Bu yazı öncesinde de 10.12.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan “F Klavye” konulu Başbakanlık Genelgesi ile de kamu kurum ve kuruluşlarında F(e) klavye kullanımının yaygınlaştırılması için gerekenlerin yapılması, personele gerekli eğitimin verilmesi, alım süreci başlatılmış olanlar dışında temin edilecek tüm bilgisayarların F(e) klavyeli olması ve halen kullanımda olanların da 2017 yılı sonuna kadar F klavyeye dönüştürülmesi, personelin eğitimi için hizmetin Milli Eğitim Bakanlığınca verileceği ve bu kapsamda www.fklavye.gov.tr internet sitesinde eğitim içeriği kullanıma sunulacağı ifade edilmişti. Bu güne kadar bu genelge kapsamında kamu kurum ve kuruluşları üzerine düşenin ne kadarını yaptı bilmiyorum ancak bahsi geçen site hiç kurulmadı!
Derdim, bürokrasi hazretlerinin üzerine düşeni ne kadar yapıp yapmadığı değil. Onu denetlemek, gereken tedbirleri almak başkalarının işi.
Benim derdim bitmek bilmeyen bu F(e) sevdası!
Yaklaşık dokuz sene kadar zabıt kâtipliği yaptım. Bu dokuz senenin yedi senesini de ceza mahkemelerinde geçirdim. Bir zabıt kâtibinin yapması gereken tüm işleri yaptım. Bunlardan en önemlisi de duruşmadır tahmin edeceğiniz üzere. Bütün bu seneler boyunca Q klavye kullandım. Çocuk denecek yaştan beri bilgisayar kullanıyorum. Q klavye ile büyüdüm. Adalet Meslek Yüksekokulunda daktilografi dersi (gerçek daktilo ile) aldım. Okuldayken babamın küçük daktilosunu yanımda bulundurdum. Ama sınav zamanları dışında hep Q klavye kullandım. Hiç zorlanmadım diyemem. Q klavye ile yazmak, en azından bir mahkemede duruşma esnasında yazmak F(e) klavye ile yazmaktan daha zor! Q klavyede harf dizilimi Türkçeye uygun değildir. Sesli harfler sağ tarafa atılmıştır, kabul. Ama benim bunu bir kenara atıp, başka bir klavyeyi öğrenirken kaybedecek zamanın yok! Ya da tembelim! Ama neticede işimi yaptım, yazamıyorum diye ağlamadım, zırlamadım!
Halihazırda işleyen bir sistem varken bunu dayatmayla değiştirmeye çalışmanın manasını anlayamıyorum. Bugün iyi-kötü Q klavye ile yazıp işini gören birine ille de F(e) klavye ile yazacaksın demek, önüne bu klavyeyi koymak hiç de mantıklı-doğru bir şey değildir. Kişilerin bir şekilde öğrendikleri ve işlerini gördükleri bir yöntemi durduk yere değiştirmeye çalışmak izahtan varestedir.
Bizim bugünkü derdimiz klavye olmamalı! 2017 yılındayız ve bugün en üst düzey yönetici konumundakiler dahil olmak üzere hala mail göndermeyi bilmeyen, gelen maili açamayan, ekini indiremeyen, to, cc, bcc nedir, ne işe yarar hiç merak etmeyen sayısız insan var.
Ofis uygulamaları, temel bilgisayar bilgisi, bulut depolama falan bunlara zaten hiç girmiyorum.
İşin özü bilgisayar kullanmayı bilmiyoruz ama derdimiz klavyemizin hangi harfle başladığı! Bu böyle olmaz beyler, kimse kusura bakmasın!