Herkesin içinde ancak kalbiyle birlikte söküldüğünde dinecek bir acı vardır ve herkes buna göre önlemini almalı...
seen from Belgium
seen from Japan
seen from Japan
seen from China
seen from Japan
seen from United States
seen from Netherlands
seen from Japan

seen from France

seen from Australia

seen from Malaysia
seen from Philippines
seen from United States

seen from United States

seen from China
seen from Canada
seen from Yemen

seen from Latvia
seen from Canada
seen from Saudi Arabia
Herkesin içinde ancak kalbiyle birlikte söküldüğünde dinecek bir acı vardır ve herkes buna göre önlemini almalı...
Yolumuz gaza, sonu şehadet,
Dinimiz ister sıdk ile hizmet,
Anamız vatan, babamız millet,
Vatanı mamur eyle Yarabbi!
Milleti mesrur eyle Yarabbi!
İngiliz derin devleti Tayyip Hocam'ı yalnızlaştırmak için muazzam faaliyet yapıyor. Onların inadına milletçe kendisinin etrafında kenetleneceğiz. Adnan Oktar A9TV
Dünyada Sadece 1,2 veya 3 Devlet Olsa Ne Olurdu ?
Dünyada Sadece 1,2 veya 3 Devlet Olsa Ne Olurdu ?
Dünyada sadece 1, 2 veya 3 devlet olsa ne olurdu? Makalemizde bu soruya uydurma bir şekilde cevap aramaya çalıştık.:)
Dünyada Sadece Tek Devlet Olsa
Dünyada sadece tek devlet olsa herhalde önce halkın desteklediği bir totaliter rejim, ardından bir diktatör, sonra da babadan oğula geçen bir saltanat kurulurdu. Tabi bu saltanata karşı birde isyancılarolurdu. İsyancılar olduğu için tek olan devlet…
View On WordPress
KentDenizli.com sizler için yeni bir haber hazırladı: https://www.kentdenizli.com/milletvekili-tin-gun-yeni-destanlar-yazma-gunudur.html
Milletvekili Tin, “Gün Yeni Destanlar Yazma Günüdür”
AK Parti Merkezefendi ve Pamukkale ilçe teşkilatlarının ortaklaşa düzenlediği istişare toplantısında konuşan Denizli Milletvekili Şahin Tin, “Tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak ülkümüzü yaşatmak ve 2023, 2053, 2071 hedeflerimize ulaşmak için emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz. Gün yeni destanlar yazma günüdür” dedi.
AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, Partisinin Merkezefendi ve Pamukkale ilçe teşkilatları tarafından düzenlenen istişare toplantısına katıldı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin de katıldığı toplantı da konuşan Milletvekili Şahin Tin, geleceğe umutla bakan ve mücadele ruhunu taşıyan bir teşkilat ile aynı yolda yürüyor olmanın heyecanıyla çalıştıklarını sürdürdüklerini söyledi.
“YORGUNLUĞUMUZU UNUTUYORUZ”
Merkezefendi belediyesi bereketler toplantı salonunda istişare toplantısını düzenleyen Pamukkale ve Merkezefendi ilçe Başkanı ile yönetimine teşekkür ederek sözlerine başlayan Milletvekili Şahin Tin; “Sayın bakanımız Nihat Zeybekci’nin deyimiyle teşkilatlarda görev alan kardeşlerimizin heyecan, coşku, samimiyet, gözlerindeki ışıltı ve çalışma azmini gördükçe bütün yorgunluğumuzu unutuyoruz. Bizler 16 yıldır bu birliktelikle AK Parti’yi büyüttük. Kuruluşundan bugüne emek veren ve bu yolculuğa her durakta katılan kardeşlerimizle birlikte yürümeye devam ediyoruz. Tek gayemiz bayrağımız, devletimiz ve memleketimiz için var gücümüzle gayret etmek. Şükürler olsun ki güçlü ve iyi bir lidere sahibiz. Onunla yol arkadaşlığı yaptığımız için Rabbimize şükür ediyoruz” dedi.
