Bu sabahın korunde kalktık gittik Annaba’ya. Daha yeni eve geri dönebildim. Neymiş benim calisma iznimi Souk Ahras’tan alip Annaba’ya bırakacak ve Annaba’da oturma izni isini halledecekmişiz.
05:40′ta aldi bizi Adel, gittik erkenden havalimanina. Son uc ucusumun ikisinde olduğu gibi yine bir pervaneli ATR72 dustu bahtimiza, Bir saatlik bir ucusun ardindan vardik Annaba’ya. Alger Annaba 750 km civari. Daha once saha gezileri sebebi ile bu yolu karadan da gitmisligimiz var ama bana sorarsaniz hic gerekli ve mutlu bir yolculuk olmuyor. Yol 7-8 saat civari ve git git bitmiyor. Ustelik yolda oturup duzgun bir seyler yiyebileceginiz cok da fazla bir alternatif yok malesef. Oysa ki ucakla yaklasik bir saatte iniyorsunuz, pervaneli oldugunda azicik daha fazla suruyor ama oldukca pratik.
Annaba yazin gittiginizde oldukca guzel bir sehir. Sehrin icerisinde sahil yolunun kenarinda plajlar var. Insanlar buralardan denize giriyor. Sehrin cogunlugu yazlik amacla yapilmis villalarla dolu, ustelik bu villalarin bir cogu 1962′den oncesinde Fransizlara ait oldugundan ufak bir Aix en Provence havasi da yok degil. Yemek yiyecek bir suru mekan var, alkol servisi olan restoranlar ve gece klupleri de oldukca bol. Sehir merkezinde meydanlarda cay, kahve yada dondurma yiyeceginiz guzel golgelik parklar da cabasi. Tabii ben boyle anlatiyorum ama, siz benim tum bu guzellemeleri Cezayir kosullari icerisinde Cezayir’in iyisi seklinde dusunebilirsiniz. Kisin ise neredeyse surekli yagisli ve inanilmaz sert ruzgarlara sahip. Mekanlarin da cogu kapali.
Alger’de yaşamama rağmen, merkezde konumlandirilacak şirket calisanlarinin Cezayir Hukumeti tarafından kotalandirilmasi sebebi ile, şirkete ait projelerin olduğu yerlere mühendislerin oturma izinlerinin düzenlenmesi, şirketler arasında oldukça yaygın ve fakat ammavelakin bu çok da yasal bir prosedür değil ssssht.
Alger’den Annaba’ya geldikten sonra ilk is havalananından araba ve soforu almak ardından ver elini Souk Ahras. Souk Ahras Cezayir’in Doğusunda ve Annaba’ya göre daha Güneyde kalan bir şehir. Güney dediğime bakmayın, bölgenin en yüksek topoğrafyaya sahip ve en tektonik zonlarindan biri kendisi. Annaba’da yağmur yağarken, biz burada tipiye yakalandık kaç sefer. Burası oldukça kucuk bir şehir, bir tek ama kalınamayacak oteli, bir adet yemek yenilebilir restoranı, bir adet özel klinik ve bir adet tip fakültesi/ tip fakültesi hastanesi içeren bu şehir maalesef ki çok da sevimli değil. Bizim projenin sahibi bu bölge olmasa ve hat bunların sorumluluk alanından geçmese buraya ugrarmiydik hiç bilemiyorum.
Bir buçuk saatlik araba yolculuğundan sonra Souk Ahras’tan calisma iznimi alip cikiyoruz. Cok sukur on ay sonunda yasal olarak calisma iznim var. Darisi oturma iznimin basina. Tekrar bir bucuk saatlik yol ve ardindan Annaba. Bu defa merkez karakoluna gidip, yabanci subede benim oturma izni talebimi ve Onur’un oturma izni yenilemesini hallediyoruz. Onur’un is tamam ve fakat benim haftaya tekrar gelip, oturma iznini elden teslim almam lazim.
Ardindan trafik nedeni ile son uc kilometresini yuruyerek vardigimiz havalimaninda gordugumuz kaos ve beyazlar icindeki teyze ve amcalar korktugumuz seyin basimiza gelmis oldugunu gosteriyor. Haci kafilesi havalimaninda!! Tum o trafigin sebebi de bu! Biri gidiyor 25 kisi yolcu ediyor! Malum vinc minc Allah korusun gidip donmemek var. Sonra ucagimizin bu gecikmeden etkilenmeyecegi anons ediliyor ve iceri geciyoruz. yine bir ATR72.
Yine yaklasik bir saat 15 dakikalik bir ucustan sonra evim evim Alger’deyiz. Her zamanki gibi sahane bir trafik karsiliyor bizi.
Neyse cok sukur eve ulastim. Iki koca bardak ayran ictim, yazimi da yazdim simcik yatabilirim.