Herkesin bildiği kadarıyla sadece bir ay vardır görülen ama bence herkesin kendine özgü bir ayı vardır. Bu ayın da bir sürü görünen evresi bir sürü sebepten açılmış olan kraterleri, çukurları, kuyuları vardır. Ve tabikide bu ayın birde görünmeyen yüzü o yüzündede oluşmuş birçok derin çukur ve krater vardır. Ama ayın o karanlık yüzünü gören olmaz o yüzünde neler olup bittiğini merak edende olmaz sadece aydınlık tarafında ki ile yetinir sadece bakar ve yorum yapar '' Ay bu gün çok güzel görünüyor, ne güzel ışıldıyor. Yok hayır bu gün hiç güzel görünmüyor bu ya da neden bu gün hiç görünmedi ki ya '' sadece yorum yapar ve laf yorarlar. Ama asıl kişiler hem aydınlık olan yüzüne bakıp geçmeden inceler hayran olurlar hem de sadece o yüzüyle yetinmekte istemez ve karanlık yüzünüde görmek, keşfetmek isterler. O yüzün en derinlerine dalmak ve artık o ayın haritasına ulaşmak isterler. İşte tam da böyle kişilere ihtiyaç duyun. Sadece bakarak, konuşarak, teselli eder gibi davranıp aydınlık yüzüne konuşanları değil sizin içinize inebilen sizi anlayıp o karanlık yüzünüzede cesaret edip bakan ve o tarafınızıda öyle bakıp geçmeden merakla derinlerine kadar inen, araştıranları sevip gösterin o taraflarınızı. Sizin sadece dış görünüşünüze önem verenlere değil iç görünüşünüze ve içinizin derinlerine inebilenlere sığının. Hayat öyle insanları karşınıza çıkarsın...