“DENİZLİ’Yİ YENİDEN İMAR ETTİK”
“AK Parti’yi kurduğumuz günden bugüne çok büyük mesafeler kat ettik” diyen Milletvekili Şahin Tin; “Destansı hizmetlere imza attık. Denizli’de 2004 yılında başlayan yerel yönetimlerdeki hizmet yolculuğumuz Nihat Zeybekci Bakanımızın Belediye başkanlığı döneminde Avrupa şehirlerini aratmayan bir vizyona kavuştu. Denizli’yi yeniden imar ettik. Bütünşehir olduk, büyükşehir olduk ve her dönemde hizmet destanları yazmaya devam ettik. Bugün Osman Zolan başkanımız ve ilçe belediyelerimiz birçok önemli projeyi hayata geçiriyor. AK Parti teşkilatları olarak sorumluluğumuz büyük. Çünkü maziyle ati arasında köprü kurabilen tek hareket AK Parti hareketidir. Rabbimizin yardımı ve milletimizin desteği sayesinde bir çok yükün üstesinden nasıl bugüne kadar kalktıysak bundan sonra da aynı kararlılıkla kalkabilecek güce, imkana, iradeye ve kararlılığa sahibiz. Çünkü biz Türkiye’ye Denizli’mize sevdalıyız” dedi.
“HAK ETTİKLERİ DİLDEN CEVABINI VERİYORUZ”
‘Artık başı dik bir Türkiye var’ diyen Milletvekili Şahin Tin; “Artık önceki dönemler tarih oldu. Bugün Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu sayesinde başı dik alnı açık güçlü bir Türkiye var. Sadece yurt içinde değil yurtdışında da bize yan bakanlara ülkemize kem söz söyleyenlere gereken cevabı veriyor ve hak ettikleri dilden konuşuyoruz. Kandil’de, Afrin’de her nerede olursa olsun bize saldıran hainlere gerekli olan cevabı hak ettikleri dilden vermeye devam edeceğiz. Yedi düvel bir araya gelse de bizim kararlılığımız, inancımız ve gücümüz bunları yenmeye yetecektir. Birbirimize güvenelim birbirimize inanalım aynı yola baş koyduğumuz kardeşlerimizle aşamayacağımız hiçbir engel yok. Teşkilat olarak kenetlenerek bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya ve hep birlikte Türkiye olmaya mecburuz ve inşallah bu düsturla ülkemize hizmet etmeye hep birlikte devam edeceğiz” dedi.
13 Ek
İlker Başbuğ: En Büyük Hayalim Türkiye ile Azerbaycan’ın Tek Devlet Olmasıydı
Pasulya sevenler pasulya.com yine makale paylaştı. Makalemizin başlığı: İlker Başbuğ: En Büyük Hayalim Türkiye ile Azerbaycan’ın Tek Devlet Olmasıydı makalemizin içeriği:
Makale Kategorisi: Gündem Makale URL: http://www.haberlero.com/ilker-basbug-en-buyuk-hayalim-turkiye-ile-azerbaycanin-tek-devlet-olmasiydi-haberi-50362.html Google'dan gelen aramalar: azerbaycan, En Büyük Hayalim, İlker Başbuğ, Tek Devlet, turkiye Yazar: Hüseyin Kürklü :D
Zamyatin ve BİZ’İ
1884’te Rusya’da Lebedyan’da doğdu. St. Petersburg Politeknik Enstitüsü’nde gemi mühendisi olmak için öğrenim görürken bolşevik partisine katıldı. 1905’te Petersburg sovyetinde savaştı. Yakalanarak Şapalernaya hapishanesine atıldı. Garip bir tesadüf eseri 1922’de bolşevikler tarafından “uyumsuz görüşleri” nedeniyle hapsedildiğinde aynı hapishanenin aynı koridorunda bir hücreye konulacaktı. Daha sonra sürgüne gönderildi. Kaçarak Petersburg’a döndü, takma bir adla öğrenimini tamamladı. 1913’te aftan yararlanarak mühendis olarak çalışmaya başladı. Ne var ki 1914’te yazdığı “Dünyanın Sonunda” öyküsünde “Rus ordusuyla alay ettiği” için yeniden hapsedildi. 1. Dünya Savaşı sırasında İngiltere’ye giderek ilk Rus buzkıran gemilerinin inşasında denetçilik yaptı. Yaptığı gemiler arasında Aleksandr Nevski de vardı. Bu gemi sonradan Lenin adıyla Troçki’yi sürgüne götüren gemi olacaktır (bu da tarihin bir cilvesi). 1917 Şubat devrimini haber alınca Rusya’ya dönmek için uğraşmaya başladı. Petrograd’a ancak Eylül’de vardı, Ekim devrimini ucu ucuna yakaladı. “Hiç aşık olmamışken bir sabah yatağınızda uyanıp kendinizi on yıllık evli bulmaya benziyordu bu” der Ekim’i anlatırken.
