seen from Türkiye
seen from United States

seen from France

seen from France
seen from Lithuania
seen from United States

seen from Italy

seen from Italy

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from Italy

seen from Poland
seen from United States
seen from United States

seen from India

seen from France
🤲☝️🤲
Yuh be Bir amin diyen yok yakışıklı kardeşimden başka! 😤
İsrâ Sûresi tesbihle (سبحان) başlar, hamd ve tekbîr ile biter. Bu da İsrâ ve Mi’râc’ın şu üç usûl üzere gerçekleştiğini gösterir:
Tesbîh
Tehmîd (Hamd)
Tekbîr
Bu üçü, Mi’râc’da hediye edilen “namaz”ın temelini oluşturur.
Abdullâh Sirâceddîn, Muhâdarâtun Havle’l-İsrâ ve’l-Mi’râc
Ömer Çınar Hocaefendi'den altıntıdır.
📢 TEŞRİK TEKBİRLERİNİ UNUTMAYALIM
🔵Başlangıç : Arefe günü sabah namazı
🔴Bitiş : Bayramın 4.günü ikindi namazı
✔️23 vakitte farz namazlardan sonra teşrik tekbiri getirmek vaciptir
"Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahi'l-hamd"
Onlardan mısın sen de ? Gözlerini kaçırarak konuşanlardan ? Başını yerden kaldırmayanlardan ? Hani o kırıldığını dahi söyleyemeyenlerden misin ? Her durumda hatayı kendinde arayanlardan mısın ? Memnun oldum .. Ben de.. Sana bir şey söyleyeyim mi ? Bizi daha çok üzerler çok !...
M.L
"Ne mutlu Müslüman'ım diyene"
Câbir bin Abdullah radiyallâhu anh diyor ki:
“Biz yolculuklarımızda yukarı çıktığımızda tekbir getirir 'Allahu Ekber' derdik, aşağı indiğimizde tesbihte bulunur, 'Sübhanallah' derdik.”
[Buhârî, Cihad, 132; Müsned, 3/333; Darimi, Âdâb, 43]
Subhânallâh! Şu işe bakın ki, Ashâb-ı Kirâm yüksek bir yere çıkınca tekbir getirir, düzlüklere doğru inince de tesbih getirirlerdi. Peki neden?
Çünkü insan yükseğe çıktıkça nefsini büyük görmeye meyillidir. Kişinin kendi nefsine Allah'ın kibriyâsını hatırlatmak için "Allah'u Ekber" demesi münâsip gelir.
İniş vakitlerinde de tesbih getirirlerdi. Çünkü inmek fiziki anlamda bir noksanlıktır. Burada da tesbih getirmek daha evlâ olur. Çünkü Allah subhânehu ve teâlâ bütün noksanlıklardan münezzehtir.