Cidden biz hiç beceremedik. Ne bizi seven insanı sevmeyi, ne de bizi sevmeyen insanı terk etmeyi. Hiç başlayamayacak aşklara heveslenmemeyi öğrenemedik. Seni bir yabancı gibi görecek insanlara rağmen hislerimizi değiştiremedik. Sevdiklerimiz yüzünden, sevenlerimizi üzdük. Bir yandan sevmiyor diye kızarken ona, diğer yandan seviyor diye şaşırıp sevemediklerimiz oldu. Unutmaya çalıştığın insan yüzünden, unuttuklarını, seni unutmaya çalışanları üzdün. Aklındaki insana kendini sevdirmeye çalışırken, sana kendini sevdirmeye çalışan insanları üzdün. Bir an bile aklına gelmediğin insanlar için, aklına gelmeyen insanları üzdün. Hedefindeki kişiye ulaşmaya çalışırken sana ulaşmaya çalışan insanlardan kaçtın. En sonunda da tek başına kaldın. Ne senin sevdiğin kişi düzgün sevebildi seni, ne de sen, seni sevenleri düzgün sevebildin. Birilerini yakalamak için koşarken, birilerinden de kaçtın. Fakat kaçtıkların ve kaçırdıkların tek bir yerde buluştu. Kendini suçlu bulmanda birleşti bütün bu durumlar. Peşinden koştuğun insanları neden vazgeçemiyorum, neden seviyorum diye, peşinden koşan insanları da neden hissedemiyorum, neden sevemiyorum diyerek suçlu bulmanda birleşir tüm bunlar. Her durumda da suçun sana kalmasında birleşir tüm yalnızlıklar.
.