Zamyatin’in Tek Devlet’i de makineleşmiş bir dünyada matematiğin güzel, soğuk ve bilimsel etik sisteminin kesinliğinde yaratır toplum mühendisliğini. Toplum olabilmek için, Biz olabilmek için önce isimlerden kurtulmak gerekmiştir. Bireyin ayrımı yapılmamalıdır, sayı olmak, ünif (üniformalardan kısaltılmış) olmak insanı mükemmel kılmanın başlangıcıdır. Kadınlar sesli harflerle isimlendirilirken, kitabında kahramanı mühendis D-503’te gördüğümüz gibi erkekler sessiz harflerle isimlendirilir.
Tek Devlet’in sayesinde insanların her saati, her günü ve yılı belli çizelgelerle belirlenmiştir. Günde iki defa Kişisel Saat’lere sahip ünifleri düşünen D-503, (Biz ismini verdiği) anılarını yazdığı güncesine “bir gün mutlaka günün tüm 86.400 saniyesinin tamamının Saat Tableti’ne gireceğine kesinlikle inanıyorum” diyerek not düşmesinin ardından insanların eskiden özgürce yaşadığı ve istediği saatte uyuyabildiği düzeni toplu intihar olarak nitelendirmektedir.
Tüm ünifler aynı saatlerde 4’erli sıralarla yemekhaneye gider, aynı zamanlarda marş söyler, matematiksel kompozisyona uygun olarak bestelenmiş müziklerini dinler.
Petrol ürünlerinden yarattığı yiyeceklerle açlığı kontrol altına alan Tek Devlet, “doğal olarak dünyanın diğer hakimine Sevgiye karşı” saldırıya geçmiştir ve “Lex Sexualis”i ilan etmiş, bu sayede “Her Numara diğer Numaralar üzerinde –bir seks ürünü olarak- hak sahibi” sayılmıştır.
Kişisel saatlerinde seks yapmak isteyenler, istedikleri numarayı söylerek pembe biletlerini alırlar ve odalarının storlarını kapatma hakkını kazanırlar. Tek Devlet’in tüm binalarında olduğu gibi numaraların odaları ve tüm mobilyalar camdandır. 1984’ün Big Brother’ında gördüğümüzün aksine Tek Devlet’in sizi izlemesine gerek yoktur çünkü her şey görülür şekilde kurulmuştur Biz’in dünyası.
Tek Devlet’in Koruyucuları olsa da asıl baskı unsuru devletten alınıp üniflerin kendisine verilmiştir. Toplum Bentham’ın Panopticon’unu kendi içinde kurar; tam da ülkemizde yaşadığımız Mahalle Baskısı’nın bir benzerini görmüş oluruz böylece. Ama herkesin kurallara ve çizelgelere göre yaşadığı bir toplumda bu baskıyı Numaralar değil ancak bireyler hissedebilir. Biz’e göre birey olmanın temel problemi hayal etmekten kaynaklanır. Tek Devlet bunun için de çözüm üretir, “Büyük Ameliyat!”
“Mutlu olun!” diye yazar Devlet Gazetesi çünkü bundan sonra kusursuz olacaksanız. Silindir pompa çalışırken hiç uzaklara dalar mı, vinçler dinlenmeye ayrılmış vakitlerinde huzursuzca iç çeker mi hiç? “Ve siz utanın! Ama bu sizin suçunuz değil, çünkü siz hastasınız. Bu hastalığın adı da: Hayal Gücü.”
Fabilog
30 farklı dilin, yüzlerce şivenin konuşulduğu bir memlekette anlaşamamak kadar doğal bir şey yok. Bunun için TEK DİL TEK DEVLET