kıroluk ve başarının alakası olmadığının kanıtı
oyunun neyle ilgili olduğunu bilmeyen yok zannediyorum, muhtemelen bu oyunu şu anda aktif olarak oynayan 7.5 milyon kişiden birisinizdir. bunu oynamadıysanız da bejeweled oynamışsınızdır kesin. ya da puzzle quest? ya da 7 wonders? evet, aynı renkte taşları yanyana getirip patlatmaya çalışıyoruz işte. ha! bir saniyeee, öyle değiiil. bu oyunda aynı renkte ŞEKERLERİ yan yana getirip patlatmaya çalışıyoruz. çünkü oyunun adı CANDY crush saga. ve arka planda şekerler ve tellerin arasına sıkışmış şekerler ve patlayan şekerler ve meyveler ve çikolatalar ve kremalar ve jöleler ile ilgili dev bir evren ve warcraft’ı utandıracak derinlikte bir hikaye var. evet. dev bir SAGA. CANDY CRUSH SAGA. yalnız ben cutscene’leri hep skip deyip geçtiğim için olayları tam takip edemedim. (ama hikaye warcraft’tan daha iyi tabii, o her türlü bariz).
bazı bölümlerde yine manyakça zamana karşı yarışıyoruz ama genelde bejeweled’daki gibi koştur koştur bir oynanış yok. asıl konsept turn based, sakin sakin, düşünerek oynamaca. bölümlerin çoğunda sınırlı sayıda hamlemiz var ve bu hamleler bitmeden ya: “jöle” ile kaplı kareleri patlatmamız, ya da belli sayıda üzüm ya da fındığı en alt sıraya kadar indirmemiz gerekiyor (buraya böyle yazınca iyice deli saçmalığına dönüştü lan). sonra da bunları tekrar tekrar 52352352 kez daha yaparak... ilerliyoruz. gerçekten, tüm oyunun haritasına bakıyorum şimdi ve oyun sonsuza kadar bu şekilde gidiyor gibi görünüyor.
iğrenç bir oyun. ama başarılı. hakkını yemek istiyorum. ama yemeyeceğim. başarılı çünkü blizzard’ın ve bu tür modern facebook/mobil oyunların iyi yaptığı bir şeyi çok iyi yapıyor. oyuncudan başarılı olması için sadece aynı şeyleri tekrarlamasını bekliyor. tekrar tekrar ve tekrar. oyuna yeni elemanları, yeni mekanikleri ve gerçekten eğlenceli olabilecek şeyleri mükemmel bir ekonomiyle ince ince, az az, ekliyor. “bu ne lan hep aynı, ben gidiyorum” dedirtmiyor. tam da bunun testi. hep o sınırda geziyor, ama oynamaya devam ediyorsunuz. bir noktada diyeceksiniz onu ama, o noktaya kadar şeker patlatmaya devam.
bir de tabii ki işin olmazsa olmaz sosyal yönü var. başarısız olmak için 5 hakkınız var ve bunlar bitince yenileri için ya 25'er dakika beklemeniz ya da arkadaşlarınıza yalvarmanız gerekiyor (her gün üç bin tane notifikasyon geliyordur zaten). ha, kendinizi ekstra asosyal hissediyorsanız bir diğer alternatif de, geçemediğiniz bölümün üzerine spamlercesine tıklayıp er ya da geç belirecek olan “reklam izle bir can vereyim” pazarlığına “okey canım” demek.
bunun dışında gamze sana power up gönderdi, tuba senden yardım istiyor derken ilkokuldan beri zerre alakanız olmayan arkadaşlarınızla kaynaşmak ve ofiste yapmanız gereken işleri bir süre daha kaytarmak için daha iyi bir fırsat olamaz.
iğrenç bir oyun ama başarılı. tüm konuyla ilgili bana en ilginç gelen kısım burası.
yazı mazı derken canlar dolmuş, şu level 104’ü az daha kasayım. patlayan şekerler beni bitirdi aq, can yollayın.