#siradaki (Çanakkale, Turkey)
seen from China
seen from United States

seen from Indonesia
seen from China
seen from China

seen from Japan
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Sweden
seen from Australia

seen from Malaysia

seen from Sweden

seen from United States

seen from Panama
seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States
seen from Netherlands
seen from Russia

seen from Malaysia
#siradaki (Çanakkale, Turkey)
@Regrann from @kitabihayal - Zamanda bir coğrafya 🌎 • #siradaki • #zamanincografyasi #robertlevine #mayakitap #instakitap #instabook #1kitap1fotograf #bibliophile #kimneokudu #pdrneokur #okumakgörebilmektir #kitap #kitaptahayatvar #kitapdostu #kitapkurdu #kitaptavsiyesi #bookworm #photooftheday #instabook #instadaily #kitaptavsiyesi #Regrann
#siradaki yazı "Ölmeden önceki son sözler" #biboyalikustum da #olum #sonsozler #kurukafa #dijitalmedya biboyalikustum.com
Sıradaki kurban ABD’li kadın mı?
Sıradaki kurban ABD’li kadın mı?
Suriye ve Irak’ta ele geçirdiği topraklarda ABD önderliğindeki uluslararası koalisyonun hava saldırılarına uğrayan cihatçı örgüt IŞİD’in sıradaki Batılı kurbanı tartışılıyor. IŞİD, Amerikalı gazeteciler James Foley ve Steven Sotloff’la; İngiliz yardım görevlileri Steve Haines ve Alan Hennig’in infaz anlarını internet üzerinden yayınlamıştı. Söz konusu dört videonun aksine, önceki gün yayınlanan…
View On WordPress
Sıradaki!
İyisiyle kötüsüyle 4 aylık bir ilişkim daha bitti. Bu da olmadı. Sıradaki! Onu hiç sevmedim. Gerçekten sevmedim. Ama çok büyük bir saygı duydum. Sanırım bunu o da sezmiştir, salak değil ya. Nerden başlamalıyım bilmiyorum. Sanırım içimi gerçekten dökmem için çok kişiye anlatmalıyım ve fark ettim ki benim o kadar yakın arkadaşım yok. ("O kadar" derken nicel anlamda.) Sonra "Yaz." dedi içimden bir ses. "Bu aşkın bitişi, bir blog yazarının başlangıcı olsun." Öncelikle onu tanıtayım size biraz. 4 yaş büyük benden. Müzik tarzlarımız, içinde bulunduğumuz müziğin halini yorumlamamız bile aynı -ki bu önemlidir-. Çok iyi bir sırdaş, çok iyi bir adam... Onunla arkadaşlığımız nasıl başladı inanın hatırlamıyoruz. Ben de o da. Aynı kültürün aktivistiyiz yalnız, tanışmamız doğal ekosistemde oldu. İlk başlarda haftada bir 1-2 saat telefon görüşmeleri yapardık. Çıkarlarımız vardı birbirimizden. Dedikodu döndürüyorduk anlayacağınız. Sonra bir gün rutin telefon konuşmalarımızın birini yaparken fark ettik ki 5 saati geçkindir konuşuyoruz. O gün icra ettiği mesleğin terimleriyle bir soru sordu bana. Ben de aynı sektörün öğrencisiyim. (Sanırım önce kendimi tanıtmalıydım ama bu yazı editlenmeyecek.) Onun hayatında bundan sonra var olmamı istiyordu benden. Başka bir terimle "Olur." dedim. Ve yaklaşık 4 ay önce bir ilişki başlamış oldu... O gecenin sabahı eve bir paket göndermiş. Üstünde "Tatlı bir başlangıç" yazıyor. Hoşuma gitti bu jesti. Daha önce hiç bir erkek bana karşı bu kadar ince düşünceli olmamıştı. 14 Şubatta da benzer bir hareket yaptı. Gel zaman git zaman ilişkimiz normal seyrinde sürüp giderken çatlaklar oluşmaya başladı. Bilirsiniz ya.... 3 gündür konuşmuyorduk. Bu gece konuştuk. Foursquare'den neden takip etmemişim? Gereken ilgiyi göstermiyordum, kabul. Burda kimliğim bilinmediğinden kendimi üste çıkartmak gibi bir çabam da olmayacak. Konuştuk. Hastahanede check-in yapmış. Görmedim. Annesi kalp ameliyatı olmuş meğer. Bir ameliyat daha olacakmış, çocuk perişan. Üzüldüm. "Dinlemek istemiyorum." dedim. Bence benim muhabbetimden sıkılınca -gerçek sebep gerçekten sıkıcı olmam da olabilir- "Dinlemek istemiyorum." diyordu. Benim heyecanla anlattığım bir şeye çat diye öyle söyleyip konuyu kapatması içime oturuyordu tabi. Susuyordum. Kırıldığımı hiç fark etmiyordu. Bir gün bu yine sıkıcı iş muhabbeti döndürürken ben ona "Dinlemek istemiyorum." dedim. Sustu, benim gibi. Beni anladığını düşündüm. Oysa o aslında onun 6 yıldır hayalini kurduğu projeymiş. Hayata geçirmiş, onu anlatıyormuş. İdeallerine saygısızlık ettim.
Allah'a inanmayan aşka nasıl inansın? +Senden önce sevgi ve aşkı aynı şey sanırdım. Ben seni seviyorum ama beni artık heyecanlandırmıyorsun. Sana aşık değilim. Seni bir bayan arkadaşım olarak görüyorum. O gözle bakamıyorum sana. -Sen ateistsin, materyalistsin... Böyle bir insan nasıl olur da aşka inanır? +Ben maddeciyim. Sana dokunursam aşık olurum belki. "Beni sen istedin, sen ayrılamazsın. Ancak ben ayrılabilirim." Evet, böyle dedim ona. Ona son kazığım bu oldu sanırım. Gelecekten konuşmak +Biz seninle hiç gelecekten konuşmuyoruz. -Konuşalım. Nasıl konuşmuyoruz, geçen konuştuk ya? +Ne zaman konuştuk biz onu? -Hmmm..Geçen hafta falan sanırım. +3 hafta oldu. -... +Biz seninle gelecek planı yapmamıştık. Şimdi yapalım. Gelecekte "biz" olmayalım. Ve bitti. Telefon kapanırken gözümden süzülen yaştan haberdar bile değildi. Sevmediğim birinin gidişine neden üzülüyorum? Bana prenses gibi davranan biri yok artık. Kendi ellerime tükettim bana olan aşkını, sevgisini. Resmen eziyet ettiğim kölem yok. İnsan bazen, sanki hep sabredecek, hep kovalayacak sanıyor. Öyle olmadı. Herkesin bir sınırı varmış demek. Başka şeyler de var ama bu kadarı yeterli sanırım içimi dökmeme. Not: Umarım Tumblr'da karakter sınırı yoktur. Üzülürüm.