Bugün bir şeyler anlatmak istiyorum. Yazmak istiyorum sabahlara kadar. Biri beni anlasın istiyorum. Duysun sesimi. Bağıra çağıra dünyayı bir tek sevgi ve empati duygusunun kurtaracağını haykırmak istiyorum. Esasen öylede yapıyorum. Ancak kiminle konuşsam kirletilmiş sevgiler buluyorum sadece. Etten bedenlere, kalpsiz dünyaya, şefkatsiz davranışlara duyulan iğrenç sevgi sözcükleri fısıldıyor dudaklarınız. Sahi, yüreğiniz duyuyor mu bunları ? Veyahut , bir yüreğiniz var mı sizin ? Acıyı hissetmeden acı çektirmek kolay geliyor sizlere. İki günlük insanlar mutlu ediyor mu ömür boyu sizinle olacak kalbinizi ? Ne kadar sürüyor bu mutluluk ? Sorumluluk ne demek ondan bahsetmek istiyorum birazda. Çünkü çoğumuz kaçıyoruz bu duygudan. Anneniz veya babanız çalıştığı sırada sizin pervasızca gönül eğlendirerek, bir hedefiniz olmadan, yalnızca yaşadım demek için yaşadığınız onca şeyi biliyor mu ? Onlar arkadaşlarıyla bir çay içmeye gitmek yerine size verdiği harçlıklarla arkadaşlarınıza hava atmak için gereksiz onlarca şeyi alıp, iki günlük hevesinizden sonra bir kenara attığınızı bilse mutlu olur muydu ? Dünyada oluşan açlık, işsizlik, haksızlık ve en önemlisi hürriyetsiz bir yaşam için mi yapıyorsunuz tüm bu pervasız hareketleri ? Amacım yargılamak değil lakin duyurmak istiyorum. Sizin bir kenara attığınız kitabı ve kalemi olmadığı için okuyamayan onlarca çocuğun içinin burkulduğunu, köydeyken sizin dolu dolu poşetlerle ziyaret ettiğiniz akrabalarınızın ardında açlıktan ölen insanlar olduğunu, kontrolsüzce içtiğiniz içkilerden sonra bindiğiniz arabada hakimiyetinizin olmadığı aynı zaman diliminde evladını sokağa korka korka gönderip telefon başında bekleyen anne ve babaların olduğunu, kendi vatanımızdan insanları aniden onlarca nedene sığındırılarak acizce ve şerefsiz bir şekilde tecavüz eden şahsiyetlerin sokakta olmasını, ancak tecavüze uğrayan hepsi birer can olan yavruların asla atlatamayacağı psikolojik bir travma yaşadığını, o veya bu değil aynı vatandan birer evlat olduğunu, cinsiyet ve cinsel yönelimi yüzünden bir sokak başında herkesin içinde umursanmadan öldürülen insanların aslında bir can; bir evlat olduğunu, 'sözde fikir hürriyetine' sahip insanların yalnızca fikirlerini dile getirdiği için aniden yediği onlarca yıllık hapisleri, evinde fazladan bir lüks için kendi işçilerinden para eksilten insanlar yüzünden evine ekmek alamadığı için eve utanarak giden; dünyanın derdini, kederini ve çocuklarını sırtlanmış, akşam gizlice ağlayan veya intihar eden binlerce insan olduğunu, konuşamadığı için derdini dile getiremeyip bize muhtaç olan ve yalnızca sevgi bekleyen hayvanların öldürüldüğünü, sizden başka bir sürü hayat olduğunu, ancak çalışarak ve adaletli olarak dünyayı iyileştireceğimizi, 1 kişinin bir hiç değil toplum olduğunu ve ben harcanan onlarca hayatı duyurmak istiyorum yalnızca. Daha anlatabileceğim çok fazla şey var. Okunmayacak bir yazıyı paylaşıyor olabilirim. Ama siz yinede bilin bunları. Bilinçlenin. Tek benim dememle olmayacak bunu biliyorum ama denemekten ne çıkar. Hayat bu; umuda bağlı yaşıyoruz kendi zaman dilimlerimizde. Siz yalnızca siz değilde bir toplum olduğunuzu unutmayın. Hakkı yenen tonlarca insanı unutmayın. Sevgiyle kalın.