Ben hep savaşırdım. Dünyayla, kâbuslarımla ve geçmişimle. Hepsi de can yakar lakin beni yıldıramaz. Ben her şeyle ve herkesle savaşırım ama bir tek sana teslim olurum.

seen from Maldives

seen from Maldives
seen from United States
seen from France
seen from United States

seen from United States
seen from Kazakhstan

seen from Maldives
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from China

seen from Germany
seen from United States
seen from United States

seen from Germany

seen from France
seen from Taiwan
seen from China
seen from Yemen
Ben hep savaşırdım. Dünyayla, kâbuslarımla ve geçmişimle. Hepsi de can yakar lakin beni yıldıramaz. Ben her şeyle ve herkesle savaşırım ama bir tek sana teslim olurum.
Unutulur Harcanır Teslim olanlar Bugünlerden yarına Direnenler kalır
| Önder Karaçay |
#önderkaraçay #unutulmak #harcanmak #teslimolmak #bugün #yarın #direnenler https://www.instagram.com/p/CA_WZ6vAZk1/?igshid=1jpkmp9y2naif
``Duvarlara ve sınırlara teslim olmak tabiata aykırıdır.`` | Füruğ Ferruhzad | #füruğferruhzad #önderkaraçay #duvarlar #sınırlar #teslimolmak #tabiat #aykırı https://www.instagram.com/p/B9t1yYjARmT/?igshid=1i31ijpnb6006
Teslim Olmak
“Teslim olmak” ne karmaşık bir kavram. Gardını indirmenin, vazgeçmenin çaresizliğini taşıyor ilk bakışta. Kaderci bir yanı var; kişiyi edilgen kılan, seçim hakkını elinden alacakmış gibi görünen. Ama hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını kanıtlarcasına, içinde barındırdığı tüm eylemsizliğe inat, sözlük anlamı ‘eylem’ olan bir fiil aynı zamanda. Fiile en benzemeyen fiil oluşuyla kendince kafa tutuyor belki arkaik benliğimize. İçimdeki 1-0’larla çalışan mühendisi öldürdüğümden beri biliyorum ki doğru şeye bile isteye teslim olduğunda en güzel eylemdir eylemsizlik... Bazen boşa kürek çekmeden fersah fersah yol gitmek, bazen kontrolün sende olmadığını farketmenin rahatlığıyla hayatın akışına güvenmek, bazen de tümgüçlü olduğun yanılsamasından uzaklaşıp şefkatle sarılmaktır hasarlı benliğine... Yalnız ne zordur güçlü olmanın sert olmakla karıştırıldığı topraklarda bu fiilin hakkını verebilmek! Oysa ki en güçsüz yanına teslim olmadan nasıl güçlü olunur? Karşındakine en çılgın arzularını, en derin korkularını açıp kalbini teslim edemezsen bir olabilir misin? En acısı da ölümüne doğduğun bir hayatta, bitip tükenmeyen belirsizliklerle örülü yolunda ilerlerken hayatın acımasız gerçekliğine teslim olamamak belki. Severmiş gibi yapmadan gerçekten sevmek kendini, karşındakini ve hayatı teslimiyetsiz mümkün mü? İlk teslimiyetimiz yerçekimine, tezatlıkların mucizevi yuvası yerkürenin doğum hediyesi bize...Peki ya içimizdeki yerküre? Bazen o da çağırır bizi merkezine. Böyle zamanlarda çağrısına uyup bırakırım bütün ağırlığımı yere. Taşımam artık kendimi. Boylu boyunca uzanırım engebeli yollarıma. Ve işte gökyüzüm nihayet karşımda! Bulutlar geçer gökyüzümden, kah yağmur getirirler kah fırtına. Yağmurun kokusunu hüzünle içime çeker, beklerim fırtınada savrulan parçalarımı toparlamak içinse...Çünkü bilirim ki ben dört mevsimim, kışım dinmeden yazım nasıl gelsin?